Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/17483 E. 2023/1181 K. 02.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/17483
KARAR NO : 2023/1181
KARAR TARİHİ : 02.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/2559 E., 2020/1948 K.
KARAR : İstinaf talebinin esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 8. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki vakıf senedinden kaynaklanan erken emeklilik iddiasına dayalı alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı …’nin 05.06.1996 – 28.07.2011 tarihleri arasında, davalılardan … Petrol A.Ş’nin muhasebe bölümünde çalıştığını, iş akdinin işveren tarafından emekliliğine 46 ay kala sonlandırıldığını, üyesi bulunduğu Shell Emekli Sandığı Vakfından kendisi gibi emeklilik yaşına 10 yıldan fazla süre kalanlara erken emeklilik hakkı verilerek ödeme yapılmasına rağmen kendisine erken emeklilik hakkı verilmemesinin eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, davacıya da iş akdinin fesih tarihi olan 28.07.2011 yılından itibaren erken emeklilik aylığı bağlanması gerektiğini ileri sürerek, şimdilik 1.000 TL’nin en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davacıya ödenmesi istenmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının davalı şirket bünyesinde 05.06.1996 tarihinden iş akdinin sona erdiği 31.07.2011 tarihine kadar çalıştığını, iş akdinin sona erdiği 31.07.2011 tarihi itibariyle Shell Emeklilik Sandığı Vakfı sistemi kuralları kapsamında erken emeklilik yaşını doldurmadığını, davacının 15 inci madde kapsamında geciktirilmiş emeklilik yaşını bekleyerek Shell Emeklilik Sandığı Vakfından emekli olmak yerine kendi isteğiyle Shell Emeklilik Sandığı Vakfı üyeliğinden ayrıldığını, bu üyelikten ayrılarak sadakat primi adı altında tanınan bir başka menfatten yararlanmayı tercih ettiğini ve bu kapsamda ayrılmayı tercih etmesi nedeniyle kıdem, ihbar vb. yasal hakları dışında sadakat primi olarak 179.144,72 TL ödeme yapıldığını, vakıf senedinin erken emekliliğe ilişkin uygulamasının yasalardan kaynaklanan bir hakkının değil, vakıf senedinden doğan özel bir uygulamanın sonucu olduğunu, eşitlik ilkesinin vakıf senedinin açık hükmünü yok sayarak uygulanmasını istemenin vakıf senedine aykırı olacağını, davacının emsal gösterdiği iki çalışandan farklı olarak tercih hakkını sadakat primi almaktan yana kullanmasından ve bu kapsamda söz konusu tutarı aldıktan sonra ayrıca erken emeklilik hakki talebinde bulunmasının haksız ve hukuka aykırı olup aynı zamanda vakıf senedine, personel yönetmeliğine aykırı olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı …’nin 25.05.1974 doğumlu olup, işten ayrıldığı (fesih edildiği) 31.07.2011 tarihinde 37,2 yaşında, şirkette kıdem yılının 15,1 yıl olduğu, Shell Emeklilik Sandığı Vakfı’ndan normal emeklilik yaşına 12,8 yıl kaldığı, yine Vakıf’tan erken emekliliğe hak kazanmasına kalan sürenin ise 2,8 yıl (33 ay) olarak tespit edildiği, The Shell Company of Turkey Limited Memurları Emeklilik Menfaatleri Sistemi Kuralları’nın 11/a maddesinde erken emekli olmak için iki şartın bulunduğu, ilk şartın asgari olarak 10 yıl geçerli hizmet süresinin doldurulması gerekmekte olup, davacının şirkette kıdem yılının 15,1 yıl olması nedeniyle ilk şartın gerçekleştiği, ancak erken emeklilik için ikinci şart olan normal emeklilik yaşının doldurulmasına 10 yıl ve daha az sürenin kalması ve şirket isterse şartının ise davacı açısından gerçekleşmediği, vakıf senedinde veya bu senede istinaden düzenlenen The Shell Company of Turkey Limited Memurları Emeklilik Menfaatleri Sistemi Kurallarında yaş vb. nedenlerle erken emekliliğe hak kazanamayanlara toplu ödeme şeklinde bir ödeme yapılacağına ilişkin bir madde bulunmamakla birlikte davacı …’ye ayrılış nedeni ile …’ndan Sadakat Primi adı altında 179.144,72 TL brüt toplu ödeme yapıldığı, Shell Emekli Sandığı Vakfının gelirleri içinde ise çalışanlardan alınmış/kesilmiş herhangi bir ödentinin olmadığı, davacının emsal gösterdiği Nermin Mirza ve Necdet … isimli