Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/3245 E. 2021/11059 K. 09.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3245
KARAR NO : 2021/11059
KARAR TARİHİ : 09.11.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacılardan … tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı …, İlçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 103 ada 21 parsel sayılı taşınmazın 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığının ve kendisinin fiili kullanımında bulunduğunun şerh olarak yazılması talebi ile dava açmıştır.
Mahkemece verilen, davanın kabulüne ve çekişmeli taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesindeki kullanıcı şerhinin kaldırılmasına ve davacı lehine zilyetlik şerhi verilmesine ilişkin hüküm, dahili davalı vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 03.12.2018 tarihli ve 2018/4550 Esas, 2018/7303 Karar sayılı ilamı ile, “dava konusu 103 ada 21 parsel sayılı taşınmazın, 6292 sayılı Yasa uyarınca dava tarihinden sonraki bir tarihte satılarak dahili davalılardan … adına tescil edildiği, bu durumda Hazine mülkiyetinden çıkıp üçüncü şahıs adına tapuya tescil edilmiş olan taşınmazın tapu kaydına kullanım şerhi verilmesi mümkün olamayacağına göre, artık şerh davasının dinlenilmesinin mümkün olmadığı açıklanarak, davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının isabetsizliğine” değinilerek bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kullanım kadastrosunda 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca orman dışına çıkartılarak Hazine adına tescil edilen Belkonak Köyü 103 ada 21 parsel sayılı taşınmazın davacının fiili kullanımında bulunduğunun tapuya tescili istemine ilişkin olup, dava konusu taşınmazın, yargılama sırasında 6292 sayılı Yasa kapsamında 08.05.2018 tarihinde Kaş Belediye Başkanlığına satıldığı anlaşılmaktadır.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, Mahkemece bozma gereklerine uygun biçimde hüküm verildiğine göre, davacı …’ ın aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2. Davacı …’ın diğer temyiz itirazlarına gelince; Davanın görülebilmesi şartları dava şartlarından olup, dava şartlarının yargılamanın başından karar kesinleşinceye kadar mevcut olması gerekir. Kullanım kadastrosu sonucu zilyetliğin tespiti için açılan davalarda taşınmazın 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca orman dışına çıkartılarak Hazine adına tescil edilmiş olması ve tapu kaydının Hazine adına mevcudiyetini devam ettirmesi gerekir. Bir başka deyişle taşınmazın Hazine tarafından üçüncü kişilere devredilmesi halinde artık zilyetliğin tespiti davasının görülebilme şartı ortadan kalmakta ve davanın bu sebeple reddi gerekmektedir. Davanın görülebilme şartı ortadan kalktığından verilen red kararında nispi değil maktu vekalet ücretine ve dava aynı sebepten reddedildiğinden tüm davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta, bozma ilamı doğrultusunda, taşınmazın Hazine tarafından üçüncü kişiye tapuda devredildiğinden dolayı, her bir davalı için de aynı sebeple yani davanın görülebilme şartı ortadan kalktığından davanın reddine karar verildiğine göre, davada kendisini vekille temsil ettiren davalılar … ile … lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2. maddesi uyarınca tek maktu vekalet ücreti verilmesi gerekirken, anılan davalılar lehine ayrı ayrı nispi vekalet ücretine hükmedilmiş olması isabetsiz ve bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle, davacı …’ ın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle davacı …’ ın temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 3. ve 4. bentlerinin hükümden çıkarılarak yerlerine; “3-Davalı … ve … kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 2.725,00 TL maktu vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı … ve Kaş Belediye Başkanlıklarına verilmesine,” cümlesinin yazılmasına, diğer hüküm fıkralarının buna göre teselsül ettirilmesine, Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
09.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.