YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2054
KARAR NO : 2021/5168
KARAR TARİHİ : 16.06.2021
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Ecrimisil
MAHKEMESİ : Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.02.2020 tarihli ve 2004/4 Esas, 2020/116 Karar sayılı kararıyla davanın elatmanın önlenmesi talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebinin kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davalı … ve … ile davalı … vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davalı … ve … vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, müvekkilinin maliki olduğu 182 ve 209 parsel sayılı taşınmazları davalıların haksız olarak kullandığını ileri sürerek, el atmanın önlenmesini ve 01.07.2002–15.10.2003 tarihleri arasındaki dönem için 5.000 TL ecrimisilin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalılar … ve …, taşınmazın paydaşı olduklarını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince, davacının el atmanın önlenmesi talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebinin kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı davalılar tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, tarafların istinaf kanun yolu başvurularının el atmanın önlenmesi davası yönünden; 6100 Sayılı HMK’nin 353/(1)-b.1 bendi uyarınca esastan reddine, ecrimisil davası yönünden ise davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin, miktar itibariyle kararın kesin olduğu belirtilerek HMK’nin 341/2 maddesi gereğince reddine karar verilmiş, karar davalılardan … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
Davalıların temyiz itirazlarının incelenmesinde, ecrimisile yönelik istinaf talebi yönünden, Bölge Adliye Mahkemesince kararın miktar itibariyle kesin olduğu gerekçesiyle davacının temyiz dilekçesinin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden davanın taşınmaz malın aynına ilişkin olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu açıktır. Bu tür bir davada, 492 Sayılı Harçlar Kanunu’nun 16.maddesi uyarınca dava değeri el atılan yerin değeri ile talep edilen ecrimisil toplamından ibarettir. Dava bir bütün olup, ecrimisil talebi el atmanın önlenmesi talebinden ayrı olarak değerlendirilemez.
Somut olayda, dosya arasında bulunan bilirkişi raporu ile dava konusu taşınmazlar üzerinde davacıya ait payın değerinin 193.974,86 TL, ecrimisil bedelinin ise 12.155,76 TL olarak belirlenmesine göre, dava değeri toplamı 6100 sayılı HMK’nin 341. maddesine göre istinaf kesinlik sınırının üzerinde olduğundan, davalıların ecrimisil talebinin kabulüne yönelik istinaf isteğinin de Bölge Adliye Mahkemesince esastan incelenmesi gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle, davalıların yukarıda belirtilen temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle HMK’nin 371. maddesi gereğince Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalıların sair temyiz itirazlarının şu aşamada incelenmesine yer olmadığına, dosyanın Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine, karardan bir suretin İlk Derece Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, 16.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi