Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/16170 E. 2021/11900 K. 02.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/16170
KARAR NO : 2021/11900
KARAR TARİHİ : 02.12.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen Orman İdaresi aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kabulüne dair kararın davalı … vekili ile davalı Hazine ve Kadastro Müdürlüğü vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 31.05.2021 tarihli ve 2019/346 Esas, 2021/4488 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmiştir. Davalı … vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi,gereği düşünüldü:
K A R A R
Mahkemece verilen önceki karar bozulmuş olup, Yargıtay bozma ilamında özetle; “davanın, kullanım kadastrosuna itiraza ilişkin olduğu, mahallinde yapılan keşifte yerel bilirkişi dinlenilmediği gibi taraf tanıklarının beyanları çeliştiği halde mahkemece bu çelişki giderilmeden hüküm oluşturulduğu, tarafların dayandıkları senetlerin kapsamının da belirlenmediği belirtilerek, taşınmaz başında yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi, taraf tanıkları, senet tanıkları ve fen bilirkişisi katılımı ile keşif yapılması, yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından çekişmeli taşınmazın tespit günü itibariyle fiilen kim veya kimler tarafından, ne zamandan beri, ne şekilde ve ne sıfatla kullanıldığı, satışa konu olup olmadığı, 06.06.1975, 10.07.2003 ve 27.12.2006 tarihli senetlerin dava konusu taşınmazı kapsayıp kapsamadığı, kapsadığının anlaşılması halinde satışla birlikte zilyetliğin devredilip devredilmediği konusunda maddi olaylara dayalı bilgi alınması, fen bilirkişisinden keşfi izlemeye elverişli bilimsel verilere dayalı rapor alınması, bundan sonra toplanan deliller uyarınca hüküm kurulması” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda Orman İdaresi aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kabulüne, dava konusu 1385 ada 10 parsel sayılı taşınmazın yargılama sırasında davalı …’a satıldığı göz önünde bulundurularak, taşınmazın davacı …’in zilyetliğinde olduğunun tespitine karar verilmiş; hükmün, davalı … vekili ile davalı Hazine ve Kadastro Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 16.Hukuk Dairesinin 31.5.2021 tarihli ve 2019/346 Esas, 2021/4488 Karar sayılı ilamı ile “Dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı Hazine vekili ile davalı … vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, kullanım kadastrosuna itiraz davasında taraf sıfatı bulunmayan Kadastro Müdürlüğü aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken herhangi bir ayırıma gidilmeksizin, Orman İdaresi dışında tüm davalılar yönünden kabul kararı verilmesi isabetsiz olup, davalı … vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün bozulmasına” karar verilmiş; yine davalı … vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
1.Mahkemece verilen hüküm davalı … vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmiş olup duruşma istemi hakkında olumsuz değerlendirme yapıldığı hususu belirtilmeden temyiz incelemesi yapılmış ve davalı vekili bu hususta karar düzeltme isteminde bulunmuş ise de duruşma isteminin davanın değeri itibariyle yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
2.Dava, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’na 5831 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile eklenen Ek-4. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışması sonucunda düzenlenen kadastro tutanağının beyanlar hanesindeki kullanım şerhinin düzeltilmesi istemine ilişkindir. Bu nitelikteki davaların görülebilmesi için kullanım kadastrosuna tabi tutulan taşınmazın Hazinenin mülkiyetinde bulunması gerekir.
Somut olayda; dava konusu taşınmaz dava açıldığı tarihte Hazine adına kayıtlı olmakla beraber, yargılama sırasında lehine kullanım şerhi bulunan davalı … tarafından 6292 sayılı Kanun uyarınca 30.12.2015 tarihli ve 13475 yevmiye nolu işlem ile kayden satın alınmış ve taşınmaz Hazine’nin mülkiyetinden çıkmıştır. Taşınmazın 3. şahıslar adına tapuya tescil edilmiş olması nedeniyle, artık şerhe yönelik davanın dinlenme olanağı kalmamıştır. Bu durum karşısında Mahkemece, davanın bu durum göz önünde bulundurularak karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğundan, hükmün ayrıca bu nedenle de bozulması gerekirken sadece Kadastro Müdürlüğü aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesine değinilerek bozulması doğru olmamıştır.
Yerel Mahkeme kararının, Dairenin 31.5.2021 tarihli ve 2019/346 Esas, 2021/4488 Karar sayılı ilamında belirtilen bozma sebepleri yanında az yukarıda belirtilen hususta da bozulması gerektiği bu kez yapılan incelemede anlaşıldığından, karar düzeltme talebinin bu yönüyle kabul edilerek ilaveli bozma yapılması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile yerel mahkeme kararının, Dairenin 31.5.2021 tarihli ve 2019/346 Esas, 2021/4488 Karar sayılı ilamıyla yapılan bozmasına 2. bentteki gerekçe de ilave edilerek BOZULMASINA, 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair karar düzeltme taleplerinin REDDİNE, peşin harcın istek halinde karar düzeltme talep eden davalı …’a iadesine 02.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.