Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/16969 E. 2022/7664 K. 04.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/16969
KARAR NO : 2022/7664
KARAR TARİHİ : 04.10.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kullanım Kadastrosu

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece, davacılar …, …, …, … ve … tarafından açılan davaların reddine, davacılar …, …, … ve … tarafından açılan davaların kabulüne dair verilen kararın bir kısım davacılar vekilleri, bir kısım davalılar vekilleri ile Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 21.11.2019 tarihli ve 2016/16168 Esas, 2019/7592 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmiştir. Davacı … Aksayan vekili, davacı … vekili, davacı … vekili ile davalılardan … ve … vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kullanım kadastrosu sonucunda, Sultanbeyli İlçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan 337 ada 3 parsel sayılı 5.990,55 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1992 tarihinden itibaren …, …, …, …, …, … ve …’nın fiili kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak, bahçe vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacılar …, …, …, …, …, …, …, … ve … taşınmazın bir bölümünün kendi fiili kullanımlarında bulunduğu iddiasına dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda, davacılar …, …, …, … ve … tarafından açılan davaların reddine, davacılar …, …, … ve … tarafından açılan davaların kabulüne, çekişmeli 337 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde bulunan kullanıcı şerhinin iptali ile beyanlar hanesine; taşınmazın fen bilirkişiler tarafından düzenlenen 03.06.2014 tarihli rapor ve ekinde bulunan 2 nolu krokide (1A) harfiyle gösterilen 2.887,70 metrekarelik kısmının 1990 tarihinden beri …’in, (1B) harfiyle gösterilen 332,44 metrekarelik kısmının 27.05.1990 tarihinden beri miras payları oranında … mirasçılarının, (1C) harfiyle gösterilen 310,94 metrekarelik kısmının 1990 tarihinden beri …’in, (1D) harfiyle gösterilen 456,27 metrekarelik kısmının 2001 tarihinden beri …’in, (1F) harfiyle gösterilen 453,31 metrekarelik kısmının 21.06.1990 tarihinden beri miras payları oranında … mirasçılarının, (1G) harfiyle gösterilen 594,36 metrekarelik kısmının 20.05.1990 tarihinden beri …’nın, (1H) harfiyle gösterilen 295,56 metrekarelik kısmının 1990 tarihinden beri …’ın, (1K) harfiyle gösterilen 171,99 metrekarelik kısmının 21.06.1990 tarihinden beri miras payları oranında … mirasçılarının, (1L) harfiyle gösterilen 271,70 metrekarelik kısmının 01.03.1993 tarihinden beri …’in fiili kullanımında olduğu, geriye kalan 216,28 metrekarelik kısmının kullanıcısının tespit edilemediği şerhinin yazılmasına karar verilmiş; hükmün, bir kısım davacılar vekilleri, bir kısım davalılar vekilleri ile Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine onanmasına karar verilmiş; bu kez de davacı … vekili, davacı … vekili, davacı … vekili ile davalılardan … ve … vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına ve Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre yerinde olmayan ve HUMK’un 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan davacılar… vekili, davacı … vekili, davacı … vekilinin tüm; davalılardan … ve … vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme istemlerinin reddine karar verilmiştir.
2. Mahkemece; dava konusu taşınmazın üzerinde eylemli bir kullanım bulunmadığı; ancak getirtilen emlak kayıtları ve eklerinde bulunan özel parselasyon krokilerinin fiili zemine uygulandığı ve buna göre taşınmazın kullanıcılarının belirlendiği; davalılardan … ve …’ın da emlak kayıtları bulunmadığı gibi fiili kullanımlarının da olmadığı,bu nedenle iddalarını kanıtlayamadıkları gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Ne var ki; adı geçenler, 5831 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun Ek-4. maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosu sonucunda; çekişmeli taşınmazda, lehlerine eşit hisselerle (1/8 oranında) kullanım şerhi verilen davalılardan olup; bu kişiler yönünden savunmalarını ispat yükü bulunmamaktadır. Zira; ispat yükü, dava açan davacı taraflar üzerindedir.
Mahkemece de; çekişmeli taşınmazın, 03.06.2014 tarihli teknik bilirkişiler raporunda E harfi ile gösterilen bölümü üzerinde; dava açan taraflarca fiili kullanıcı oldukları iddia ve ispat edilemediğine göre; bu bölüm üzerinde; davalı şerh sahiplerinden (hükmün karar düzeltme yoluyla incelenmesini isteyen) … ve …’ın 1/8 oranındaki kullanıcı şerhlerinin korunması gerekir.
SONUÇ: Davacılar… vekili, davacı … vekili, davacı … vekilinin tüm; davalılardan … ve … vekili ile davacı vekilinin sair karar düzeltme taleplerinin (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle reddine, yukarıda (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle ise, davalılardan … ve … vekilinin karar düzeltme talepleri yerinde görüldüğünden kabulüyle, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 21.11.2019 tarihli ve 2016/16168 Esas, 2019/7592 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına,Yerel Mahkeme hükmünün belirtilen nedenlerle BOZULMASINA, anılan Kanun’un 442. maddesi uyarınca (6100 Sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi gereğince 1086 Sayılı HUMK’un 427 ila 454. maddeleri yürürlükte bulunduğundan) takdiren 660,00’ar TL para cezasının karar düzeltme isteyen …, … ile …’dan ayrı ayrı alınarak Hazineye irad kaydına ve 113,30 TL peşin harcın red harcına mahsubu ile kalan 55,00’er TL’nin karar düzeltme isteyen… ve …’dan ayrı ayrı alınmasına, 92,50 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 75,80 TL’nin karar düzeltme isteyen …’dan alınmasına, istek halinde peşin harcın karar düzeltme isteyen … ve …’e iadesine, 04.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.