YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3699
KARAR NO : 2022/8331
KARAR TARİHİ : 20.10.2022
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın ve birleşen davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı … mirasçısı … tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Mahkemenin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; ”davacı tarafın tutunduğu tapu kaydının ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte oluşma nedenlerini, gerçek yüzölçümlerini ve sınır yerlerini gösterecek biçimde ve açıkta pay kalmayacak şekilde kayıt malikini yada tüm kayıt maliklerini yansıtmaya elverişli şekilde varsa haritası da eklenerek Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden ayrı ayrı getirtilmesi, bundan sonra tapu kaydına dayanan katılan davacı tarafın kayıt maliki yada malikleri ile akdi, irsi ilişkisinin gereği gibi sorulup saptanması, bu nedenle kayıt maliki yada maliklerinin tüm mirasçılarını gösterecek şekilde onaylı nüfus aile kayıt örneklerinin ilgili Nüfus Müdürlüğünden getirtilmesi ya da bu konuda istihsal edilmiş veraset belgesi varsa tapu kaydına tutunan katılan davacı ……,’a ibraz ettirilmesi, bu yolla irsi ilişkinin sağlıklı biçimde duraksamasız olarak belirlenmesi, adı geçen akdi ilişkiye dayandığı takdirde ilgiliden bu konudaki delillerinin sorulup saptanması, göstereceği delillerin toplanması ya da bu konuya ilişkin yazılı kayıt ve belgeleri varsa kendisine ibraz ettirilmesi, tapu kaydına dayanan katılan davacı tarafın tapu kayıt maliki yada malikleri ile akdi yada irsi ilişkisi sağlıklı biçimde saptandığı takdirde dayanılan tapu kaydının dava dışı başka taşınmaz yada taşınmazlara revizyon görüp görmediğinin Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulup saptanması, revizyon görmüş tapuda kayıtlı olduğu öne sürülen dava konusu 526 ada 58 parsel sayılı taşınmaz ya da taşınmazlarla birlikte revizyon gördüğü dava dışı taşınmazları ve bu taşınmazlara dıştan komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik haritanın Kadastro Müdürlüğünden getirtilmesi, daha sonra taşınmazların bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından mera tahsisi yapılmış ise mera tahsis haritası ve eki belgelerin ilgili yerlerden getirtilmesi, bundan sonra dava konusu taşınmazlara dıştan komşu taşınmazların tespit tutanakları ve varsa dayanakları kayıtlar davalı iseler dava dosyalarının da getirtilmesi, dayanılan tapu kaydının dava dışı başka taşınmazlara revizyon gördüğü ve davalı olduğu saptandığı takdirde usulün 45 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca dava dosyalarının birleştirilip birleştirilmeyeceği yönü üzerinde durulması, vurgulanan bu olgunun dava ekonomisi ve tutunulan tapu kaydının kapsamının sağlıklı biçimde belirlenebilmesi için zorunlu olduğunun özellikle dikkate alınması, daha sonra dava sonucunda yararı olmayan dava konusu taşınmazların bulunduğu belde ya da köye komşu belde veya köyler halkından seçilecek yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi tapu fen elemanı ve uzman ziraatçi bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, tarafların aynı yöntemle göstereceği tanıklar hazır olduğu halde dava konusu taşınmazlar başında yeniden keşif yapılması, öncelikle katılan davacının tutunduğu tapu kaydının ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleriyle birlikte 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun 20.maddesi hükmü uyarınca yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi fen elamanı eliyle yerine uygulanması, uygulamada tapu kaydının revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlar varsa özellikle gözönünde tutulması, tapu kayıtlarında tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınır yerleri bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanması, uzman bilirkişiye tapu kayıtlarında tarif edilen sınır yerlerinin düzenleyeceği haritada ayrı ayrı işaret ettirilmesi, uygulamaya ilişkin yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin dıştan komşu taşınmazların tespit tutanağı içeriği ve dayanakları kayıtlarla denetlenmesi, bu yolla dava ve temyize konu taşınmazlardan 526 ada 58 parsel sayılı taşınmazın katılan davacının dayandığı tapu kaydının kapsamında kalıp kalmadığının duraksamasız olarak saptanması, anılan dava konusu taşınmazın tümü ya da bir bölümünün dayanılan tapu kaydının kapsamı dışında kaldığı saptandığı takdirde tapu kayıt kapsamı dışında kalan taşınmaz ya da taşınmaz bölümleri yönünden yeterli biçimde zilyetlik araştırması yapılması, bu konuda sözü edilen kesimler üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında ve davacı … yönünden ise adı geçenin bir kayıt ve belgeye dayanmadığı göz önüne alınarak tüm taşınmazların mera olup olmadığı öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı yolunda yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı somut olaylara dayalı bilgiler alınması, tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları ile yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında