YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/17636
KARAR NO : 2023/5522
KARAR TARİHİ : 25.10.2023
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2018/7 Esas 2021/44 Karar
KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasındaki kadasto tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili, davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında, … ili … ilçesi … Merkez Mahallesi çalışma alanında bulunan 121 ada 25 parsel … 80.738,24 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadimden beri mera olarak kullanıldığından söz edilerek mera vasfıyla sınırlandırılmıştır.
2. Asıl davanın davacısı … dava dilekçesinde; … ili … ilçesi … Merkez Mahallesi 121 ada 25 parsel … taşınmazın mera olarak tespit edildiğini, taşınmazın 8 dönümlük bölümündeki zilyetliğinin murisleri ile birlikte 100 yıldan fazla olduğunu, babası adına … Köyü 61 numarada kayıtlı vergi kaydının bulunduğunu belirterek, söz konusu taşınmaz bölümünün mera parselinden ayrılarak adına tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
3. Birleşen davanın davacısı Mehmet Kefelioğlu dava dilekçesinde; … ili … ilçesi … Merkez Mahallesi 121 ada 25 parsel … taşınmazın mera olarak tespit edildiğini, taşınmazın toplam 9 dönümlük bölümünde evinin ve fındıklığının bulunduğunu, taşınmazın babası tarafından satın alındığını ve babasının taşınmazı kendisine verdiğini, taşınmaza 30 yıldan beri zilyedi olduğunu belirterek, söz konusu taşınmaz bölümünün mera parselinden ayrılarak adına tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
4. Birleşen davanın davacısı … dava dilekçesinde; … ili … ilçesi … Merkez Mahallesi 121 ada 25 parsel … taşınmazın mera olarak tespit edildiğini, taşınmazın toplam 6 dönümlük bölümünün kendisine babasından kaldığını belirterek, bu bölümün mera parselinden ayrılarak adına tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
5. Birleşen davanın davacısı … dava dilekçesinde; … ili … ilçesi … Merkez Mahallesi 121 ada 25 parsel … taşınmazın mera olarak tespit edildiğini, taşınmazda 10 dönümlük yerin dedesinden babasına intikal ettiğini ve Mehmet Ayçiçek adlı şahıstan satın alındığını, … Köyünün 60 numaralı vergi kaydında kayıtlı olduğunu belirterek, bu bölümün mera parselinden ayrılarak murisi olan babası Selahattin mirasçıları adına tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
6. Birleşen davanın davacısı … dava dilekçesinde; … ili … ilçesi … Merkez Mahallesi 121 ada 25 parsel … taşınmazın mera olarak tespit edildiğini, taşınmazda 1,5 dönümlük yerin babasından kendisine intikal ettiğini belirterek, bu bölümün mera parselinden ayrılarak adına tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
7. Birleşen davanın davacısı … dava dilekçesinde; … ili … ilçesi … Merkez Mahallesi 121 ada 25 parsel … taşınmazın mera olarak tespit edildiğini, taşınmazda 1,5 dönümlük yerin babasından kendisine intikal ettiğini belirterek, bu bölümün mera parselinden ayrılarak adına tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
8. Birleşen davanın davacısı … dava dilekçesinde; … ili … ilçesi … Merkez Mahallesi 121 ada 25 parsel … taşınmazın mera olarak tespit edildiğini, taşınmazda 4 dönümlük yerin dedesinden ve babasından intikalen kaldığını belirterek, bu bölümün mera parselinden ayrılarak adına tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
9. Birleşen davanın davacısı Yusuf Hacıhamzaoğlu dava dilekçesinde; … ili … ilçesi … Merkez Mahallesi 121 ada 25 parsel … taşınmazın mera olarak tespit edildiğini, taşınmazda 7 dönümlük yerin bir kısmının babasından kaldığını, 2000 yılında İsmail Ayçiçek adlı şahıstan satın aldığını, bu kişi ile birlikte zilyetliğinin 40 yıldan fazla olduğunu belirterek, bu bölümün mera parselinden ayrılarak adına tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
10. Birleşen davanın davacısı … dava dilekçesinde; … ili … ilçesi … Merkez Mahallesi 121 ada 25 parsel … taşınmazın mera olarak tespit edildiğini, taşınmazın 15 dönümlük bölümünün dedesinden babasına, ondan da mirasçılarına kaldığını belirterek, bu bölümün mera parselinden ayrılarak murisi olan babası … Hacıhamzaoğlu adına tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
