Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/1585 E. 2021/5368 K. 22.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1585
KARAR NO : 2021/5368
KARAR TARİHİ : 22.06.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi davalılardan … … ve diğerleri vekili Av. … ile duruşmasız olarak davacı … vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 17.11.2020 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden … ve Müşterekleri vekili Av. …, Hazine vekili Av. Sema Selçuk ve karşı taraftan İşkur Enerji San. A.Ş. ve Abdülkadir Kurtul vekili Avukat … geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; eksikten getirdilen belgeler ve dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … vekili, 594 ada 4 parselin ifrazı ile oluşan 594 ada 55 ve 56 parsellerin Kahramanmaraş 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.06.1981 gün ve 1976/153 Esas, 1981/182 Karar sayılı ilamı ile 02.02.1970 tarihli komisyon kararı ve 01.03.1971 tarih 38 nolu komisyon kararının 1. bendi hükümlerine göre, paylı olarak Hazine ile birlikte şahıslar adına tesciline karar verilmişken, taşınmazın, Mahkemece iptaline karar verilen 06.07.1973 tarih 252 sayılı komisyon kararı uyarınca Hazineye pay verilmeden yolsuz olarak tapuya tescil edildiğini, taşınmazdaki Hazine payının mütegayyip eşhastan gelen ve TMK’nin 1023. maddesine göre iyiniyetle iktisabı mümkün bulunmayan yerlerden olduğunu açıklayarak, davalılar üzerindeki kaydın iptaliyle davacı … adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Bir kısım davalılar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine ilişkin olarak verilen kararın, Dairenin 23.1.2014 tarihli ve 2013/19729 Esas, 2014/978 Karar sayılı ilamı ile bozulması üzerine mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair verilen karar davacı … vekili ile davalılardan … …, …, …, …, …, … ve … vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilamında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre davacı … vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalılardan … … ve diğerleri vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dava, yitik ve kaçak kişilerden kalması nedeniyle devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasına dayanan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Dava konusu taşınmazların ifrazen geldiği 594 ada 4 parsel kadastro öncesi tapu kaydının revizyonu sonucu 21.01.1970 tarihinde Hazine ve gerçek şahıslar adına tespit edilmiş ve bu tespite yönelik itiraz üzerine 06.07.1973 tarihli komisyon kararına göre gerçek şahıslar adına tapuya tescil edilmiş olup, dosya kapsamından, Hazine tarafından 06.07.1973 tarihli komisyon kararına itiraz edildiği ve Kahramanmaraş 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1976/153 Esas, 1981/182 Karar sayılı ilamı ile tespite esas komisyon kararının iptaline ve taşınmazın 02.02.1970 tarihli komisyon kararı ile 01.03.1971 tarihli ve 38 nolu komisyon kararının 1. bendine göre tesciline karar verildiği ve kararın kesinleştiği, kesinleşen mahkeme ilamının taşınmazın bir kısmının kamulaştırılması ve kalan kısmının ifraz ve tedavül görmesi nedeniyle tescil edilemediği ve süreç içinde taşınmazlardaki el değiştirmeler ile halihazırdaki malikler adına kayıtlı bulunduğu anlaşılmaktadır.
Her ne kadar, mahkemece, … … ve diğerlerinin, dava konusu taşınmazdaki paylarının intikal suretiyle edinildiği, alıcı ve satıcı arasında yakınlık ve akrabalık ilişkisi bulunduğu, yine Kadastro Mahkemesi dosyasındaki taraflarla da yakınlık ve akrabalık ilişkilerinin bulunduğu, dolayısıyla bu intikallerde alıcıların iyi niyetli üçüncü kişi konumunda değerlendirilemeyeceği gerekçesi ile iptal kararı verilmiş ise de, dosyanın incelenmesinden, … … ve diğerlerinin, dava konusu taşınmazların 21.1.1970 tarihinde yapılan tapulaması sırasında, iskanen verilen pay nedeniyle adına tespit yapılan … …’in mirasçıları olduğu, az yukarıda bahsi geçen kadastro tespitine itiraz davasında … …’in ya da mirasçılarının davalı olarak gösterilmediği, bu davanın tespit malikleri … ve … mirasçılarına karşı açıldığı, kaldı ki mahkeme kararında 21.1.1970 tarihli tespite itibar edilmesinin gerektiğinin bildirildiği ve bahsi geçen komisyon kararı ile davalıların dip murisi … …’e taşınmazda pay verildiği, … … ve diğerlerinin dava konusu payları edinimlerinde kötüniyetli olduklarına dair dosyaya yansıyan başkaca bir belge ya da bilginin de yer almadığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, … …, …, …, …, …, … ve …’e karşı açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru olmamıştır.
SONUÇ: Davalılardan … …, …, …, …, …, … ve … vekilinin temyiz itirazları yukarıda (2.) bentte açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacı … vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle REDDİNE, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 3.050,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalılar …, …, …, …’e verilmesine
taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden … … ve müştereklerine iadesine, 22.6.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.