YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3872
KARAR NO : 2021/10690
KARAR TARİHİ : 21.10.2021
MAHKEMESİ : Hatay 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında Hatay 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacılar tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacılar vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … İli … İlçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 562 parsel sayılı 38.333,00 m2 yüzölçümündeki taşınmazın, 30.04.1968 tarihli ifraz beyannamesi ile 599, 600, 601, 602, 603, 604, 605, 606, 607 ve 608 parsel sayılı taşınmazlara ifraz edildiği, 608 parsel sayılı taşınmazın da hükmen 1326 ve 1327 parsel sayılı taşınmazlara ifraz edildiği ve 1327 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırmaya tabi tutularak 1477 ve 1476 parsel sayılı taşınmazlara ifraz edildiği, 1326 ve 1476 parsel sayılı taşınmazların davacılar adına paylı mülkiyet üzere kayıtlı olduğu tespit edilmiştir.
Davacı … ve arkadaşları vekili, idarece yapılan ifrazlar sırasında toplam 5.726,00 m2 olması gereken yüzölçümünün 5.101,00 m2 olarak tescil edildiğini belirterek, Hatay İli … İçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 562 parsel sayılı taşınmazın ifraz edildiği 14.12.1967 ve 30.04.1968 tarihli kadastro ifraz beyannamelerinin sınırlarına dönülmesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, 562 numaralı kök parselin ifrazı sonucu oluşan 599, 600, 601, 602, 603, 604, 605, 606, 607 ve 608 numaralı parsellerin köşe koordinatlarında ortalama 2,30 m hata yapıldığı, zeminde fiili olarak kullanılan sınırların 607 ve 1326 nolu parsellerin ortak kullanım sınırı hariç bire bir uyduğu, zeminin hatalı ifraza göre kullanıldığı, yapılaşmanın da bu ifraza göre yapıldığı, yapılan ifraz işlemlerinde düzenlenen beyannamelerinde adına tescil yapılan kişilerin beyannamedeki alanlara göre adlarına imza verdikleri, yapılan ifraz hatasının, İmar Kanun’u 18. madde uygulaması ile ya da 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/a maddesi gereğince yapılacak yenileme çalışmaları ile giderilebileceği, ifraz beyanname sınırlarına dönülmesine ilişkin talebin adli yargıda irdelenemeyeceği, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı, davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebi esastan reddedilmiş ve iş bu karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişiler … , … ve … tarafından düzenlenen 01.07.2015 havale tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu 562 numaralı kök parselin ifrazı sonucu oluşan 599, 600, 601, 602, 603, 604, 605, 606, 607 ve 608 numaralı parsellerin köye koordinatlarında ortalama 2,30 m hata yapıldığı, zeminde fiili olarak kullanılan sınırların 607 ve 1326 nolu parsellerin ortak kullanım sınırı hariç bire bir uyduğu, zeminin hatası ifraza göre kullanıldığı, yapılaşmanın da bu ifraza göre yapıldığı, yapılan ifraz hatasının İmar Kanun’u 18. madde imar uygulaması ile ya da 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/a maddesi gereğince yapılacak yenileme çalışmaları ile giderilebileceği belirtilmiştir.
Dava konusu taşınmazların bulunduğu alanda 24.11.2017 tarihinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/a maddesi gereğince yenileme çalışmaları yapıldığı anlaşılmakta olup, bu durumda davanın uygulama kadastrosuna itiraz istemine ilişkin olduğunun kabulü gerekir.
Hal böyle olunca; Mahkemece, ilgili Kadastro Müdürlüğünden uygulama kadastrosu tutanakları, ada raporları, tesis kadastrosu tutanakları vb. gerekli bilgi ve belgeler getirtilerek uygulama kadastrosuna yönelik araştırma ve inceleme yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davacılar vekilinin temyiz isteminin kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK’nin 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenle BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 21.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.