11. Birleşen davanın davacısı … Kozdava dilekçesinde; … ili … ilçesi … Merkez Mahallesi 121 ada 25 parsel … taşınmazın mera olarak tespit edildiğini, taşınmazın 10 dönümlük bölümünü 06.12.1974 ve 30.04.1979 tarihli senetlerle satın aldığını belirterek, bu bölümün mera parselinden ayrılarak adına tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
12. Birleşen davanın davacısı … dava dilekçesinde; … ili … ilçesi … Merkez Mahallesi 121 ada 25 parsel … taşınmazın mera olarak tespit edildiğini, taşınmazın 4 dönümlük bölümü üzerindeki zilyetliğinin murisleri ile birlikte 100 yıldan fazla olduğunu belirterek, bu bölümün mera parselinden ayrılarak adına tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
13. Birleşen davanın davacısı … dava dilekçesinde; … ili … ilçesi … Merkez Mahallesi 121 ada 25 parsel … taşınmazın mera olarak tespit edildiğini, taşınmazın 1,5 dönümlük bölümünün zilyedi olduğunu, … Köyü 62 numaralı vergi kaydının bulunduğunu belirterek, bu bölümün mera parselinden ayrılarak adına tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
14. Birleşen davanın davacısı … dava dilekçesinde; … ili … ilçesi … Merkez Mahallesi 121 ada 25 parsel … taşınmazın mera olarak tespit edildiğini, taşınmazın 2 dönümlük bölümünün zilyedi olduğunu, … Köyü 60 numaralı vergi kaydının bulunduğunu belirterek, bu bölümün mera parselinden ayrılarak adına tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
15. Birleşen davanın davacısı Nazif Ayçiçek dava dilekçesinde; … ili … ilçesi … Merkez Mahallesi 121 ada 25 parsel … taşınmazın mera olarak tespit edildiğini, taşınmazın 10 dönümlük bölümünün zilyedi olduğunu,… Köyü 62 numaralı vergi kaydının bulunduğunu belirterek, bu bölümün mera parselinden ayrılarak adına tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
16. Birleşen davanın davacısı … dava dilekçesinde; … ili … ilçesi … Merkez Mahallesi 121 ada 25 parsel … taşınmazın mera olarak tespit edildiğini, taşınmazın 3,5 dönümlük bölümündeki zilyetliğinin murisleri ile birlikte 100 yıldan fazla olduğunu, dedesi Yakup Ayçiçek adına … Köyü 62 numarada kayıtlı vergi kaydının bulunduğunu belirterek, bu bölümün mera parselinden ayrılarak adına tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
17. Birleşen davanın davacısı … dava dilekçesinde; … ili … ilçesi … Merkez Mahallesi 121 ada 25 parsel … taşınmazın mera olarak tespit edildiğini, taşınmazın 8 dönümlük bölümündeki zilyetliğinin murisleri ile birlikte 100 yıldan fazla olduğunu, babası adına … Köyü 60 numarada kayıtlı vergi kaydının bulunduğunu belirterek, bu bölümün mera parselinden ayrılarak adına tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevabında; davacıların davalarını ispatlamaları gerektiğini, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup olmadığının, davacının açtığı başka tescil davası bulunup bulunmadığının, vergi kaydının olup olmadığının ve diğer tüm hususların araştırılması gerektiğini savunmuştur.
2. Davalı … vekili cevabında; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece (… Kadastro) Mahkemesinin 10.05.2010 tarih ve 2007/80 Esas, 2010/52 Karar … kararı ile; dava konusu yerin kadim mera olduğu gerekçesi ile davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi sınırlandırılmasına karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece (… Kadastro) Mahkemesinin 10.05.2010 tarih ve 2007/80 Esas, 2010/52 Karar … kararı, davacılardan …, …, …, …, …, …, …, … , …, …, …, …, … tarafından temyiz edilmiştir.
2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 05.07.2012 tarih ve 2012/1523 Esas, 2012/6050 Karar … ilamıyla; ” hükmü temyiz eden davacılardan …, … ve … temyiz süreleri geçtiğinden, bu kişiler hakkında temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verildikten sonra, diğer davalar yönünden ise eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesinin isabetsizliğine” değiniler hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. … Kadastro Mahkemesinin kapatılması nedeniyle dava dosyasının devredildiği … Kadastro Mahkemesinde yapılan yargılama sonunda, 16.03.2015 tarih ve 2013/49 Esas, 2015/21 Karar … kararla, “davacıların davasının kabulüne, dava konusu … ilçesi … Mahallesinde bulunan 121 ada 25 parsel … taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 05.11.2014 tarihli raporda belirtilen taşınmaz bölümlerinin bu parselden ayrılarak ayrı ayrı davacılar adlarına tapuya kayıt ve tesciline, çekişmeli parselin geriye kalan bölümlerinin mera olarak tespit gibi özel siciline kaydına” karar verilmiştir.
