YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/17438
KARAR NO : 2021/13053
KARAR TARİHİ : 28.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sonucunda, … İli … İlçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaz, orman vasfıyla davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı …, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, tespitini iptali ile taşınmazın adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne, çekişmeli 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 16.04.2015 tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide A harfiyle gösterilen 8.175,72 metrekare yüzölçümündeki bölümünün tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmaz bölümünde davacı lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, verilen karar usul ve kanuna aykırıdır. Şöyle ki; hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda A harfiyle gösterilen taşınmazın bölümünün dört yönünün orman vasfındaki 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazla çevrili olduğu anlaşılmış olup, bu nedenle dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Kanun’un 17/2. maddesinde açıklanan orman içi açıklık niteliğinde olduğu sonucuna varılmıştır. 6831 sayılı Kanun’un 17/2. maddesindeki düzenlemeyle kanun koyucu, orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Orman Kadastrosu ve 2/B Uygulama Yönetmeliğinin 14/s maddesinde “orman içinde kültür arazileri dışında, insan müdahalesi olmaksızın kendiliğinden oluşan, doğal olarak ağaç ve ağaççık içermeyen, genel olarak otsu bitki ve bazı durumlarda yer yer odunsu bitkiler içeren alanların” orman içi açıklık olduğu ve aynı Yönetmeliğin 16/i maddesinde ise orman içi açıklıkların devlet ormanı olarak sınırlandırılacağı öngörülmüştür. Bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu bulunmamakta olup, etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, tarım ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Kanun gereği orman sayılan orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılması da hukuken mümkün değildir.
Hal böyle olunca; Mahkemece, yukarıdaki açıklamalar ışığında çekişmeli A harfli taşınmazın 6831 sayılı Kanun’un 17/2. maddesi uyarınca orman içi açıklık vasfında olduğu gözetilerek, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, dava konusu taşınmazın özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davanın kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazine ve Orman İdaresi vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 28.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.