Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/1676 E. 2021/4977 K. 10.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1676
KARAR NO : 2021/4977
KARAR TARİHİ : 10.06.2021

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup hükmün davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Asıl davada davacı birleşen davada davalı üçüncü kişi vekili, Antalya 2. İcra Müdürlüğünün 2006/2713 Esas sayılı dosyasından, davacı Bankanın ipotek tesis ettiği borçluya ait mevduat hesabı üzerine alacaklı tarafça haciz konulduğunu belirterek, İİK’nin 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile haczin kaldırılmasını istemiştir.
Asıl davada davalı birleşen davada davacı alacaklı … vekili, borçlu şirketin bankada bulunan mevduatının tamamının Ak Finansal Kiralama Şirketinin alacağından fazla olduğunu, aralarındaki alacağın kesin miktarının belli olmadığını, bu nedenle fazla kısmın haciz talebinde usul ve yasaya aykırı bir durum olmadığını belirterek, asıl davanın reddine,birleşen davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, haczedilen menkulün Noterde yapılan Finansal Kiralama Sözleşmesi ile borçlu şirkete verildiği, Finansal Kiralama sözleşmesi yapıldıktan sonra tarafların biraraya gelerek bu sefer Finansal Kiralama sözleşmesine konu menkul üzerindeki rehnin kaldırılarak Akbankda bulunan borçlu şirket hesabına rehin konulmasını kararlaştırdıkları, alacaklı …’in bankadaki alacak üzerine bu arada haciz koydurduğu, ancak bankadaki paranın Ak Finansal Kiralama A.Ş. lehine rehinli olduğu, davacının alacağının rehinle garanti edildiği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş; hüküm, üçüncü kişi … vekili ve alacaklılardan … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 12.06.2018 tarihli ve 2017/17218 Esas, 2018/14026 Karar sayılı ilamı ile asıl ve birleşen dosyalarda esasa ilişkin olarak tarafların temyiz itirazlarının reddine, asıl dava bakımından dava açıldıktan sonra alacağın bir kısmı …’a temlik edilmiş olduğundan yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden alacaklıların payları oranında sorumlu tutulması gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur.
Bozma sonrası yapılan yargılama sonunda Mahkemece, alacak miktarları oranlanarak bulunan tutar üzerinden alacaklılar aleyhine payları oranında asıl dava ve birleşen davada vekalet ücretine hükmedilmiş, hüküm asıl dosya davalılarından alacaklı … tarafından temyiz edilmiştir.
Asıl dava üçüncü kişinin İİK’nin 96 ve devamı maddelerine dayalı istihkak iddiasına,birleşen dava ise alacaklının İİK’nin 99. maddesine dayalı 3. kişinin istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
Dairemizin 12.06.2018 tarihli ve 2017/17218 Esas, 2018/14026 Karar sayılı ilamı ile Mahkemece verilen 20.03.2013 tarihli ve 2012/677 Esas, 2013/282 Karar sayılı hüküm, sadece asıl davaya yönelik olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden bozulmuştur.
Hal böyle olunca Mahkemece birleşen davaya yönelik olarak kurulan hükme dokunulmaksızın asıl davada hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden asıl davada alacaklılar … ve … yönünden yeniden hüküm krulması gerekirken reddine karar verilen birleşen dosyada … aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Yerel Mahkeme hüküm fıkrasının 3. bendinin hükümden çıkartılarak yerine “Birleştirilen 2006/1476 Esas sayılı dosyada peşin harcın mahsubu ile, bakiye 3.165,40 TL harcın davalı-karşı davacı …’e iadesine,” ibaresinin yazılmasına, 5. bendinin hükümden çıkartılarak yerine “Davalı-karşı davacı … tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılması ile, davalı karşı davacı … tarafından dosyaya yatırılıp harcanmayan 120,00 TL gider avansının davalı-karşı davacıya iadesine,” ibaresinin yazılmasına, hüküm fıkrasının 7. bendinin hükümden çıkartılarak yerine birleştirilen dosyada davacı-karşı davalı …Ş: vekili lehine takdir edilen 14.427,44 TL nispi vekalet ücretinin davalı karşı davacı …’den alınıp davacı-karşı davalı …Ş’ye verilmesine, ” ibaresinin yazılmasına, hükmün ve gerekçesinin 1086 sayılı HUMKnin 438/son maddesi uyarınca düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, taraflarca İİKnin 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,10.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.