YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/20
KARAR NO : 2021/3819
KARAR TARİHİ : 26.04.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kabulüne dair kararın davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 02.06.2020 tarihli ve 2017/11343 Esas, 2020/2803 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Davalı Hazine vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … vekili, DSİ tarafından yapılacak Ilısu barajı kamulaştırma işlemine konu 121 parsel sayılı taşınmazda vekil edeni tarafından ev, bahçe ve tüm muhdesatların meydana getirildiğini açıklayarak, taşınmazlar üzerindeki muhdesatların vekil edenine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne, dava konusu 121 parsel sayılı taşınmazın içinde bulunan ve fen bilirkişisi tarafından tanzim edilen 05.01.2016 tarihli rapor ve krokide A harfi ile gösterilen 10,14 m2 yapı, B harfi ile gösterilen 46,33 m2 ev, F harfi ile gösterilen 12,00 m2 banyo, G harfi ile gösterilen 10,05 m2 depo ile 12 m2 çardak, 38,48 m2 beton tesviye şabı, 70,53 m2 taş+tuğla duvar, kafes tel örgü, sondaj su kuyusunun davacı tarafından yapıldığının tespitine, yine aynı yer olan ve fen bilirkişi raporunda gösterilen, 23.12.2015 tarihli ziraat bilirkişi raporunda belirtilen 9-10 yaşlarında 10 adet incir, 2 adet ceviz, 12 adet nar, 3 adet elma, 2 adet erik, 2 adet kayısı, 10 adet fıstık ve 7 adet asma ağacının davacı tarafından yapıldığının tespitine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 2017/11343 Esas, 2020/2803 Karar sayılı ilamıyla; davalı vekilinin esasa yönelik temyiz itirazlarının reddine,davacı vekilinin ve davalı vekilinin yargılama giderlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince;davacı tarafın talep konusu ettiği muhdesatların toplam değerinin 126.070,39 TL olarak belirlendiği, ancak bu muhdesatlardan fen bilirkişi raporunda C harfi ile gösterilen afet evi ve D harfi ile gösterilen WC’in … tarafından yapıldığı, dolayısıyla davacı tarafından yapılmadığına karar verildiği,reddedilen muhdesatların değeri sırasıyla 13.673,84 TL ile 1.064,36 TL olarak belirlendiği,davacının davasının kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesi ve buna göre yargılama gideri ve vekalet ücreti hesap edilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi ve taraflar yararına vekalet ücreti yönünden hüküm tesis edilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna işaret edilerek bozma kararı verilmiş, davalı Hazine vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Dava, muhdesatın tespiti istemine ilişkindir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına ve Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre yerinde olmayan ve HUMK’un 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan davalı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme istemlerinin reddine karar verilmiştir.
2.Davalı Hazine vekilinin diğer karar düzeltme istemlerinin incelenmesinde;
Bütünleyici parça niteliğinde olmayıp her zaman için ana taşınmazdan sökülüp götürülebilen ve taşınmazdan ayrılması mümkün olan eşyalar da teferruat niteliğindedir. Bu nitelikteki eşyalar yönünden muhdesat aidiyeti davası açılamayacağı, iyileştirici nitelikteki giderlerden paya düşenden fazlasını ancak koşullarının varlığı halinde Türk Borçlar Kanunu’nun 77 ve devam eden maddeleri hükmüne ve sebepsiz zenginleşme kurallarına göre açılacak eda nitelikli bir alacak davası ile istenebileceği kuşkusuzdur. Eda davası açma hakkının bulunduğu hallerde bu davaya öncü olacak bir tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunduğundan söz edilemez. Hemen belirtmek gerekir ki hukuki yarar dava koşuludur. O halde, somut olayda; mahallinde yapılan keşif sonucunda, dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporlarına göre; aidiyetinin tespiti istenen ve Mahkemece kabulüne karar verilen, kafes tel örgü ve çardak taşınmazın bütünleyici parçası veya kalıcı nitelikte yapı olmayıp, muhdesat niteliğinde değildir.
Ayrıca,muhdesatın tespiti davalarında davanın konusu (müddeabih) davalıların paylarına isabet eden muhdesat değeri (zemin bedeli hariç) olup; yargılama sonucunda hüküm altına alınacak nispi karar ve ilam harcının, yargılama giderlerinin ve taraflar yararına takdir edilecek vekalet ücretlerinin iş bu müddeabih esas alınarak hesaplanması gerekir.
Somut olayda, davacı tarafın talep konusu ettiği muhdesatların toplam değeri 126.070,39 TL olarak belirlenmiş, ancak bu muhdesatlardan fen bilirkişi raporunda C harfi ile gösterilen afet evi ve D harfi ile gösterilen WC’in … tarafından yapıldığı, dolayısıyla davacı tarafından yapılmadığına karar verilmiştir. Afet evi ve WC ile reddedilmesi gereken kafes tel örgü ve çardak değerleri dosya kapsamında belirlendiğine göre davacının davasının kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesi ve buna göre yargılama gideri ve vekalet ücreti hesap edilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi ve taraflar yararına vekalet ücreti yönünden hüküm tesis edilmemesi doğru görülmemiştir.
Tespiti istenen kafes tel örgü ve çardak yönünden de ret kararı verilmesi , reddedilen muhdesat değerleri dikkate alınarak yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yanılgıya düşülerek kafes tel örgü ve çardak için kabule karar verilmesinin de doğru olmadığı bu sefer yapılan incelemede anlaşıldığından, davalı Hazine vekilinin karar düzeltme isteğinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı Hazine vekilinin karar düzeltme talebi yerinden görüldüğünden kabulüyle, Dairemizin 2017/11343 Esas, 2020/2803 Karar sayılı bozma ilamına kalıcı nitelikte olmayan çardak ve kafes tel örgüye yönelik talebin reddine karar verilmesine yönelik bozmanın da eklenmesi suretiyle Yerel Mahkeme hükmünün yukarıda yazılı nedenlerle 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı Hazine vekilinin sair karar düzeltme taleplerinin reddine, 26.04.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.