aykırılık bulunduğu takdirde tespit tutanağı bilirkişileri de çekişmeli taşınmazlar başında ayrı ayrı dinlenerek çelişkinin duraksamasız şekilde giderilmesi, daha sonra uzman ziraatçi bilirkişi hazır olduğu halde mahkeme heyetiyle birlikte tüm taşınmazların gezilip görülmesi ve gözlenmesi, mahkemenin gözleminin keşif tutanağına aynen yansıtılması -özellikle gözlemde taşınmazların fiziksel yapısının, taşınmazlarda toprak ya da taş unsurundan hangisinin galip olduğunun, taşınmazların meyil durumunun ve dıştan komşu taşınmazlarla toprak mukayesesi yapılması ve bu doğrultudaki gözlemlerin keşif tutanağına aynen yansıtılması- uzman bilirkişi fen elemanından keşfi izlemeye, yerel bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde uzman ziraatçi bilirkişiden ise mahkeme gözlemini yansıtmaya elverişli ayrıntılı, gerekçeli ayrı ayrı raporlar alınması, uygulamada taşınmazların bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından mera tahsisi yapılmış ise geniş kapsamlı kadastro paftasının ölçeği ile mera tahsis haritasının ölçekleri eşitlenerek haritalar çakıştırılarak yerine uygulanması, bu yolla dava konusu taşınmazların mera tahsis haritasının kapsamında kalıp, kalmadığının duraksamasız olarak belirleneceğinin düşünülmesi, ayrıca haritalar çakıştırılırken haritalarda tarif edilen belli poligon ve röper noktalar ile arz üzerindeki doğal ya da yapay sınır yerlerinden varsa değişmez nitelikte sınır yeri sayılabilecek kişi taşınmazlarından da yararlanılacağının dikkate alınması, katılan davacının tutunduğu tapu kaydının haritası varsa harita yerine uygulanırken aynı yöntemin izlenmesi, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 13, 20, 18, 14, 14/son ve 16/B maddeleri hükmü eşliğinde sonucuna uygun bir karar verilmesi” gereğine ve yine ” dava konusu 90 ve 94 parsel sayılı taşınmazların tümü ile 58 ve 81 parsel sayılı taşınmazların geriye kalan artan kesimleri hakkında olumlu yada olumsuz hüküm kurulmamış olmasının da isabetsiz olduğu’ ‘hususuna değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz davasıdır.
1- Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile karardaki yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine göre davacı … mirasçısı …’ın 526 ada 94 parsel, 526 ada 90 parsel 526 ada 58 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazları yerinde olmadığından dava konusu 526 ada 94 parsel, 526 ada 90 parsel, 526 ada 58 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki usul ve yasaya uygun olan hükmün onanmasına karar verilmiştir.
2- Davacı … mirasçısı …’ın 526 ada 52 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazları incelenmesinde; Harita Bilirkişisi … ve … …in hazırladığı 04.11.2019 tarihli raporda, hava fotoğrafları incelendiğinde dava konusu 526 ada 52 parsel sayılı taşınmazın tarla olarak kullanılması ve 15.06.2007 tarihinde yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler …ve…’in dava konusu taşınmazın 40 yıldan fazla tarla olarak kullanıldığını beyan etmeleri karşısında; dava konusu 526 ada 52 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacı … mirasçısı …’ın 526 ada 81 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazları incelenmesinde:
a) 526 ada 81 parselin krokide 81/C ile belirtilen kısım dışındaki yerlere ilişkin temyiz itirazlarının reddine karar veriliştir.
b) 526 ada 81 parselin krokide 81/C ile belirtilen kısmına gelince: Ziraat bilirkişisi Güney Kara’nın 22.06.2007 tarihli raporunda 81 parselin 81/C ile gösterilen kısmının tarım arazisi olarak belirtildiği, Harita Bilirkişisi … ve … …in hazırladığı 04.11.2019 tarihli raporda, hava fotoğrafları incelendiğinde buranın kültür arazisi olduğunun belirtildiği görülmektedir. Ayrıca ilk keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve davacı tanıkları davacının zilyetliğinin bulunduğunu ve uzun zamandır tarla olarak kullandığını beyan etmişlerdir. Hava fotoğrafları, davacı tanıklarını ve mahalli bilirkişi beyanlarını destekler nitelikte olduğu anlaşıldığından 81 parselin 81/C kısmının ifrazı ile davacı adına tespit ve tesciline karar verilmesi gerekirken 526 ada 81 parsel sayılı taşınmazın tümü yönünden davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: (1) Davacı … mirasçısı …’ın 526 ada 94 parsel, 526 ada 90 parsel ve 526 ada 58 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının reddi ile dava konusu 526 ada 94 parsel, 526 ada 90 parsel ve 526 ada 58 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, (2) Davacı … mirasçısı …’ın 526 ada 81 parsel sayılı taşınmazın krokide 81/C ile gösterilen kısmın dışındaki bölümüne ilişkin temyiz itirazlarının REDDİNE, (3) Davacı … mirasçısı …’ın 526 ada 81 parselin krokide 81/C ile gösterilen bölümüne ve 526 ada 52 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazları yukarıda açıklanan sebeple yerinde olduğundan kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün bu taşınmazlar yönünden 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 20.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.