Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/3905 E. 2023/2997 K. 22.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3905
KARAR NO : 2023/2997
KARAR TARİHİ : 22.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
KARAR : İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kadastro sırasında, … ili … ilçesi … Mahalllesi çalışma alanında bulunan 108 ada 519 parsel sayılı 7.330,87 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle senetsizden, tarla vasfıyla, davalı adına tespit edilmiştir.

2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; … ili … ilçesi … Mahalllesi 108 ada 519 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu yerlere mübadeleye tabi Türklerin iskanen tapu verilmek suretiyle yerleştirildiğini, iskanen verilen tapu kayıtları hariç tüm bölgenin emvali metruke olduğunu ve zilyetlikle kazanılamayacağını, dava konusu taşınmazın da bu yerlerden olduğunu, ayrıca çekişme konusu taşınmazın fiili olarak ormana komşu olduğunu, orman kadastrosu kesinleşmiş ise de orman olup olmadığı hususunun araştırılmadığını, taşınmazın öncesi ormansa orman kadastrosunun kesinleşme tarihi ile tespit tarihi arasında kazandırıcı zamanaşımı zilyetlik süresinin geçmediğini, yine zilyetlik şartlarının da gereği gibi araştırılmadan beyana göre tespit yapıldığını ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile 108 ada 519 parselin Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

3. Çekişme konusu taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 1993 yılında yapılarak kesinleşmiş olup, daha sonra, 2002 yılında 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) değişik 9’uncu maddesine göre fenni hataların düzeltilmesi çalışması yapılmıştır.

II. CEVAP
Davalı duruşmadaki beyanında özetle; dava konusu taşınmazın dedesinden kendisine intikalen ve taksimen geçtiğini, zilyetliğinin 20 yılın çok üzerinde olduğunu, taşınmazın sınırlarının sabit olup orman ya da mera ile ilgisinin bulunmadığını açıklayarak, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, “Mahalli ve tespit bilirkişilerinin, taşınmazın öncesinde mütegaip ya da mübadil taşınmazı olmadığı, çevrede bu tür taşınmaz bulunmadığı, yine taşınmazın bulunduğu mevkinin kadastro öncesinde … köy sınırları içinde olduğu ancak kadastro çalışmaları sırasında … köyüne dahil edildiği, taşınmazın miras yoluyla davalı …’a kadar geldiği, öncesinde tarla olarak kullanıldığı ancak uzunca süredir kullanılmadığı yönünde beyanda bulundukları, orman ve ziraat bilirkişilerinin raporlarında, en eski tarihten beri çekilen hava fotoğraflarında taşınmazın tarım alanı olarak görüldüğünü, orman kadastrosu haritasında orman sınırları dışında kaldığını, memleket haritasında tarım alanı olarak görüldüğünü, amenajman planında ziraat alanı rumuzu ile gösterildiğini, taşınmazın orman niteliğinin bulunmadığını, tarım alanı niteliğinde olduğunu belirttikleri, her ne kadar davacı tarafça bu taşınmazın mübadil taşınmazı olduğu ve iskan tapusu da verilmediğinden zilyetlik yoluyla kazanılmayacağı iddiasında bulunulmuş ise de bu yönde bir kanıt ibraz edilemediği, yazılan çeşitli yazılara karşın buraların mübadil ya da mütegaip taşınmazı olduğu yönünde bir evrak temin edilemediği açıklanarak” davanın reddine, 108 ada 519 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı Hazine vekilinin istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporlarında dava konusu taşınmazın ormana bitişik olduğu ve eğiminin % 25 – 30 olduğunun belirtildiğini, ayrıca üzerinde herhangi bir tarımsal faaliyette bulunulmadığını, 10 – 15 yıldır toprağın işlenmediğinin ve üzerinin yabani otlarla kaplı olduğunun ifade edildiğini, bütün bu hususlar dikkate alındığında, davalı lehine 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin gerçekleşmediğini, komşu parsellere ait tapu kayıtları ile taşınmazın son durumunu gösterir iki ayrı hava fotoğrafının uygulanmadığını, taşınmazın bulunduğu yerde mütegayyip şahısların bulunmadığı yönündeki tespitin sadece bilirkişi beyanlarına dayandırıldığını, somut ve kesin verilere dayanmadığını, tanık anlatımlarının soyut içerikli olup çözüm için yeterli olmadığını, muris ve mirasçıları yönünden belgesiz araştırması da yapılmadığını açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, “Davacı hazine tarafından dava konusu taşınmazın emvali metrukeden olduğuna dair herhangi bir kayıt ve belge sunulmadığı, dinlenen tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarından da bu konuda bir kanaat edinilemediği, yine orman bilirkişisi tarafından usulünce yapılan incelemede de, dava konusu taşınmazın kesinleşmiş orman sınırları dışında kaldığı gibi incelenen eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritalarına göre de orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlendiği, 16/01/2008 tarihli bilirkişi raporunda açıklandığı üzere dava konusu taşınmazın 29/09/1937 tarih ve 2253 numaralı vergi kaydı kapsamında kaldığı, keşifler sırasında dinlenen mahalli bilirkişi, tanık ve tespit bilirkişileri beyanlarına göre dava konusu taşınmazın öteden beri davalıların murisince kullanıldığı ve davalılar lehine mülk edinme şartlarının oluştuğu, en eski tarihli harita ve fotoğraflarda dava konusu yerin ziraat arazisi olarak göründüğü mahkemece tespit edilmiş olmakla, davanın reddine karar verilmesinde usûl ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığı” gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu 108 ada 519 parselin zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadığı ve davalı yararına zilyetlikle kazanım koşulları oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 14, 17 ve 18 inci maddeleri,

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.