Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/1765 E. 2021/4833 K. 08.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1765
KARAR NO : 2021/4833
KARAR TARİHİ : 08.06.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Terkin

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ile katılma yoluyla bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı Hazine vekili, mülkiyeti kayden davalıya ait olan 293 ada 4 parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan kısmı bakımından davalı adına olan tapu kaydının iptali ile tescil harici bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalıların bir kısmı davanın reddini savunmuş, bir kısmı ise cevap vermemiştir.
Mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamı sonrası, Mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairenin 15.06.2015 tarihli ve 2015/11133 Esas, 2015/13243 Karar sayılı ilamı ile ‘…Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; davacı tarafça dava dilekçesinde dava değeri 5.100,00 TL olarak gösterilmiş ve davanın değerine göre dava tarihi itibariyle görevli Mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmış ise de, dava tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK’un 7. maddesinin son fıkrası “Bir dava, asliye mahkemesinde hükme bağlandıktan sonra, davanın sulh mahkemesinin görevi içinde olduğu ileri sürülerek üst mahkemede itirazda bulunulamaz.” hükmü uyarınca, eldeki davada Asliye Hukuk Mahkemesince karar verildiğinden bozma ilamına uyularak verilmiş 2.kararda mahkemenin görevsizliğine, Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna dair hüküm kurulması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir…’ gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkemesince bozmaya uyma kararı verilerek yeniden yapılan yargılama neticesinde, davanın kabulüne, 293 ada 4 parselde davalılar adına kayıtlı bulunan taşınmazın 17.07.2007 tarihli fen bilirkişisi Hasan Uzun tarafından tanzim edilen raporda kırmızı tema taralı olarak gösterilen 225,03 m2’lik kısım kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığından bu kısmın tapusunun iptaline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili ve katılma yolu ile davalı … ve diğerleri vekili tarafından vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava; 3621 Sayılı Kıyı Kanunu’ndan kaynaklanan tapu iptal ve terkin isteğine ilişkindir.
1. Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Kıyılar tapuya tescili gereken taşınmazlardan değildir. Mahkemece dava konusu taşınmazın kıyı alanında olduğu belirtilen bölümünün tapu kaydının iptaline karar verilmiş ise de; iptal edilen bu bölümün tapu sicilinden terkinine de karar verilmesi gerektiği halde bu yönde bir hüküm kurulmaması doğru değildir.
Yine, Mahkemece, hükümde, fen bilirkişi raporuna atıfta bulunulurken, rapor tarihi 17.07.2007 olarak yazılmış ise de dosya kapsamına göre fen bilirkişi raporunun 10.07.2007 tarihli olduğu anlaşılmış, ancak bu husus maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
2. Davalılar … ve diğerleri vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Mahkemece, davalılar aleyhine vekalet ücretine hükmedilmiş ise de, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/A maddesinde, kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dâhil, yargılama giderine hükmolunmayacağı hüküm altına alınmıştır. Davacı Hazine tarafından davalı aleyhine tapu kaydının iptali istemiyle dava açıldığına göre davalılar aleyhine vekalet ücreti hükmedilmesi isabetsiz olmuştur.
Ne var ki, tüm bu açıklanan yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 Sayılı HMK’nin geçiçi 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’un 438/7 maddesi uyarınca hükmün (1), (2) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün 1. paragrafındaki ” …tapusunun iptaline …’ ibaresinden sonra gelmek üzere ‘” … bu bölümün kıyı olarak tapu sicilinden terkinine ….” ibaresinin eklenmesine, 2. paragrafındaki ‘17.07.2007…’ tarihinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına yerine ‘10.07.2007…’ tarihinin yazılmasına, 6. paragrafındaki ‘Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ne göre belirlenen 1.980,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine…’ ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına yerine ‘3402 sayılı Yasa’ya eklenen 36/A maddesi gereğince davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına’ ibaresinin eklenmesine, Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin geçici 3. maddesi yollaması ile HMK’nin 304. maddesi (1086 sayılı HUMK’un 438/7. fıkrası) gereğince DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ İLE ONANMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 08.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.