YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/16028
KARAR NO : 2021/11899
KARAR TARİHİ : 02.12.2021
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kabulüne dair kararın davalılar Hazine ve … vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 17.06.2021 tarihli ve 2018/4091 Esas, 2021/5443 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmiştir. Davalılar Hazine ve … vekilleri tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi,gereği düşünüldü:
K A R A R
Mahkemece verilen önceki tarihli karar bozulmuş olup, Yargıtay bozma ilamında özetle; “Çekişmeli taşınmazın niteliğinin belirlenmesi için tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait üç ayrı tarihte çekilmiş hava fotoğrafları getirtilerek üzerinde uzman jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi eliyle inceleme yapılması gerekirken tespit tarihinden 38 yıl öncesine ait 1975 yılı ile 1995 ve 2010 yıllarına ait hava fotoğrafları getirtilerek üzerinde harita ve kadastro mühendisi, ziraat mühendisi ve orman yüksek mühendisi tarafından inceleme yapıldığı belirtilerek, taşınmazların tespit tarihi olan 2013 yılından 15-20-25 yıl öncesine ait üç ayrı tarihte (1998, 1993, 1988) çekilmiş hava fotoğrafları ile temin edilebilen en eski ve en son tarihli uydu fotoğrafları getirtilip dosya ikmal edildikten sonra, dosyanın jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisine tevdii ile hava fotoğrafları üzerinde uygulama yaptırılarak taşınmazın niteliği ile taşınmaz üzerinde imar-ihya işlemlerine başlandığı ve imar-ihyanın tamamlandığı tarih ile tarımsal amaçlı zilyetliğin başlangıç tarihinin ayrı ayrı saptanması, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisap koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 1115 ada 99 parsel sayılı taşınmaza ait kadastro tespitinin iptaline, taşınmazın 2.739,30 metrekare yüzölçümü ve tarla niteliğiyle davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün , davalı … vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine onanmasına karar verilmiştir. Yine davalılar Hazine ve … vekilleri tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına ve Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre yerinde olmayan ve HUMK’un 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme istemlerinin reddine karar verilmiştir.
2. Eldeki dava; 14.2.2013 tarihinde 4721 sayılı TMK’nin 713/1 maddesi uyarınca Genel Mahkemede Hazine ve Belediye hasım gösterilmek suretiyle tapusuz taşınmazın tescili istemiyle açılmış; yargılama sırasında bölgede 2013 tarihinde kadastro çalışmalarının başlaması çekişmeli taşınmaz hakkında 23.5.2013 tarihinde tutanak düzenlenmesi üzerine 3402 sayılı Kanun’un 27. maddesi uyarınca Kadastro Mahkemesi’ne aktarılmıştır. Davanın açıklanan bu niteliğine göre somut olayda TMK’nin 713/3 maddesi uyarınca davalı … Belediye davada kanun gereği yasal hasım durumunda olduğundan aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderine hükmedilemez. Yargılama giderlerinin davanın niteliği gereği davacı üzerinde bırakılması gerekir. Yine dava konusu taşınmazın kadastro tespiti, eldeki dava nedeniyle malik hanesi açık bırakılmak suretiyle yapılmış olup Mahkemece hüküm fıkrasının 1 nolu bendinin 2 satırında, doğru olarak, “Dava konusu taşınmazın tespit tarihinde davalı olması nedeniyle malik hanesi boş bırakılmakla 3402 Sayılı Kanun’un 30/2 maddesi gereğince re’sen tespit ve tescili gerektiği” belirtildiği halde; aynı bendin 5. satırında “Kadastro tespitinin iptaline” ibaresinin yazılması da doğru değildir. Ne var ki; Mahkemece verilen kararın hüküm fıkrasının 4. ve 5. bentlerinde davalı … ve Hazine aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi ve 1 nolu bendin 5. satırında “kadastro tespitinin iptaline” karar verilmesi doğru değil ise de bu hususların düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 1086 sayılı HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … Belediye vekillerinin vekilinin karar düzeltme taleplerinin kabulü ile Yargıtay (Kapatılan) 16.Hukuk Dairesinin 17.6.2021 tarihli ve 2018/4091 Esas, 2021/5443 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına ve Mahkemece verilen hükmün; 1 nolu bendinin 5. satırında yer alan “taşınmaza ait kadastro tespitinin iptaline” ibaresinin hükümden çıkartılmasına; yine hükmün 4 nolu ve 5 nolu bentlerinin de hükümden çıkartılmasına ve 4 nolu bent olarak “4.Davanın niteliği gereği yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına”; 5 nolu bent olarak “5. Davanın niteliği gereği davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” ibarelerinin yazılmasına ve neticeten Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HMK’nin 304. maddesi (1086 sayılı HUMK’un 438/7. fıkrası) gereğince düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, davalı … Belediye vekillerinin sair karar düzeltme taleplerinin (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE, peşin harcın istek halinde davalı …’na iadesine 02.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.