Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/1816 E. 2021/4497 K. 27.05.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1816
KARAR NO : 2021/4497
KARAR TARİHİ : 27.05.2021

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVACI BİRLEŞEN DAVADA
DAVACI (Üçüncü Kişi) : …
DAVALI BİRLEŞEN DAVADA
DAVALI (Alacaklı) : Şirinoğlu Factoring Finansal Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi
(Borçlu) : Biogenecs Biyoteknoloji A.Ş.
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kabulüne dair kararın asıl ve birleşen davada davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 19.01.2021 tarihli ve 2020/2598 Esas, 2021/220 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Asıl ve birleşen davada davalı alacaklı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R

Asıl ve birleşen davada davacı üçüncü kişi vekili, 27/10/2014 ve 13.11.2014 tarihlerinde müvekkiline ait adreste yapılan hacizde müvekkiline ait menkul malların haczedildiğini, müvekkili şirketin borçlu ile hiç bir ilgisinin olmadığını açıklayarak, istihkak iddialarının kabulüne, haczedilen malların müvekkiline ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı alacaklı vekili; haciz adresinde borçlu şirkete ait evrakların bulunduğunu, haciz adresinin borçlu şirketin eski iş yeri olduğunu, davacının fatura ibraz etmediğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacı şirketin 27.10.2014 tarihli hacizden sonra haciz adresinde faaliyete başladığı, borçlu şirkette bir dönem yönetim kurulu üyeliği yapan ……… ve …… …’ın üçüncü kişi şirket yetkilisi … …’ın oğulları olduğu, … …’ın borçlu şirket ortağı iken istifa ettiği ve üçüncü kişi şirkete ortak olduğu, haciz sırasında borçlu şirkete ait evraklar bulunduğu, ispat yükünün davacı şirkette olduğu, davacı şirket tarafından haczedilen mahcuzlara ilişkin fatura ibraz edilmediği, karinenin aksini ispatlayamadığı gerekçesi ile asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş, kararın davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 27.9.2016 tarihli ve 2016/394 Esas, 2016/ 12630 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmiş olup, onama kararına karşı asıl ve birleşen davada davacı üçüncü kişi vekili tarafından karar düzeltme talebinde bulunulması üzerine dosya yeniden incelenmiştir.
Dairemizin 06.03.2019 tarihli ve 2017/9115 Esas, 2019/2379 Karar sayılı ilamı ile haciz yapılan adres davacı üçüncü kişinin ticaret sicil adresi olup, ticaret sicil kayıtlarına göre borçlunun haciz adresinde faaliyet göstermemiş olması ve borçlu ile üçüncü kişi şirket arasında organik bağ bulunmaması nedeniyle, mülkiyet karinesinin davacı üçüncü kişi lehine olduğu davalı alacaklı tarafından delil olarak ileri sürülen ticaret sicil kayıtları, haciz tutanağı ve nüfus kayıtlarının karinenin aksini ispata yeterli olmadığı, bu nedenle davanın kabulü gerekirken reddinin doğru olmadığı gerekçesiyle karar düzeltme talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece bozma üzerine yapılan yargılamada bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 19.01.2021 tarihli ve 2020/2598 Esas, 2021/220 Karar sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verilmiş, davalı alacaklı vekilince bu kez karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.
Asıl ve birleşen dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Mahkemece dosya hakkında karar verildikten sonra, 10.11.2016 tarihinde icra dosyasının tahsil harcı alınarak işlemden kaldırıldığı icra dosyasından anlaşılmaktadır.Bu durumda, istihkak iddia edilen menkuller üzerindeki haciz de kalkacağından, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ile yargılama gideri ile vekalet ücreti yönünden de 6100 sayılı HMK’nin 331. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre karar verilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Davalı alacaklı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile; Dairemizin 19.01.2021 tarihli ve 2020/2598 Esas, 2021/220 Karar sayılı onama kararının kaldırılmasına, hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle İİK’nin 366 ve 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 27.05.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.