YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/16618
KARAR NO : 2021/13192
KARAR TARİHİ : 30.12.2021
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davacılar… – … mirasçılarının davasının kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı … vekili (vekil kendi adına da asaleten temyiz etmiştir) ve davacılar … vekili (tek bir temyiz dilekçesi ile), davacı … vekili, davacı … ve arkadaşları vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
… ilçesinde 2007 yılında yapılan kadastro sırasında, … Köyü çalışma alanında bulunan 113 ada 6 parsel sayılı 401,23 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle elbirliği mülkiyeti şeklinde … oğlu … … mirasçıları adına tespit edildikten sonra, 18.09.2007 tarihli şerhle mülkiyet sütunu çizilerek taşınmazın, Asliye Hukuk Mahkemesinin 1990/106 Esas sayılı dava dosyasında dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir.
Davacı … tarafından, davalılar Hazine ve … Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinin 1990/106 Esas sayılı dava dosyasında açılan tescil davası ile bu dosya ile birleşen … … mirasçıları tereke temsilcisi olan davacı … tarafından, davalılar …, Hazine ve … Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan müdahalenin men’i davasının yargılaması sonucunda verilen 29.12.1999 tarihli davanın açılmamış sayılmasına ilişkin karar 23.06.2009 tarihinde kesinleşmiştir.
Davacı …mirasçıları … ve müşterekleri vekili 26.01.2009 tarihli dava dilekçesiyle, irsen intikal, taksim, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenine dayanarak taşınmazın … oğlu …mirasçıları adına tescili istemiyle; davacı … kızı … (…) vekili ise 17.01.2009 tarihli dava dilekçesiyle, ölünceye kadar bakma sözleşmesi ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenine dayanarak taşınmazın müvekkili adına tescili istemiyle dava açmışlar ve yargılama sırasında müdahil … oğlu … ve … kızı …, taşınmazın … … mirasçıları adına tescili istemiyle davaya katılmışlardır.
Kadastro Mahkemesince, çekişmeli parsel tutanağı ile dava dosyalarının birleştirilmesi suretiyle işin esası hakkında verilen 27.05.2010 tarihli önceki hüküm, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 22.11.2011 tarihli ilamıyla; gerekçe ile hükmün çelişkili olduğu, yine mahkemenin 30.01.2013 tarihli işin esası hakkında verilen kararın 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 27.maddesi gereği askı ilanlarının yapılmaksızın verildiği gerekçesiyle bozulmuş; bozma üzerine verilen 01.07.2015 tarihli yerel mahkeme kararı da Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 21.09.2019 tarihli bozma ilamıyla; taşınmazın tespit gününde … … mirasçıları tereke temsilcisi olan davacı … tarafından açılan dava derdest olduğu halde, tereke temsilcisi … ile hüküm tarihinden önce yürürlüğe giren 6360 sayılı Yasa’nın 1. maddesi uyarınca dava konusu taşınmazın bulunduğu … Belediye Başkanlığının ve … Büyükşehir Belediye Başkanlığının davaya dahil edilmemiş olmasının isabetsizliğine değinilerek bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacı … ve arkadaşlarının Kadastro Müdürlüğüne yönelik davalarının husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacı … ile müdahiller … ve arkadaşlarının davalarının feragat nedeniyle reddine, davacı … ve aynı tapu kaydına dayanan dava arkadaşlarının davalarının esastan reddine, … ve arkadaşlarının davasının kabulü ile çekişmeli 113 ada 6 parsel sayılı taşınmazın payları oranında adı geçenler adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, aynı temyiz dilekçesi ile davacı … vekili (vekil kendi adına da asaleten temyiz etmiştir) ve davacılar … vekili, davacı … vekili, davacı … ve arkadaşları vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, taşınmazın kadim ziraat arazisi niteliğinde olduğu, 1939 tarihli hava fotoğrafından açıklık alan olarak göründüğü, bu haliyle Arazi Kanunnamesinin 20 ve 78. maddelerinin … ve arkadaşları lehine gerçekleştiği, davacılar … ve arkadaşlarının dayandıkları çiftlik tapu kayıtlarının bu nedenle hukuki kıymetini yitirdiği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır.
Dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin yapılmasından önce, davacı … tarafından, davalılar Hazine ve … Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinin 1990/106 Esasıyla açtığı tescil davası ile bu dosyayla birleşen … … mirasçıları tereke temsilcisi olan davacı … tarafından, davalılar …, Hazine ve … Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine açılan müdahalenin men’i davasında Asliye Hukuk Mahkemesince, taşınmaz hakkında 2007 yılında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle görevsizlik kararı verilerek davanın Kadastro Mahkemesine aktarılması gerekirken, yargılamaya devam edilerek 29.12.1999 tarihli davanın açılmamış sayılması kararı verilmiş ve bu karar 23.06.2009 tarihinde kesinleşmiş ise de, taşınmazın malik hanesinin açık olması nedeniyle belirtilen bu dava dosyalarındaki tarafların Kadastro Mahkemesinde görülen davada da taraf olması gerektiği açıktır.
Ancak; askı ilan süresi içinde davacı … … ve …tarafından açılan tespite itiraz davaları birleştirilerek dava görülmüş, Kadastro Mahkemesince verilen 27.05.2010, 30.01.2013, 01.07.2015 tarihli kararlarda da bu kişiler taraf gösterilmiş ve Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 21.09.2019 tarihli bozma ilamı sonucunda çiftlik tapu kayıtlarına dayanan davacı … ve arkadaşları davaya katılmışlardır.
Ne var ki Mahkemece; davacı … ve arkadaşlarının taraf olmalarından önce yapılan keşif ve toplanan delillere göre temyize konu nihai karar verilmiş; diğer bir anlatımla davacı … ve arkadaşlarının delilleri toplanmamış ve tüm tarafların iddia ve savunmaları tartışılmamıştır.
Hal böyle olunca; Mahkemece, davanın taraflarının tamamının iddia ve savunmaları ile tüm delillerinin toplanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı … vekili (vekil kendi adına da asaleten temyiz etmiştir.) ve davacılar … vekili, davacı … vekili, davacı … ve arkadaşları vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre işin esasına yönelik sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, 30.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.