4. … Kadastro Mahkemesinin yukarıda belirtilen 16.03.2015 tarih ve 2013/49 Esas, 2015/21 Karar … kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
5. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince yapılan temyiz incelemesi sonucunda, 23.10.2017 tarih ve 2015/11052 Esas, 2017/6766 Karar … ilamla; “…İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulmuş olmasına rağmen bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmeden hüküm kurulduğu, bozma ilamına uyulduğuna göre bozma ilamında işaret edilen hususların eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerektiği, zira bozma ilamına uyulmakla taraflar yararına usuli müktesep hak oluşacağı, bu hakkın zedelenmemesi için bozma gereklerinin yerine getirilmesinin zaruri olduğu, İlk Derece Mahkemesince taşınmaz başında yapılan keşifte; davacıların ayrı ayrı hak iddia ettikleri ve fen bilirkişilerince 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 9, 10, 11 ve 12 rakamları ile gösterilen bölümlerin her biri üzerinde ayrı ayrı keşif yapılıp bu bölümlerin evveliyatında mera olup olmadığı, mera değil ise de üzerinde zilyetlik söz konusu ise bunun sürdürülüş biçimi her bir davacı için sorularak araştırılmadan dava konusu taşınmazın geneli üzerinde araştırma yapıldığı, ziraat bilirkişisi tarafından sadece fen bilirkişi raporunda 1 numara ile gösterilen Nafiz Ayçiçek’e ait, 2 numara ile gösterilen …’e ait, 4 numara ile gösterilen …’e ait kısım açısından rapor düzenlendiği, dava konusu diğer kısımlar açısından ise inceleme yapılmadığı, kaldı ki, zirai bilirkişi raporunun 1, 2 ve 4 numaralı bölümler yönünden de davayı aydınlatmaktan uzak olduğu, her bir davacının hak iddia ettiği yerler ayrı ayrı incelemeye tabi tutulmadan eksik inceleme ile rapor düzenlenmiş olduğu, çekişmeli taşınmazın mera olarak kesinleşen (A), (B), (C) ve (D) bölümleri ile çekişmeli taşınmazın güneyinde bulunan 8 nolu mera parseli ile aralarında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı hususunun da bilirkişi raporunda irdelenmediği, raporun bu haliyle hüküm vermeye elverişli olmadığı açıklanarak, doğru sonuca ulaşmak için öncelikle Harita Genel Komutanlığı’ndan tespit gününden öncesine ait ve tespit gününden geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ait hava fotoğrafları getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, komşu köylerde ikamet eden, elverdiğince yaşlı şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, tüm tespit bilirkişileri; aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları ve 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu huzuruyla yeniden keşif yapılması, keşif sırasında yerel bilirkişiler ve tanıklardan taşınmazın öncesinin ne olduğu, taşınmazın öncesinde mera olup olmadığı, bitişik 8 nolu mera parselinden ne suretle ayrıldığı, mera parseli ile arada ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı hususlarının sorulup saptanması, bilirkişi ve tanık sözlerinin komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmesi, dinlenen bilirkişi ve tanık beyanları arasındaki çelişki doğduğu takdirde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılması, ziraatçi bilirkişi kurulundan taşınmazın eğimi, niteliği, toprak yapısı, bitki örtüsü ve özellikle çekişmeli taşınmaz ile komşu 8 nolu mera parseli arasında doğal ya da yapay ayırıcı unsur olup olmadığı, mera parselinden nasıl ayrıldığı, öncesinin kamu orta malı niteliğinde mera olup olmadığı hususlarını içeren, çekişmeli taşınmaz ile komşu parselleri ve taşınmazın davaya konu olmayıp mera niteliğinde kesinleşen diğer bölümleri ile karşılaştırılmalı olarak değerlendiren, bilimsel verilere dayalı, önceki zirai bilirkişi raporunu da irdeleyen ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması bir kısım davacıların vergi kaydına dayandığı gözetilerek bu vergi kayıtlarında yer alan hudutlarında bilirkişi ve tanıklara tek tek sorulması, raporda belirtilen hususların somutlaştırılması için, taşınmazı tüm yönleriyle gösterecek şekilde çektirilecek fotoğraflar üzerinde çekişmeli taşınmazın kabaca işaretlettirilmesi