YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1704
KARAR NO : 2021/4493
KARAR TARİHİ : 27.05.2021
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı üçüncü kişi vekili, haciz adresinin borçlular ile ilgisinin bulunmadığını, yapılan evrak araştırmasında fiziki olarak herhangi bir evrak bulunamadığını, ancak bilgisayar muhasebe programında borçlu şirkete ait cari hesap ekstresinin bulunması nedeniyle menkul malların haczedildiğini, 26.703,00 TL’nin icra dosyasına ihtirazi kayıtla yatırıldığını belirterek hacizlerin kaldırılmasına, haciz tehdidi altında ödenen tutarın %20’sinden az olmayacak şekilde tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haciz adresinde borçlu şirket adının da bulunduğu mizan ve cari hesap ekstresi ile birlikte çek tespit edildiğini, mahcuzlara ilişkin her hangi bir fatura ibraz edilmediği gibi davacının iddiasını somut hiçbir delile dayandırmamış olduğunu, mahalde borçlunun çalışmasını sürdürmeye devam ettiğini belirterek davanın reddine, davacı aleyhine tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, haciz adresinin 14.04.2014 tarihinden itibaren davacı tarafından kullanılmaya başlandığı, istihkak iddia edenin ve borçlu şirketin faaliyet konularının aynı olduğu, evrak araştırmasında borçluya ait güncel cari hesap ekstresi, mizan örneği gibi belgelerin bulunmuş olması nedenleriyle İİK’nin 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı lehine kabul edildiği ispat yükü üzerinde olan davacı üçüncü kişinin sunduğu fatura, vergi kaydı ve sicil kaydının karinenin aksinin ispatı için yeterli olmadığı, bununla birlikte bir kısım mahcuzlara ilişkin faturaların da davacı üçüncü kişinin defter kayıtlarıyla örtüşmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96 ve devamı maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Somut olayda, dava konusu 12.06.2014 tarihli hacizde davacı üçüncü kişi şirketin bilgisayar kayıtlarında borçlu şirkete ilişkin ticari hayata dair cari hesap ekstresi, mizan örneği gibi güncel belgelerin bulunmuş olması nedeniyle İİK’nin 97/a maddesinde düzenlenen mülkiyet karinesinin borçlu lehine olduğunun kabulü isabetli olmuştur. Bununla birlikte ispat yükü üzerinde olan davacı üçüncü kişi şirket haciz adresinde bulunan belgeleri borçlu şirket ile aralarında ticari ilişki bulunduğunu belirterek açıklamış ve ispat vasıtası olarak defter deliline dayanmasına rağmen Mahkemece borçlu ile üçüncü kişi şirket arasında ticari ilişkinin bulunup bulunmadığı incelenmeksizin hüküm kurulmuştur.
O halde Mahkemece, borçlu şirket ve üçüncü kişi şirketin ticari defterleri üzerinde yaptırılacak inceleme ile (açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılmış olması göz önünde bulundurularak) üçüncü kişi ile borçlu arasında gerçek bir ticari ilişkinin bulunup bulunmadığı hususlarını da kapsayacak şekilde Yargıtay denetimine elverişli bilirkişi raporu alındıktan sonra, dava dosyasında bulunan diğer delillerle birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu yön gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucu alınan bilirkişi raporu ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK’nin 366 ve 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 27.05.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.