Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/1829 E. 2021/5390 K. 23.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1829
KARAR NO : 2021/5390
KARAR TARİHİ : 23.06.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece; bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde asıl ve birleşen dosyada davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR
Davacılar vekili asıl dosyada davalı ile ortak murisleri olan … …’ın 9 parsel sayılı taşınmazdaki 4 numaralı bağımsız bölümü, diğer ortak mirasbırakan … … …’ın ise aynı yerdeki 5 numaralı bağımsız bölümü davalıya satış suretiyle temlik ettiklerini, muvazaalı temlikler nedeniyle açılan davaların kabul edilerek taşınmazların miras payları oranında adlarına tesciline karar verildiğini, kararların kesinleştiğini, aradan geçen süre içerisinde davalının anılan taşınmazları haksız bir şekilde tek başına tasarrufunda bulundurduğunu ileri sürerek, 4 numaralı bağımsız bölüm için her bir davacı adına ayrı ayrı 12.500,00 TL, 5 numaralı bağımsız bölüm için her bir davacı adına ayrı ayrı 12.500,00 TL olmak üzere toplam 50.000,00 TL ecrimisilin tahsiline karar verilmesini talep etmiş, birleşen dosyada 03.06.2010 ila 09/01/2015 arasına ait 4 numaralı bağımsız bölüm için her bir davacı adına ayrı ayrı 20.750,00 TL, 5 numaralı bağımsız bölüm için her bir davacı adına ayrı ayrı10.375,00 TL ecrimisilin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili asıl ve birleşen dosyada, davanın reddini savunmuş ve takas mahsup talebinde bulunmuştur.
Mahkemenin 2010/136-2014/107 sayılı ve 11.03.2014 tarihli ilamı ile asıl dosyada davanın kısmen kabulü ile 4 numaralı bağımsız bölüm yönünden 12.500,00 TL ecrimisilin tahsili ile davacı …’e verilmesine, 12.500,00 TL ecrimisilin tahsili ile davacı …’e verilmesine, 5 numaralı bağımsız bölüm yönünden 8.070,00 TL ecrimisilin tahsili ile davacı …’e verilmesine, 8.070,00 TL ecrimisilin tahsili ile davacı …’e verilmesine karar verilmiştir. Kararın davalı tarafından temyizi üzerine karar 1. Hukuk Dairesinin 2014/10444-2014/14548 sayılı ve 22.09.2014 tarihli ilamı ile “ kira esasına göre belirleme yapılırken tarafların ibraz edeceği emsaller incelenerek, denetlenebilir rapor alınması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, hükme yeterli olmayan rapora itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsizdir. Ayrıca, dava konusu taşınmazlara davalı tarafından zorunlu ve faydalı masraf yapıldığı ileri sürülerek takas-mahsup talebinde bulunulduğuna göre bu istek bakımından mahkemece, bir değerlendirme yapılmamış olması da doğru değildir.” gerekçesiyle bozulmuştur. Bozmadan sonra birleştirme kararı verilmiştir. Mahkemece, asıl dosyada davanın kabulü ile 4 numaralı bağımsız bölüm yönünden 12.500,00 TL ecrimisilin tahsili ile davacı …’e verilmesine, 12.500,00 TL ecrimisilin tahsili ile davacı … mirasçılarına verilmesine ,5 numaralı bağımsız bölüm yönünden 8.290,00 TL ecrimisilin tahsili ile davacı …’e verilmesine, 8.290,00 TL ecrimisilin tahsili ile davacı … mirasçılarına , birleşen dosyada 4 numaralı bağımsız bölüm yönünden 21.250,00 TL ecrimisilin tahsili ile davacı …’e verilmesine, 21.250,00 TL ecrimisilin tahsili ile davacı … mirasçılarına, 5 numaralı bağımsız bölüm yönünden 10.375,00 TL ecrimisilin tahsili ile davacı …’e verilmesine, 10.375,00 TL ecrimisilin tahsili ile davacı … mirasçılarına verilmesine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Asıl ve birleşen dava, ecrimisil istemine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararındaki esas çerçevesinde işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir (9.5.1960 tarihli ve 1/9 sayılı YİBK).
Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile, bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak oluşabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak durumu doğabilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturmaktadır (4.2.1959 tarihli ve 13/5 sayılı YİBK).
Asıl dosyada 5 numaralı bağımsız bölüm için bozma öncesinde her bir davacı için ayrı ayrı 8.070,00 TL ecrimisile hükmedilmiş , hükmün davalı tarafından temyizi üzerine karar araştırmaya yönelik bozulmuştur. Bozma üzerine verilen kararda davalının usuli kazanılmış … gözetilmeden her bir davacı için ayrı ayrı 8.290,00 TL ecrimisile hükmedilmesi doğru değildir.
Öte yandan; HMK’nin 26/1.maddesi; “Hakim, tarafların talep sonuçları ile bağlıdır, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre talep sonucundan daha azına karar verebilir.” hükmünü içermektedir. Davacı vekili birleşen dosya dava dilekçesinde açıkça 4 numaralı bağımsız bölüm yönünden her bir davacı için ayrı ayrı 20.750,00 TL ecrimisil talep etmiştir. Bu durumda mahkemece taleple bağlılık kuralı uyarınca hüküm kurulması gerekirken talep aşılarak her bir davacı için ayrı ayrı 21.250,00 TL ecrimisile hükmedilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda ( 2 ) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yukarıda 1 no.lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, taraflarca HUMK’nun 440/1 maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 23.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.