Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/3748 E. 2023/5484 K. 24.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3748
KARAR NO : 2023/5484
KARAR TARİHİ : 24.10.2023

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2018/11 E., 2019/111 K.
KARAR : Davanın Kabulü

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkeme kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. 27.10.2009 tarihinde 3402 … Kadastro Kanunu (3402 … Kanun) hükümleri uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında … ili, … ilçesi, … köyü 164 ada 29 parsel … 74.965,48 m2 yüzölçümündeki taşınmaz Ocak 1954 tarih 23 sıra nolu tapu kaydı ve gittileri uygulanarak çalılık niteliği ile … ve ortakları adlarına tespit edilmiştir.
2. Davacı … Yönetimi; 164 ada 29 parsel … taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu belirterek kadastro tespitinin iptal edilip orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır.
II. CEVAP
1. 23.07.2010 tarihli duruşmada davalılar; Açılan davayı kabul etmediklerini, dava konusu yerin tamamının kendilerine ait yer olduğunu, taşınmazların bir kısmını tarım arazisi olarak kullandıklarını, bir kısmını ise yakacak ağaç ve ev yapımında kullandıklarını, dava konusu yerin babaları Mehmet …’den mirasen kaldığını ifade ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
1.Espiye Kadastro Mahkemesi’nin 29.05.2013 tarih ve 2010/146 Esas, 2013/103 Karar … kararı ile; taşınmazın orman vasfında olduğu, bu nedenle tapu kaydına değer verilemeyeceğinden bahisle davanın kabulüne, Orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Espiye Kadastro Mahkemesi’nin 29.05.2013 tarihli ve 2010/146 Esas, 2013/103 Karar … kararına karşı … dışındaki bütün davalılar tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 16.11.2017 tarihli ve 2016/592 Esas, 2017/9547 Karar … kararıyla; çekişmeli taşınmazın tespit maliklerinden Osman oğlu … ve Kemal kızı …’e, ölmüş iseler mirasçılarına dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilmeden, yöntemine uygun şekilde taraf teşkili sağlanmadan, savunma hakları kısıtlanarak davanın esası hakkında aleyhlerine karar verilemeyeceği gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Espiye Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 11.02.2019 tarihli ve 2018/11 Esas, 2019/111 Karar … kararında dava konusu 164 ada 29 parsel … taşınmazın üzerinde 60-80 yaşlarına kadar uzanan eski kesim kestane ağacına ait dip kütükleri bulunduğu, yine bu alan içerisinde serpili halde kestane, gürgen, … gibi yaşlı orman ağaçlarının yer aldığı, memleket haritasında yeşile boyalı alanlar içerisinde yer aldığı, amenajman planı, meşçere haritasında ise 46 ve 47 numaralı bölme içerisinde çok bozuk diğer yapraklı ağaçlar bölgesinde olduğu, dava konusu yöreye ait en eski tarihli 1956 yılı hava fotoğraflarında koyu renkli alanda çevresi ile büyük bir alanda orman bitki örtüsü ile kaplı vaziyette bulunduğu, taşınmazın orman toprağını temsil eden ölü orman örtüsü ve humuslu toprak yapısı ile kaplı olduğu ve orman toprağını karakterize ettiği, alanın devlet ormanları alanları bütünlüğü içerisinde yer alıp çevrelerinde yer alan ormanlık alanlar ile aralarında ayırıcı herhangi bir unsur bulunmadığı, 3116 … Kanun kapsamında devlet ormanı niteliğinde olduğu, 4785 … Kanuna göre devletleştirilen özel orman niteliğinde olmadığı, 5658 … yasa yönünden ise iadeye tabi özellikler taşımadığı, tüm Orman Yasaları çerçevesindeki statüsünün “orman sayılan yerler”den olduğu gözetilip, davalı tarafın savunmalarına, mahalli bilirkişi beyanlarına ve eski tapu kayıtlarına itibar edilmeyerek davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların orman niteliğinde maliye hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı bir kısım davalılar vekili Av. … temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Bir kısım davalılar vekili Av. … temyiz dilekçesinde; taşınmaz üzerinde, Karadeniz ikliminden kaynaklı fındık bahçesinin belli bir süre bakımsız kalmasından, fındıkların tohumlamasını sağlamak, yakacak ihtiyacını gidermek gibi saiklerle fındık bahçesi içerisinde kestane ağacının bulunmasının olağan olduğu, bilirkişi raporu soyut ve karar vermeye elverişli olmaması nedeniyle kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, taşınmaz ile komşu parseller arasında değerlendirme yapılmadığı gerekçesiyle kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 3402 … Kanunun 4 üncü maddesine göre yapılan kadastro tespitine, evveliyatının orman olduğu gerekçesiyle yapılan itiraza ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 … Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 … Kadastro Kanunu’nun (3402 … Kanun) 4 üncü maddesi
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 … Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup bir kısım davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 225,45 TL’nin temyiz edenden alınmasına,
1086 … Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
24.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.