Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/4194 E. 2022/9525 K. 29.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4194
KARAR NO : 2022/9525
KARAR TARİHİ : 29.11.2022

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı … ve arkadaşları vekili ile davalılar Hazine vekili ve … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R
Mahkemenin verdiği karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; “yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın karar vermeye yeterli bulunmadığı belirtilerek; aktarılan dosyanın dava tarihi olan 2007 yılından 15-20-25 yıl öncesine ait stereoskopik hava fotoğrafları getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi ve 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulunun katılımıyla yapılacak keşifte, yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından, taşınmazın temyize konu bölümlerinin geçmişte ne durumda bulunduğunu, kime ait olduğunu, kimden nasıl intikal ettiğini, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, zirai bilirkişi kurulundan taşınmazın temyize konu bölümlerinin toprak yapısı ve niteliğini belirtir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması; bilirkişi ve tanık sözlerinin komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmesi; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişisinden, yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik üç adet hava fotoğrafının stereoskop aletiyle incelenmesi neticesinde taşınmazın temyize konu bölümlerinin incelenen 3 adet fotoğrafa göre sınırlarını, niteliğini ve zilyetlik durumunu, taşınmaz bölümleri üzerinde imar-ihyanın tamamlanıp tamamlanmadığı ile tamamlanmış ise tarihinin tespit edilmesinin istenilmesi; … tarafından 1975 tarihinde yapılan kamulaştırma işlemi ile ilgili olarak kamulaştırma plan ve haritalarının yöntemince uygulanması; taşınmazın temyize konu bölümlerinin tüm yönlerinden gösterir fotoğraflarının çektirilmesi; fen bilirkişisine keşfi takibe imkan verir ve denetime elverişli kroki ve ayrıntılı rapor düzenlettirilmesi; bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 120 ada 4 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın 25.05.2016 ve 26.08.2019 havale tarihli raporlarında (D) harfi ile gösterilen bölümünün hüküm yerinde gösterilen payları oranında davacı …, davacı … mirasçıları ve davacı … mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline; aynı raporlarda (E) harfi ile gösterilen bölümün … adına tapuya kayıt ve tesciline; taşınmazın 09.11.2012 tarihli bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen muhdesat ve (D) harfi ile gösterilen bölüm bakımından Erzurum Kadastro Mahkemesinin 2012/2 Esas ve 2013/3 Karar sayılı ilamıyla verilen hükmün taraflarca temyiz edilmeksizin kesinleşmesi nedeniyle bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı … ve arkadaşları vekili ile davalılar Hazine vekili ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi raporlarında (D) harfi ile gösterilen bölümünün dere ile arasına set çekilmesinden dolayı 1984 tarihinde dere yatağının etkisinden kurtulduğunu ve bu tarihte imar ihyasının tamamlandığını, taşınmaz bölümünün 1975 tarihinden beri dava dışı …tarafından tarım arazisi olarak kullanılmakta iken, 2006 tarihinde davacılar tarafından becayiş suretiyle devralındığı ve taşınmaz bölümü üzerinde davacılar yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle yazılı olduğu şekilde karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır.Taşınmazın zilyetlikle kazanılabilmesi için, öncelikle zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olması, bundan sonra da 3402 sayılı Kanun’un 14 ve 17. maddeleri uyarınca, emek ve para harcanmak suretiyle imar-ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilmesi ve bu işlemlerin tamamlanmasından sonra kazanmayı sağlayacak zilyetlik süresinin geçmesi zorunludur. Somut olayda; her ne kadar, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi tarafından hazırlanan 25.08.2019 tarihli raporda; 1984 tarihli hava fotoğrafında, taşınmaz bölümünün zeminde mevcut olduğu ve imar ihyasının yapıldığını, yol kotunun aşağısında yer aldığını, dere ile arasına set çekilmiş olmasından dolayı dere etkisinden kurtulduğu belirtilmiş ise de, aynı raporda taşınmaz bölümünün sınırları, niteliği ve sürdürülen zilyetliğin şekli hususları açıklanmadığı gibi, dava konusu taşınmazın kuzey sınırına komşu olan 120 ada 3 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitine esas alınan ve tescil ilamıyla oluşan 19.12.1988 tarihli ve 7 sıra numaralı tapu kaydının güney sınırı olan dava konusu taşınmaz yönünü Tortum çayı okuduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan, Mahkemece mahallinde yapılan keşiflerde beyanlarına başvurulan yerel bilirkişiler ve davacı tanıkları, dava konusu taşınmaz bölümünün aktarılan dava tarihinden önce 2006 yılında … tarafından yol yapım çalışmaları nedeniyle hafriyatla doldurulduğunu ve taşınmazın 15-20 metre kadar yükseldiğini beyan etmişlerdir. Bu durum karşısında, dava konusu taşınmaz bölümünün öncesinde Tortum çayı etki alanında bulunduğu ve taşınmaz bölümü üzerinde davacılar lehine zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan Mahkemece, çekişmeli taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi raporunda (E) harfi ile gösterilen ve Karayolları Genel Müdürlüğünün kamulaştırma haritası kapsamında kaldığı anlaşılan bölümünün … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş olması yerinde ise de, eldeki davanın genel mahkemeden aktarılan tescil isteğine ilişkin olup, çekişmeli taşınmazın kadastro tutanağının malik hanesinin boş olduğu ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi, doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde ve çekişmeli taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli bir karar vermek zorunda olduğu halde, hüküm yerinde çekişmeli taşınmazın 09.11.2012 tarihli bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen muhdesat ve (D) harfi ile gösterilen bölüm hakkında Erzurum Kadastro Mahkemesinin 2012/2 Esas ve 2013/3 Karar sayılı ilamıyla verilen hükmün taraflarca temyiz edilmeksizin kesinleşmesi nedeniyle bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olması isabetsiz olduğu gibi, Yargıtay bozma ilamı öncesi alınan 15.07.2010 tarihli fen bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın (B) ve (C) harfleri ile gösterilen bölümleri hakkında hüküm yerinde Hazine lehine oluşan usuli kazanılmış haklar da gözetilerek sicil oluşturulmaması da yerinde olmamıştır.
Hal böyle olunca; Mahkemece, çekişmeli taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi raporlarında (D) harfi ile gösterilen bölümü üzerinde davacılar lehine zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı dikkate alınarak davanın reddine, çekişmeli taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi raporlarında (E) harfi ile gösterilen ve Karayolları Genel Müdürlüğünün kamulaştırma haritası kapsamında kaldığı anlaşılan bölümünün … adına tapuya tesciline, taşınmazın (E) harfi ile gösterilen bölümü dışında kalan tüm bölümlerin Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun olmayan gerekçelerle yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı … ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinde REDDİNE; davalılar Hazine vekili ve … vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 26,30 TL’nin temyiz eden … ve arkadaşlarından alınmasına, 29.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.