YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/16552
KARAR NO : 2021/13123
KARAR TARİHİ : 29.12.2021
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine verilmiş olup hükmün davalı … ve davalı Hazine ile Orman ve Su İşleri Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … İdaresi vekili dava dilekçesiyle, … Orman Bölge Müdürlüğü’nün 60 nolu Kadastro Komisyonunca … İli … İlçesi … Köyünde 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 3302 sayılı kanunla değişik 2/B maddesine göre yapılan çalışmalar neticesinde P1, P2, P3 nolu parsellerin orman sayılmayan yerlerden olduğunun tespit edildiğini, ancak 1988 tarihli memleket haritalarında, orman amenajman haritasında ve evveliyatında da bu yerlerin orman olduğunu ve çevresiyle orman bütünlüğü oluşturduğunu ileri sürerek, tespitin iptali ile parsellerin orman vasfıyla … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı Bakanlık aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine; davacının davasının kabulü ile … İli … ilçesi … Köyü P.1-P.2-P.3 nolu taşınmazlara ilişkin yapılan 2B uygulamasının iptaline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine, Orman ve Su İşleri Bakanlığı vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, P.1-P.2-P.3 nolu taşınmazlara ilişkin 2B uygulamasının iptaline karar verilmiş ise de, dosya kapsamındaki tahdit evraklarından ve alınan bilirkişi raporlarından P.1-P.2-P.3 nolu taşınmazların, yapılan orman tahdidi sırasında orman içi ziraat parseli olarak tahdit dışında bırakıldığı ve 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, tahdit dışında bulunan ve 2/B uygulamasına tabi tutulmayan taşınmazlara ilişkin 2/B uygulamasının iptaline karar verilmesi hatalı olmuştur.
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK 33. mad.). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, tahdit dışında bırakılan taşınmazların orman tahdidi sınırları içine alınması talebine dayalı orman kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece, öncelikle yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları hükmen oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ve varsa Yargıtay ilamlarının örnekleri ilgili yerlerden getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen … ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi bilirkişi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve bu keşifte, getirtilen belgeler çekişmeli taşınmazlarla birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; hakim gözetiminde, taşınmazların dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri ile orman bilirkişi eliyle yerine uygulattırılıp, orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazlar çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazların gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle üç boyutlu incelemesi yapılarak temyize konu taşınmazların niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı hususlarının açıklandığı ve dava konusu taşınmazların 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten, müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı ve çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 Sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz eden …’a iadesine, 29.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.