YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1858
KARAR NO : 2021/5106
KARAR TARİHİ : 15.06.2021
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davacının istihkak iddiasının kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı üçüncü kişi vekili, müvekkili şirketin metal ürünleri üzerine ticaret yapmakta olup bu kapsamda dava dışı Arçelik A.Ş.’den satın aldığı malları fason kesim yaptırmak amacıyla borçlu şirkete teslim ettiğini, mahcuzların müvekkil şirkete ait olduğunu, borçlu şirket ile ilgisi bulunmadığını açıklayarak, davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan ilk yargılama sonucunda, davanın reddine ilişkin verilen karar, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 28.12.2017 tarihli ve 2015/14571 Esas, 2017/17690 Karar sayılı ilamı ile; davacı üçüncü kişi şirket ile borçlu şirketin ticari defterlerinin getirtilmesi, bundan sonra dosyanın uzman bilirkişiye tevdii edilerek ve varsa tarafların bu konudaki Banka kayıtları da incelenerek ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olup olmadığı hususu da dikkate alınarak rapor alınması, borçlu ve üçüncü kişi şirketler arasında cari işlemler olup olmadığı, borçlunun aynı anda başka firmalara da fason üretim yapıp yapmadığının araştırılması, borçlu şirket tarafından üçüncü kişi şirkete verildiği iddia edilen fason işçiliği hizmetine ilişkin yapılmış bir ödeme var ise deftere kaydedilip kaydedilmediğinin belirlenmesi, üçüncü kişinin hacze konu mallara ilişkin sunduğu faturalar ile davaya konu mahcuzların karşılaştırılması, borçlu şirkette üretilen malların, üçüncü kişi tarafından borçluya sevk edilen mallardan imal edilip edilmediği ayırt edilerek, teslim edilmiş sayılıp sayılmayacağının belirlenmesi ve taraflar arasındaki organik bağın araştırılması ile dosya içerisindeki diğer deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak, davacı tarafça dosyaya ibraz edilen faturanın davacının yevmiye defterinde kayıtlı olduğu, davacı üçüncü kişi ile takip borçlusu … arasında … ofis sözleşmesinden kaynaklanan davacının kiralayan borçlunun kiralayan olması dışında ortaklık yapıları, faaliyet konuları açısından aralarında herhangi bir ilişkinin tespit edilemediği, davacı ile takip borçlusu Yemen Metal San. Tic. Ltd. Şti. ve dava dışı Has Metal Ticaret ve San. Ltd. Şti. arasında aynı konuda ticari faaliyette bulunmalarının dışında gerek ortaklık yapıları gerekse faaliyet adresleri açısından bir ilişki olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı alacaklı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma ilamı gereğince yeterli araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Şöyle ki, borçlu şirkete ticari defterlerini sunması gerektiğini bildirir muhtıra ve bilirkişi raporu, borçlu şirketin Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı adresine tebliğ edilmeyip, borçlu şirketin 02.02.2015 tarihinde taşındığı adresine TK’nin 35. maddesi uyarınca tebliğ edilmiş olmasına rağmen, borçlunun ticari defterlerini sunmadığından bahisle üçüncü kişinin defterlerinin incelenmesi ile yetinilerek karar verildiği görülmüştür. Öte yandan, üçüncü kişi şirketin fason üretim bedeli adı altında ödeme yapıp yapmadığının da ticari defterlerinde incelemesi yapılmamıştır. Kaldı ki, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda eldeki davanın tarafları ile ilgisi olmayan bilgilere yer verilmiş olup Mahkemece de bilirkişi raporunda hata yapıldığı dikkate alınmaksızın “davacı üçüncü kişi ile takip borçlusu … arasında … Ofis Sözleşmesinden kaynaklanan davacının kiralayan borçlunun kiralayan olması dışında ortaklık yapıları, faaliyet konuları açısından aralarında herhangi bir ilişkinin tespit edilemediği,” şeklindeki ifadelerle takip borçlusunun … olmadığı, dosya kapsamında … Ofis Sözleşmesinden kaynaklanan kiracılık ilişkisi iddiası bulunmadığı gözardı edilerek, dosya kapsamı ile alakasız bilgilerle gerekçe kurulması da hatalı olmuş bozmayı gerektirmiştir. Hal böyle olunca, dava konusu mahcuzlar borçlu elinde haczedilmiş olduğundan, İİK’nin 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla davalı alacaklı yararına olduğu, karinenin aksinin davacı üçüncü kişi tarafından ispat edilmesi gerektiği anlaşıldığından, davacı üçüncü kişinin karinenin aksini kanıtlayıp kanıtlayamadığının belirlenmesi amacıyla, borçlu şirketin ticaret sicil adresine tebligat yapılarak ticari defterlerini sunması için süre ve imkan tanınması, ondan sonra davacı üçüncü kişi şirket ile borçlu şirketin ticari defterlerinin getirtilmesi, borçlu ve üçüncü kişi arasında cari işlemler olup olmadığı, borçlunun aynı anda başka firmalara da fason üretim yapıp yapmadığı, borçlu şirket tarafından üçüncü kişi şirkete verildiği iddia edilen fason işçilik hizmetine ilişkin yapılmış bir ödeme var ise deftere kaydedilip kaydedilmediğinin belirlenmesi, borçlu şirkette üretilen malların, üçüncü kişi tarafından borçluya sevk edilen mallardan imal edilip edilmediği ayırt edilerek teslim edilmiş sayılıp sayılmayacağının belirlenmesi için ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olup olmadığı hususu da dikkate alınarak, bilirkişi raporu alınması ve dosya içerisindeki diğer deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken, belirtilen hususlar dikkate alınmadan, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı biçimde hüküm kurulması isabetli olmamıştır
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nin 366 ve 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.