Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/17881 E. 2023/260 K. 24.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/17881
KARAR NO : 2023/260
KARAR TARİHİ : 24.01.2023

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz
HÜKÜM/KARAR : Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen uygulama kadastrosuna itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında Hazine adına kayıtlı bulunan 101 ada 40 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün azaldığını, eksikliğin komşu 101 ada 39 ve 43 parsel sayılı taşınmazlardan kaynaklandığını ileri sürerek, hasımsız olarak dava açmıştır.

II. CEVAP
Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12.04.2016 tarihli ve 2014/497 Esas, 2016/98 Karar sayılı kararıyla; “çekişmeli 101 ada 40 parsel sayılı taşınmazın komşu aynı ada 39 ve 43 parsel sayılı taşınmazlarla zeminlerinin uyumlu olup herhangi bir sınır ihlalinin bulunmadığını, taşınmazın yüzölçümünün tesis kadastrosu sırasında yanlış hesaplandığını ve uygulama kadastrosu sırasında bu hatanın düzeltilmiş olduğu” gerekçesiyle davanın reddine, çekişmeli 101 ada 40 parsel sayılı taşınmazın uygulama tespiti gibi tapuya tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin 12.04.2016 tarihli ve 2014/497 Esas, 2016/98 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Hüküm, Yargıtay (Kapatılan 16. Hukuk) Dairesinin 29.06.2020 tarihli ve 2017/372 Esas, 2020/2298 Karar sayılı kararı ile “hükme esas alınan raporun denetime elverişli olmadığı, dava konusu taşınmazın yüzölçümündeki eksikliğin hangi sebepten veya hangi parselden/taşınmazdan kaynaklandığı belirlenmediği için yöntemince taraf teşkili de sağlanmadığı belirtilerek; Mahkemece öncelikle, eksik belgelerin ilgili yerlerden getirtilerek dosya arasına alınması, bundan sonra harita mühendisi ve jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi sıfatına sahip üç kişilik uzman bilirkişi kurulu eliyle yöntemince inceleme ve araştırma yapılarak denetime elverişli rapor alınması, dava konusu taşınmazın yüzölçümündeki azalmanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/a maddesi ve bu madde uyarınca yürürlüğe giren “Kadastro Haritalarının Yeniden Düzenlenmesi ve Tapu Sicilindeki Gerekli Düzeltmelerin Yapılmasında Uygulanacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik” hükümlerine aykırı olduğunun belirlenmesi halinde, uygulama kadastrosuna itiraz niteliğindeki bu davada, komşu parsel maliklerinin, tescil harici taşınmazlar yönünden ise ilgili tüzel kişilerin davaya dahil edilmesi için davacı tarafa süre ve imkan tanınması, bu şekilde yöntemince taraf teşkili sağlandıktan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilerek bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “çekişmeli 101 ada 40 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün azalmasının 101 ada 35 ve 39 parsel sayılı taşınmazlardan kaynaklandığını ve 07.07.2021 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde taşınmazın sınırının düzeltilmesi gerektiği” gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli temyize konu 101 ada 35, 39 ve 40 parsel sayılı taşınmazların uygulama tespitlerinin iptali ile 07.07.2021 tarihli bilirkişi raporunda 101 ada 35 parsel sayılı taşınmazın (B) harfi ile gösterilen 42,27 metrekare ve (F) harfi ile gösterilen 0,01 metrekare, 101 ada 39 parsel sayılı taşınmazın ise (A) harfi ile gösterilen 7,14 metrekarelik bölümünün ifraz edilerek 101 ada 40 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle, 101 ada 35 parsel sayılı taşınmazın 20.304,28 metrekare, 101 ada 39 parsel sayılı taşınmazın 4.239,69 metrekare ve 101 ada 40 parsel sayılı taşınmazın ise 1.473,80 metrekare yüzölçümlü olarak tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemenin 03.04.2021 tarihli ara kararında, davada taraf olmadan önceki işlemlere karşı itiraz haklarının bulunmadığı gerekçesi ile taleplerinin reddine dair kararın yanılgıya dayalı olarak verildiğini, yerel mahkemenin hükmü ile hükme esas alınan bilirkişi raporunun uyumsuz olduğunu, 101 ada 40 parsel sayılı taşınmazda meydana gelen azalmanın davalıya ait taşınmazdan kaynaklanmadığını, ayrıca davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, uygulama kadastrosu sırasında davacı Hazineye ait taşınmazın yüzölçümünde meydana gelen azalmanın, davalıya ait taşınmazdan kaynaklanıp kaynaklanmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3’üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 427 ve devamı maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/2-a maddesi.
3. Değerlendirme
1.Uygulama kadastrosu sırasında, temyize konu … ili. … ilçesi … Mahallesi çalışma alanında ve tapuda davacı Hazine adına kayıtlı bulunan eski 997 parsel sayılı 20.300,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 101 ada 35 parsel numarasıyla ve 20.346,56 metrekare yüzölçümlü olarak; 1001 parsel sayılı 2.893,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 101 ada 40 parsel numarasıyla ve 1.424,38 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı … adına kayıtlı bulunan 1000 parsel sayılı 4.012,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, 101 ada 39 parsel numarasıyla ve 4.246,83 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.

2.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

3402 sayılı Kanun’un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına,24.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.