ve keşfe katılacak fen bilirkişisinden keşif ve uygulamaları izleyip denetlemeye olanak veren ayrıntılı ve çekişmeli taşınmaz ile komşu mera parselinin konumlarını yan kesit krokisi ile gösterip açıklayan rapor alınması ve bu hususlara ilişkin mahkeme gözleminin de keşif tutanağına yazılarak taşınmazın öncesinin kadim mera olduğunun anlaşılması halinde zilyetlik süresi neye ulaşırsa ulaşsın zilyetlikle kazanılamayacağının düşünülmesi, taşınmazın zilyetlikle edinilebilecek yerlerden olması halinde 3402 … Kanun’un 14. maddesinde yer alan miktar sınırlamasının da dikkate alınması, ayrıca davacılardan Mehmet Kefelioğlu’nun yargılama sırasında öldüğü dikkate alınarak lehine iktisap koşullarının oluşması halinde mirasçıları adına tescil hükmü kurulması gerektiğinin düşünülmesi ve sonucuna göre karar verilmesi …” gereğine değinilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, mahallinde yapılan keşifte dava konusu taşınmazın bulunduğu mahalleye komşu mahallelerde ikamet eden mahalli bilirkişilerce dava konusu taşınmazların evveliyatında Ayçiçek’ler tarafından hayvan otlatma amaçlı olarak kullanılmaktayken sonradan fındıklık haline getirildiğinin, taşınmazın fındıklık haline getirilmesinden önceki dönemlerde köy halkının Ayçiçek’lerin izni olmaksızın dava konusu taşınmazda hayvanlarını otlatamadıklarını ve otlarından faydalanamadıklarını, dava konusu taşınmazın Ayçiçek’ler tarafından fındıklık haline getirilmesine köy halkı tarafından itiraz edilmediği yönündeki beyanları, ziraat mühendisi bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen 28.04.2021 ve 27.05.2021 tarihli raporlarda da dava konusu taşınmazın mera vasfında bulunmadığı yönünde kanaat bildirildiği, dava konusu taşınmazın mera vasfında bulunmadığının sabit görüldüğü gerekçeleri ile, açılan davaların kabulüne, dava konusu olan … ili … İlçesi … Mahallesinde bulunan 121 ada 25 parsel … taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile, birbirini takip eden aynı ada son parsel numarası verilmek suretiyle bilirkişi tarafından sunulan 12.04.2021 tarihli raporda belirtilen 1 nolu kısmın davacı Nafiz Ayçiçek adına, 2 nolu kısmın davacı … adına, 3 nolu kısmın davacı … mirasçıları adına, 4 nolu kısmın davacı … adına, 5 nolu kısmın davacı … adına, 6 nolu kısmın davacı … adına, 7 ve 10 nolu kısımların davacı Mehmet Kefelioğlu mirasçıları adına, 9 nolu kısmın davacı … adına, 11 nolu kısmın … adına, 12 nolu kısmın ise … adına, bu parselden ayrılarak tapuya kayıt ve tescillerine, dava konusu 121 ada 25 parselin ayrılan kısımlar dışındaki diğer kısmının mera olarak tespit gibi özel siciline kaydına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı Hazine vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunun tebliğ edilmediğini, mahalli bilirkişilerin taşınmazın öncesinde hayvan otlatmak için kullanıldığını, üzerinde eğrelti otlarının bulunduğunu beyan ettiklerini, İlk Derece Mahkemesince bu beyanların dikkate alınmadığını, 1966 yılı memleket haritasında taşınmazın beyaz renkli alanda kaldığını, 1982 haritada ise ekim sebebi ile yeşil renk olduğunu, topografik memleket haritalarının değerlendirilmediğini, 527 mera kaydının yeterince incelenmediğini, 8 numaralı mera parseli ile dava konusu mera parselinin bütünlük oluşturduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2. Davalı … vekili temyiz dilekçesinde; vekil edeni idare aleyhine karar verilmesinin ve idarenin yasal hasım olduğu düşünülmeden aleyhe vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro tespitine istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 … Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 … Kadastro Kanunu (3402 … Kanun),
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 … Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekili ve davalı … vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 210,55 TL’nin temyiz eden davalı … Başkanlığından alınmasına,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 … Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
25.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.