Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/16728 E. 2023/1164 K. 02.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/16728
KARAR NO : 2023/1164
KARAR TARİHİ : 02.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/135 E., 2016/450 K.
KARAR : Davanın reddine

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı … vekili dava dilekçesinde; … ilçesi …. Köyü … mevkii D: … B: … K: yol ve … G: … yerleri ile çevrili tahminen 12 dönüm miktarındaki gayrimenkulün evveliyatının …’a ait olduğunu, onun vefatı ile kızı …’ a intikal ettiğini, 2000 yılında da annesinin burayı müvekkili olan davacıya verdiğini, taşınmazın ilk maliki ile şu anki maliki arasında yaklaşık 100 yıldır nizasız fasılasız kullanıldığını ileri sürerek, taşınmazın TMK 713. Maddesi gereğince davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir

II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmazın … Mahallesi 880 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığı, 880 nolu parsel içerisinde kalan kısmın A harfi ile gösterildiği, bu parselin ise tapulama çalışmalarında 329 parsel numarası ile tescil edilen parselin kamulaştırma nedeniyle bölünmesi sonucunda oluşan 879 ve 880 nolu parsellerden biri olduğu, 329 parselin daha öncesinde tarla vasfıyla Hazine adına kayıtlı olduğu, 329 parselin tapu dayanağının incelenmesinde 21.02.2002 tarihinde, edinme sebebinin hükmen (Mut Kadastro Mahkemesi 1987/28 Esas 2000/8 karar sayılı ilamı) olduğu, niteliğinin orman olarak kaydedildiği, her ne kadar davacı vekili, dava konusu yerde orman kadastro çalışmaları başladığını ve henüz kesinleşmediğini, bu nedenle mahkemenin görevsizlik karar verilmesini talep etmiş ise de tapuya kayıtlı olmayan bir taşınmaz hakkında kadastro tespit tutanağının düzenlenmesi halinde bu taşınmaz hakkında devam eden yargılamada Kadastro Mahkemesi tutanağın düzenlenmesiyle görevli haline geleceğinden Asliye Hukuk Mahkemesinde görevsizlik kararı verilebileceği, ancak dava konusu taşınmaz zaten 2002 yılından beri tapuya kayıtlı bir taşınmaz olduğundan 4721 sayılı Türk Medeni Kanun’un (4721 Sayılı Kanun) 713 üncü maddesindeki koşullar oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesi’nin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu yerde orman kadastrosu işlemleri başladığı için İlk Derece Mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere tarım arazisi vasfında olup orman ile ilgisi bulunmadığını belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 713 üncü maddesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’ nun 12/3 üncü maddesi,

3. Değerlendirme
1. İlk Derece Mahkemesince, işin esasına girilerek, dava konusu taşınmazın, tapuda kayıtlı bir taşınmaz olduğu ve 4721 sayılı Kanun’ un 713 üncü maddesindeki iktisap koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, eldeki davanın, Mut Kadastro Mahkemesinin 21.12.2002 tarihinde kesinleşen 1987/28 Esas, 2000/8 Karar sayılı ilamıyla hükmen orman olarak tesciline karar verilen 329 parsel sayılı taşınmazın ifrazıyla oluşan 880 parsel içerisinde kalan taşınmaz bölümü hakkında kadastro tespiti öncesi nedenlere dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğu ve bu haliyle davanın, 3402 sayılı Kanun’ un 12/3 üncü maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğu anlaşılmaktadır.

Eldeki dava, 09.03.2015 tarihinde açılmış olup, dava konusu taşınmaza ilişkin kadastro tespit tutanağının hükmen kesinleştiği 21.12.2002 tarihinden davanın açıldığı tarihe kadar anılan yasa maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşılmaktadır.

2. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, davanın kadastro öncesi nedenlere dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğu ve kadastro tutanağının kesinleştiği tarih ile davanın açıldığı tarih arasında 3402 sayılı Kanun’ un 12/3 üncü maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçiği gözetilerek, davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle esastan ret kararı verilmesi isabetsiz ise de, ret kararının sonucu itibariyle doğru olduğu anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin düzeltilmesi suretiyle onanmasına karar verilmiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının, gerekçesinin açıklanan şekilde düzeltilmesi suretiyle ONANMASINA,

44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 135,50 TL’nin temyiz edenden alınmasına,

1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,02.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.