YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/16707
KARAR NO : 2023/566
KARAR TARİHİ : 09.02.2023
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/326 E., 2021/721 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Vezirköprü 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında; Samsun ili, …. ilçesi, … Mahallesi, (eski 2509 parsel) 208 ada 11 parsel sayılı yeni taşınmaz 5642,05 m2 yüzölçümü ve orman vasfı ile Hazine adına tespit edilmiştir.
2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında, dava konusu taşınmazın 1764,77 m2 lik kısmının 208 ada 9 ve 12 parsel sayılı taşınmazların yüzölçümüne eklendiğini belirterek dava konusu taşınmazın eksilen yüzölçümünün düzeltilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin11.07.2017 tarihli ve 2016/100 Esas, 2017/177 Karar sayılı kararı ile; tesis kadastrosu ve uygulama kadastrosu arasında dava konusu taşınmazın yüzölçümü değişikliğine sebep olacak sınırlandırma, ölçü ve tersimat hatası yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2. Yukarıda belirtilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince 01.06.2018 tarihli ve 2018/657 Esas, 2018/720 Karar sayılı kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin eksik araştırma yaparak hüküm kurduğu gerekçesiyle istinaf talebinin kabulüne ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
3.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tesis kadastrosu ile uygulama kadastrosu sırasında tespit edilen sınırlar arasında fark bulunmadığ,ı taşınmazla oluşan yüzölçümü farklılığının tapulama çalışmaları sırasında taşınmazların planimetre yöntemine göre yapılan yüzölçümü hesaplaması sırasında teknik yetersizlik nedeni ile oluştuğu, dava konusu taşınmazda herhangi bir eksilmenin olmadığı hususunun somut verilerle ortaya konduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, raporda tesis paftası ile uygulama paftası çakıştırılmak suretiyle eksilmenin nereden kaynaklandığına dair doğru ve yeterli belirleme yapılmadığını, uygulama kadastrosu öncesi ve sonrasında dava konusu taşınmazın yüzölçümünde önemli ölçüde fark bulunduğunu, uygulama kadastrosunun usulüne uygun yapılıp yapılmadığının rapor kapsamından anlaşılamadığını, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararının araştırma yapılması için kaldırılmasına karar verildiğini, ancak eksik araştırma yapılarak yeniden karar verilmiş olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli taşınmazlara yönelik tesis kadastrosunun 1976 ve 1977 yıllarında yapıldığı, bilirkişi raporunda paftaların fotogrametrik yöntem ile üretildiğinin açıklandığı, taşınmazların tesis kadastro tarihine en yakın hava fotoğrafı olan 1971 yılı fotoğraflarının incelenmesinde taşınmazlar arasında sabit sınır sayılabilecek sınır yerinin bulunmadığı, taşınmazlar arasındaki sınır boyunca ağaçların bulunduğu, bu nedenle ağaçların ayırıcı ve sabit sınır olarak kabul edilmesi gerektiği, sınırlandırma hatasının tesis kadastrosu sırasında yapılmış olduğu, uygulama kadastrosunda ise bu hatanın düzeltildiğinin bilirkişi raporuyla belirlendiği, dava konusu taşınmazın 9 parsel sayılı taşınmaz ile olan sınırının da tesis kadastro paftası ile uyumlu olduğu anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen belirlenecek nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, uygulama kadastrosuna itiraz istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 22/a maddesi.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.