YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4000
KARAR NO : 2021/13156
KARAR TARİHİ : 29.12.2021
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Taraflar arasında … Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı vekili ile davalı … tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı …’ın istinaf başvurusunun ise kabulüne karar verilmiş olup, bu hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ek karar ile temyiz isteğinin reddine karar verilmesi üzerine, bu kez davacı tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … İlçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 991 ada 989, 990 ve 998 parsel sayılı muhtelif yüzölçümdeki taşınmazlardan, 991 ada 989 ve 990 parsel sayılı taşınmazlar irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği nedeniyle sırasıyla … ve … adına, 991 ada 998 parsel sayılı taşınmaz ise devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu belirtilerek Hazine adına tespit edilmişlerdir.
Davacı …, irsen intikal ve kazandırıcı zaman aşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; 991 ada 990 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak davanın feragat nedeni ile, 991 ada 998 parsel sayılı taşınmaza yönelik davanın esastan reddine, 991 ada 989 parsel sayılı taşınmaza yönelik davanın ise kısmen kabulüne, 991 ada 990 ve 998 parsel sayılı taşınmazların tespitleri gibi tesciline, 991 ada 989 parsel sayılı taşınmazın ise 18.12.2017 havale tarihli bilirkişi raporu ve eki krokide (B) harfi ile gösterilen 898,33 metrekare yüzölçümündeki kısmının kadastro tespitinin iptali ile bu kısmın hüküm yerinde gösterilen payları oranında … mirasçıları … ve müşterekleri adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazın geriye kalan ve anılan raporda (A) harfi ile gösterilen 5.808,36 metrekare yüzölçümündeki kısmının ise hüküm yerinde gösterilen payları oranında tespit maliki … mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davacı vekili ile davalı … mirasçısı … tarafından istinaf edilmesi üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi’nce, davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davalı … mirasçısı Tülay Kararslan’ın istinaf talebinin ise kabulüne, … Kadastro Mahkemesinin 27.11.2018 tarihli ve 2016/228 Esas, 2018//131 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK’nin 353/(1)-b.2 maddesi gereğince yeniden esas hakkında karar verilmesine, bu cümleden olarak; 991 ada 990 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın feragat nedeni ile, 991 ada 989 ve 998 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise davanın esastan reddine, çekişmeli taşınmazların kadastro tespitleri gibi tesciline karar verilmiş, iş bu kararın davacı … tarafından temyiz edilmesi üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi’nin 30.09.2019 tarihli ek kararı ile temyiz isteği reddedilmiş, iş bu ek karar da davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
İstek, kullanım kadastrosuna itiraza ilişkin bulunmaktadır.
Anayasa’nın 36. maddesinin 1. fıkrası uyarınca herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Mahkemeye erişim hakkı, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün bir unsurudur. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde de herkesin kişisel hak ve yükümlülükleriyle ilgili her türlü iddiasını mahkeme önüne getirme hakkı güvence altına alınmıştır. Buna göre, mahkeme kararlarına karşı kanun yolu başvurusunda bulunma hakkı, adil yargılanma hakkı kapsamındadır.
28.07.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 22.07.2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun’un 53.maddesi ile 3402 sayılı Kanun’a eklenen Ek 6. maddesi ile “Kadastro Mahkemesinin veya otuz günlük askı ilan süresinden sonra, kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan davalarda genel mahkemelerin verdiği kararlar ile orman kadastrosuna ilişkin davalarda bu mahkemelerce verilen kararlara karşı, miktar ve değere bakılmaksızın 12.01.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulabilir.” hükmü getirilmiştir. Hükmün gerekçesinde belirtildiği üzere, bu madde ile söz konusu davaların miktar veya değerine göre istinaf veya temyiz yoluna tabi olup olmadığıyla ilgili uygulamada oluşan tereddütlerin giderilmesi amaçlanmıştır.
Yukarıda açıklandığı üzere Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkeme kararlarına karşı kanun yolu başvurusunda bulunma hakkı, hukuk güvenliği ile hukuki belirlilik ilkesi, 28.07.2020 tarihli ve Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 22.07.2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun’un 53.maddesi ile 3402 sayılı Kanun’a eklenen Ek 6. maddesi karşısında, tereddüte yol açan usul kurallarının hakkaniyete halel getirecek kadar aşırı şekilci olarak uygulanmaması ve adalet duygusunun rencide edilmemesi gerektiği de gözetildiğinde Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 12.07.2019 tarihli ve 2019/988 Esas, 2019/1250 Karar sayılı kararına karşı temyiz yoluna başvurulabileceği kabul edilmelidir.
Bu açıklamalar doğrultusunda, Samsun Bölge Adliye Mahkemesinin, kararın miktar itibariyle kesin olması nedeni ile temyiz isteğinin reddine ilişkin 30.09.2019 tarihli ve 2019/988 Esas, 2019/1250 Karar sayılı ek kararı usul ve yasaya aykırıdır.
Ne var ki, davacı …’in yargılama sırasında vekili Av. … tarafından temsil edildiği, Bölge Adliye Mahkemesi kararının da sözü edilen vekile 10.09.2019 tarihinde tebliğ edilip, davacı asil tarafından 27.09.2019 tarihinde temyiz edildiği anlaşılmakta olup, dosya muhtevasında davacı vekili Av. …’ın istifa ya da azil yolu ile vekalet görevinin sona erdiği anlaşılamadığına göre, vekile tebliğ ile temyiz süresi başlamış olup, davacının temyiz isteğinde bulunduğu tarih itibariyle temyiz süresi geçmiştir. Dolayısı ile, davacının temyiz isteğinin bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken, kararın miktar itibariyle kesin olması nedeni ile reddine karar verilmesi isabetsiz olmakla birlikte, bu husus bozma sebebi yapılmayarak belirtilen gerekçeyle aşağıdaki şekilde ek kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı …’in temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi’nin 30.09.2019 tarihli ve 2019/988 Esas, 2019/1250 Karar sayılı ek kararının hüküm fıkrasının ilk paragrafının hüküm yerinden çıkarılarak yerine; “…davacının temyiz isteğinin süresinde olmaması nedeni ile reddine….” ibaresinin yazılmasına ve Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün HMK’nin 370/2. maddesi uyarınca düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.