YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1648
KARAR NO : 2021/5328
KARAR TARİHİ : 22.06.2021
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Mal Rejimi Tasfiyesinden Kaynaklanan Alacak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı … Bozkaya vekili, davalının ticaretle uğraşması sonucu taşıdığı ticari kaygılar neticesi bütün malını mülkünü kardeşi ve yakın arkadaşları üzerine yaptığını, 1633 ada 7 parseldeki taşınmaz ve üzerindeki bina ile 26 NR 241 plakalı aracın esasen davalıya ait olduğunu açıklayarak, mal rejiminin tasfiyesi ile fazlaya ilişkin haklar saklı olmak üzere 10.000 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine dair verilen ilk karar Daire’nin 20.02.2019 tarihli ilamıyla araştırmaya yönelik olarak bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılamada 25.02.2020 tarihinde davanın işlemden kaldırılması üzerine 01.07.2020 tarihinde 6100 sayılı HMK’nin 150/5. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak isteğine ilişkindir.
6100 sayılı HMK’nin 150. maddesinde ”Tarafların duruşmaya gelmemesi, sonuçları ve davanın açılmamış sayılması” düzenlenmiştir.
6100 sayılı HMK’nin 150/1 maddesinde, ”Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir” düzenlemesi getirilmiş olup, aynı maddenin ikinci fıkrasında ise, “Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez” hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda ifade edilen usul hükümlerinden anlaşılacağı üzere, tarafların duruşmalarda hazır olmaları halinde bir sonraki duruşma günü ve saati taraflara tefhim edilmek suretiyle bildirilir. Taraflardan biri veya vekili mazereti nedeniyle belirtilen gün ve saatte duruşmaya gelmemiş, mazeret dilekçesi göndermiş, mahkemece de bildirilen mazeret kabul edilmiş ise, mazeret bildiren tarafa belirlenen bir sonraki duruşma gününün davetiye ile bildirilmesi gerekir.
Somut olayda, davacı vekilinin 23.01.2020 tarihli duruşmaya katılamayacağı yönünde mazeret bildirdiği, Mahkemece mazeret kabul edilerek duruşmanın 25.02.2020 tarihine ertelendiği, davacı tarafın 25.02.2020 tarihli duruşmaya katılmaması üzerine, davanın işlemden kaldırılarak 01.07.2020 tarihinde açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Anlatılanlar ışığında Mahkemece, mazeretinin kabulüne karar verildiği ilgili duruşma zaptının, davacı vekiline gerekirse dosyadaki gider avansından karşılanmak suretiyle tebliği gerekirken bu hususun yerine getirilmemesi ve neticeten davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.