Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/17772 E. 2022/1984 K. 07.03.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/17772
KARAR NO : 2022/1984
KARAR TARİHİ : 07.03.2022

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı-müdahil … ile müdahiller … … … ve arkadaşları vekili ile müdahil … ve müdahil … tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … İli Merkez İlçesi Aşıran (…) Köyü çalışma alanında bulunan 299, 287, 212, 230, 461, 222, 610, 495, 186, 623, 481, 333, 373, 123, 496, 146 ve 58 parsel sayılı sırasıyla 21.100,00, 85.376,00, 20.093,00, 88.00,00, 26.650,00, 22.000,00, 11.700,00, 3.500,00, 17.450,00, 13.850,00, 14.450,00, 26.550,00, 20.050,00, 72.00,00, 14.300,00, 72.00,00, 6.700,00 m² yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kaydı, vergi kaydı ve satın alma nedeniyle ölü …oğlu … mirasçıları ve arkadaşları adına paylı olarak tespit edilmiştir.
Davacı … miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ayrı ayrı 299, 287, 212, 230, 461, 222, 610, 186, 623, 481, 373, 496 ve 58 parsellere, davacı … miras yoluyla gelen hakka ve paylaşmaya dayanarak ayrı ayrı taşınmazların tümüne, davacı … miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 287, 495, 333, 123 ve 146 parsellere yönelik, davacılar … ve … ayrı ayrı miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 333 parsele yönelik dava açmıştır.
Yargılama sırasında miras yoluyla gelen hakka, tapu kaydına, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak … 299, 610, 623 ve 496 parsellere, … 287 ve 123 parsellere, … 212 ve 186 parsellere, … ve … 230 parsele, … ve … 461 parsele, … 222 ve 373 parselere, … 495 parsele, … 481 parsele, …, … oğlu … ile … oğlu … 333 parsele, Servet ve … 496 parsele, … 146 parsele, …, … ve … 146 parsele, … 58 parsele, Şekibe ve … 58 parsele, davacı … ile … ve arkadaşları ise ayrı ayrı miras yoluyla gelen hakka, tapu kaydına ve vergi kaydına dayanarak 299, 287, 212, 230, 461, 222, 610, 495, 186, 623, 481, 333, 373, 496 ve 58 parsellere yönelik davaya katılmıştır.
Mahkemece 146 parsele yönelik özetle “taraf koşulunun sağlanması” gereğine değinen bozma ilamına uyularak ve dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; çekişmeli 333 parsel yönünden müdahiller … oğlu …, … oğlu …, … dışındakilerin davasının reddiyle taşınmazın paylı olarak … ve arkadaşları adına, 58 parsel ile ilgili müdahil … dışındakilerin davasının reddiyle taşınmazın … adına, 146 parsel yönünden müdahil … dışındakilerin davasının reddiyle taşınmazı … adına, 123 parsel yönünden müdahil … dışındakilerin davasının reddiyle taşınmazın … adına, 461 parsel yönünden müdahil … ve … dışındakilerin davasının reddiyle taşınmazın paylı olarak adlarına, 481 parsel yönünden müdahil … dışındakilerin davasının reddiyle taşınmazın … adına, 222 ve 373 parseller yönünden müdahil … dışındakilerin davasının reddiyle taşınmazların … adına, 610,496,623 ve 299 parseller yönünden müdahil … dışındakilerin davasının reddiyle taşınmazların … adına, 230 parsel yönünden müdahil … ve … dışındakilerin davasının reddiyle taşınmazın paylı olarak … ve … adına, 186 ve 212 parseller yönünden müdahil … dışındakilerin davasının reddiyle taşınmazların … adına, 495 parsel yönünden müdahil … dışındakilerin davasının reddiyle taşınmazın … adına, 287 parsel yönünden müdahil …, …, …, …, …, … dışındakilerin davasının reddiyle taşınmazın paylı olarak adlarına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı-müdahil … ile müdahiller … … … ve arkadaşları vekili ile müdahil … ve müdahil … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazlar ölü oldukları belirtilmek suretiyle …çocukları … mirasçıları, … mirasçıları, … mirasçıları, …ğlu … adlarına tespit edilmiştir. Dosya içeriğine göre ölü oldukları saptanan tespit maliklerinden … kızı … ve … oğlu …’in mirasçılarının belirlendiği, adı geçenlerin mirasçılarına tebligat yapıldığı saptanmış ise de; ölü oldukları belirlenen yukarıda adları geçen bir bölüm tespit maliki davalıların mirasçıları belirlenmemiş, mahkemece devletin diğer resmi kurumlarına (vergi dairesi, belediye vb.) sorularak adı geçen kişilerin kimlik bilgilerinin tespit edilmeye çalışılması, kim oldukları tespit edilemezse “3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanun” hükümleri uyarınca mahallin en büyük mal memurunun kayyım atanması hususunda vesayet makamından talepte bulunulması için davacıya süre ve imkan tanınması ve vesayet makamınca atanacak kayyımın katılımıyla yargılamaya devam edilmesi gerekirken, detaylı araştırma yapılmadan ve kayyım tayin ettirilmeksizin hüküm kurulması cihetine gidilmiştir. Kural olarak, taraf koşulunun oluşturulmamış olması başlı başına kararın bozulması nedenidir.
Hal böyle olunca; sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için, öncelikle ölü tespit malikleri …çocukları …, …, … ve …, … … çocukları … … ve … ile … oğlu …’ın yasal mirasçılarının sağlıklı biçimde belirlenebilmesi için kimlik bilgileri devletin resmi kurumlarından ve davanın tarafı olan gerçek kişilerden sorularak tespit edilmeye çalışılmalı, aksi halde davacılara, 3561 sayılı Kanun hükümleri uyarınca kayyım tayin edilmesi hususunda vesayet makamından talepte bulunulmaları için süre ve imkan tanınmalı, vesayet makamınca kayyım atanması halinde, davanın yöntemince kayyıma yöneltilmesi suretiyle taraf teşkili sağlanmalı ve bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, bu hususlar gözetilmeksizin, yöntemince taraf teşkili sağlanmadan davanın esası hakkında karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı-müdahil …, müdahiller … … … ve arkadaşları vekili, müdahil … ve müdahil …’nın temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nin geçici 3. maddesi yollamasıyla ile 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince … ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine,
07.03.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.