Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/17078 E. 2023/3465 K. 06.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/17078
KARAR NO : 2023/3465
KARAR TARİHİ : 06.06.2023

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/19 E., 2021/23 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kadastro sırasında … İli … İlçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 110 ada 202 parsel sayılı 11.675,83 m² yüzölçümündeki taşınmaz, vergi kaydı, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … (…) ve … adına tespit edilmiştir.

2. Davacı … vekili dava dilekçesinde; irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile müvekkili adına tapuya tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı …; dava konusu taşınmazın …’in dedesi … tarafından 1944 tarihinden bu yana kullanıldığını, öldükten sonra kızı Raziye ve eşi …’nin taşınmazı icara verdiklerini, dava konusu taşınmazda …’nin torunu olan …’ın hissesini yaklaşık 4-5 yıl önce satın aldığını, taşınmazın davacının zilyetliğinde olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.03.2019 tarihli ve 2019/1 Esas, 2019/92 Karar sayılı kararı ile, davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 110 ada 202 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın tamamı 10 pay kabul edilerek, 5 payın davalı … adına; kalan payların ise hüküm yerinde gösterilen payları oranında davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 26.03.2019 tarihli ve 2019/1 Esas, 2019/92 Karar sayılı kararına karşı davacılar vekili ve davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Hukuk Dairesinin 09.06.2021 tarihli ve 2019/2363 Esas, 2021/5128 Karar sayılı kararıyla; “dosya içeriğine ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve davalı …’nun çekişmeli taşınmazın diğer tespit maliki olan … hakkında verilen hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığının anlaşılmasına göre, hükmün esası yönünden davacılar vekili ve davalı … vekilinin temyiz itirazlarının yerinde olmadığı, davalı … vekilinin, yargılama giderlerine yönelik temyiz itirazları yönünden ise; Mahkemece, davalı … aleyhine açılan davanın reddine karar verildiği halde, aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderlerine hükmedilmesinin isabetsizliğine” değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “davacının çekişmeli taşınmaz üzerinde ekonomik amaca uygun iktisap sağlayıcı nitelikte ve yasada öngörülen süreye ulaşan zilyetliğinin bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine dair hüküm kurulmuş olsa da, Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 05.10.2018 tarihli ve 2018/2428 Esas, 2018/5494 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, Mahkemenin 04.06.2008 tarihli ve 1999/11 Esas, 2008/14 Karar sayılı ilamı ile davanın kabulüne, çekişmeli 110 ada 202 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile davacı … mirasçıları adına hisseleri oranında tapuya tesciline karar verildiği, kararın sadece davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi nedeniyle, tespit maliklerinden …’ın 1/2 payı yönü ile kararın kesinleştiği ve bu pay yönünden davacılar lehine usuli müktesep hak oluştuğu” gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 110 ada 202 parselin kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın tamamı 10 pay kabul edilerek, 5 payın davalı … adına; kalan payların ise hüküm yerinde gösterilen payları oranında davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, bozma sonrası usulüne uygun duruşma açılmadan dosya üzerinden karar verilmiş olması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, çekişmeli taşınmazın zilyetliğinin öncesinde müvekkillerinin murisinde, sonrasında ise müvekkillerinde olduğunu, mahalli bilirkişi ve tanıkların soyut beyanlarına itibar edilerek hüküm kurulduğunu açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmaz üzerinde davacılar yararına zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığı hususuna ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 14 ve 17 nci maddeleri

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 120,60 TL’nin temyiz edenden alınmasına,

1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 … içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

06.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.