Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/2547 E. 2022/10315 K. 19.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2547
KARAR NO : 2022/10315
KARAR TARİHİ : 19.12.2022

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Vakıf Yöneticilerinin Görevden Alınması, Hak Yoksunluğuna Hükmedilmesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Hatay 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında Hatay 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı vekili ve davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı vekili ve davalı tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava dilekçesinde, 667 sayılı KHK’ya dayalı olarak kapatılan Bilim Eğitim Vakfı’nın yöneticisi olan davalı hakkında Vakıflar Kanunu’nun 10. maddesi kapsamında görevden alınması ile 10/4. maddesi uyarınca 5 yıl süre ile aynı veya başka bir vakfın denetim ve yönetim organında görev alamayacağına karar verilmesi istenmiş, davalı davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; Olağanüstü Hal kapsamında alınan tedbirlere ilişkin 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında kapatıldığı anlaşılan Bilim ve Eğitim Vakfı yöneticisi …’in Vakıflar Kanunu’nun 10/2. maddesi uyarınca görevden alınmasına ilişkin talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına; 10/4 maddesi uyarınca 5 yıl süre ile aynı veya başka bir vakfın denetim ve yönetim organında görev alamayacağına dair verilen karara yönelik davacı vekili ile davalının ayrı ayrı istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir. İstinaf başvurusunun esastan reddine dair karar davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye dayalı olarak idari işlem ile kapatılan vakfın yöneticisi olan davalının vakfı zarara uğrattığı ve vakfı amacına uygun yönetmediği gerekçesi ile Vakıflar Kanunu’nun 10. maddesi gereğince gereği görevden alınması ve buna bağlı olarak hakkında hak yoksunluğuna hükmedilmesi istemine ilişkindir.
5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun 3. maddesinde; Yeni vakıf: Mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi ile 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre kurulan vakıfları, Vakıf yönetimi: Mülhak, cemaat ve esnaf vakıfları ile yeni vakıflarda; vakfiye, 1936 Beyannamesi, vakıf senedi, 4721 Sayılı Türk Medenî Kanunu ve bu Kanuna göre vakfı yönetmeye ve temsile yetkili organı, Vakıf yöneticisi: Mülhak, cemaat ve esnaf vakıfları ile yeni vakıflarda; vakfiye, 1936 Beyannamesi, vakıf senedi, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu ve bu Kanuna göre vakfı yönetmeye ve temsile yetkili kişi veya yetkili organlarda görev alan kişileri … ifade eder.” 10 maddesinde ise; “Vakıf yöneticileri; vakfın amacına ve yürürlükteki mevzuata uymak zorundadır. Birinci fıkrada belirtilen zorunluluğa uymayanlar ile; a) Vakfın amacı doğrultusunda faaliyette bulunmayan, b) Vakfın mallarını ve gelirlerini amaçlarına uygun olarak kullanmayan, c) Ağır ihmal ve kasıtlı fiilleriyle vakfı zarara uğratan, d) Denetim Makamınca tespit edilen noksanlık ve yanlışlıkları verilen süre içerisinde tamamlamayan, düzeltmeyen veya aykırı işlemlere devam eden, e) Medeni hakları kullanma ehliyetini kaybeden veya görevini sürekli olarak yapmasına engel teşkil edecek hastalığa veya maluliyete yakalanan vakıf yöneticileri, Meclisin vereceği karara dayalı olarak Denetim Makamının başvurusu üzerine vakfın yerleşim yeri Asliye Hukuk Mahkemesince görevlerinden alınabilir.” hükümlerine yer verilmiştir.
Buna göre, davanın dayanağı olan kanun maddesinde sayılan sebeplerin somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğine yönelik bir araştırma yapılmaksızın; dava ve cevap dilekçeleri ile idarece düzenlenen denetim raporunun özetinden ibaret olan 20.06.2019 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak davanın kabulü doğru olmadığından, Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf isteminin esastan reddine dair kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulüne, Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının HMK’nın 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 19.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.