kişilere davalı tarafından emeklilik şartlarının oluşmadığı halde emekli aylığı ödendiği ve eşitlik kuralına aykırı davranıldığı anlaşılmakta ise de vakıf senedi ve emeklilik kurallarına aykırı yapılmış işlemin davacı için de uygulanmasını istemenin hukuk kurallarına aykırı olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı …’nin iş akdinin erken emeklilik şartlarını sağlamasına çok az bir zaman kala tek taraflı olarak sonlandırıldığını, davalı yanın Anayasa ve kanunlarda düzenlenen eşitlik ilkesine aykırı davrandığını, daha önce müvekkili ile aynı durumda olan işçilere karşı tam maaş bağlanması ve sadakat primlerinin verilmesine rağmen davacıya bu hakkın da tanınmadığını, davalı tarafından bir çok kere bu şekilde kendi kurallarının ihlal edildiğini ve bunun iş yeri uygulaması haline geldiğini, İlk Derece Mahkemesinin bu hususu nazara almadan davanın reddine karar vermesinin yerinde olmadığını beyan ederek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının hem maddi olay hem de hukuka uygunluk bakımından incelemeye tabii tutarak yapmış olduğu istinaf incelemesi sonucu istinafa konu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, vakıf senedinden kaynaklanan, davacı ile aynı durumdaki kişilerin faydalandığı erken emeklilik hakkından yararlanma iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 Sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 veya 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 110 uncu maddesi

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, 6100 Sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Çalıştırılanlara ve işçilere yardım vakfı” başlığını taşıyan 110/4 üncü maddesi; “Yararlananların, vakfın edimlerinin yerine getirilmesini dava yoluyla isteyebilmeleri, ödenti vermiş olmalarına veya vakfı düzenleyen hükümlerin kendilerine bu hakkı tanımış bulunmasına bağlıdır.” hükmünü içermektedir. Değerlendirmenin, anılan kanun hükmü ve vakıf mevzuatı çerçevesinde irdelenmesi zorunluluğu bulunmaktadır. Davalı … Vakıf Senedinin 3 üncü maddesinde vakfın amacının Türkiye’de şirketlerde memur sıfatıyla çalışmış, halen çalışmakta olan ve ileride çalışacak olanlara aşağıdaki şartlar dahilinde, tasrih edilmiş menfaatleri sağlamak şeklinde açıklandığı; 4 üncü maddesinde ise vakfın gelirlerinin her türlü vasiyet, hibe ve sair yollarla intikal edecek eşyalar, haklar ve değerler; ticari işletmeler ve kredilerden elde edilecek gelirler vakfın sahip olduğu ve olacağı menkul ve gayrimenkullerden elde edilecek satış, kira ve diğer gelirler ile sosyal faaliyetler, piyango ve sair kaynaklardan elde edilecek gelirler olarak belirtildiği, 6 ncı maddesinde de, vakfa terk edilen menkul ve gayrimenkuller ayrı ayrı sayılmış ve Vakfın geliri tahsis edilen iş bu gayrimenkuller ile nakitten elde edilecek her nevi gelir ile her türlü bağış ve sair suretlerde intikal edecek değerler ve işbu vakıf senedine göre elde edilecek sair gelirlerden ibaret olacağı hükme bağlanmıştır. Vakıf senedi ile vakıf senedinin eki niteliğindeki “…Emeklilik Menfaatleri Sistemi Kuralları”nda, yararlananlardan ödenti kesileceğine ve hakların hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesi halinde yararlananlara dava açma hakkı verildiğine dair herhangi bir düzenleme mevcut değildir. Dolayısıyla ödenti vermeyen davacının dava açma yönünden aktif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın açıklanan gerekçeyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile ret kararı verilmesi doğru değil ise de; bu husus yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden ve hükmün redde ilişkin bölümü sonucu itibari ile doğru görüldüğünden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin (V.C.3.1) nolu bentte yazılı nedenlerle diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davacı vekilinin temyiz itirazlarının (V.C.3.2) nolu bentte yazılı nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan şekilde gerekçesi değiştirilmek suretiyle 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.