Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/4195 E. 2023/659 K. 14.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4195
KARAR NO : 2023/659
KARAR TARİHİ : 14.02.2023

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR : Ret

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Kadastro sırasında, Erzurum ili, …. ilçesi, … Köyü çalışma alanında bulunan 175 ada 296 parsel sayılı 82.272,02 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve ekonomik yarar sağlanması mümkün olan yerlerden olup, kimsenin mülkiyet iddiasında bulunmadığı belirtilerek, ham toprak vasfıyla davalı Hazine adına tespit edilmiştir.

2.Davacı … dava dilekçesinde; tapu kaydı, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ve adına tescili istemiyle dava açmıştır.

II. CEVAP
Davalı Hazine vekili; dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.06.2015 tarihli ve 2009/132 Esas, 2015/36 Karar sayılı kararı ile; “davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanma koşullarının oluştuğu” gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile davacı … tapu kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Hüküm, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 21.12.2017 tarihli ve 2015/14515 Esas, 2017/9229 Karar sayılı kararı ile “yapılan araştırma inceleme ve uygulamanın hüküm vermeye yeterli bulunmadığı belirtilerek; çekişmeli taşınmazın tüm komşu parsellerine ait kadastro tutanaklarının onaylı suretleri ile iktisap sebeplerine de gösterir şekilde dayanakları olan tapu kayıtlarının, varsa haritalarının onaylı suretlerinin getirtilmesi, bölgede toprak tevzi ya da iskan çalışması olup olmadığı araştırılarak var ise çekişmeli taşınmaz hakkında ne gibi bir işlem yapıldığının tespit edilmesi, komşu 290 sayılı parsel hakkındaki dava dosyasının dosya arasına alındıktan sonra, taşınmaz başında yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, tespit bilirkişileri ve aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları ve fen bilirkişisi ile üç kişilik ziraatçi bilirkişi kurulunun katılımıyla yapılacak keşifte, varsa komşu parsellere ait haritalar uygulanıp kapsamlarının belirlenmesi, komşu 212 sayılı parsele uygulanan tapu kaydının çekişmeli taşınmaz yönünü mera okuduğu ve çekişmeli taşınmazdan sonra 290 sayılı mera parselinin geldiği göz önüne alınarak çekişmeli taşınmaz ile mera parseli arasında ayırıcı nitelikte unsur bulunup bulunmadığının araştırılması, taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, zaman içinde taşınmazın sınırında mera yönünde genişleme olup olmadığı hususlarında yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması; ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan komşu parsellerle karşılaştırılmalı biçimde çekişmeli taşınmazların toprak yapısını, eğimini, bitki deseni ve diğer yönlerden çekişmeli taşınmaz ile mera parselinin birbirinden nasıl ayrıldığını açıklayıp, tarımsal niteliklerini belirten, taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı rapor alınması, fen bilirkişisine keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli çekişmeli taşınmaz ile mera parselinin konumlarını yan kesit krokisi ile gösteren rapor ve harita düzenlettirilmesi; bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilerek bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “dava konusu taşınmaz ile komşu 175 ada 290 sayılı mera parseli arasında ayırıcı unsurun bulunmadığını, taşınmazın öncesinde mera olduğunu ve meradan açıldığını, meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin niteliği ve süresi ne olursa olsun kazanma sağlamayacağı” gerekçesiyle davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde; kararın eksik inceleme ile verildiğini, bozma gereklerinin yerine getirilmediğini, taşınmazın mera olmadığını ve mera tahsis kararının bulunmadığını, tapu ve vergi kaydının yok sayıldığını, yerel bilirkişi ve tanık beyanları lehine olmasına rağmen mahkemece dikkate alınmadığını, taşınmaz üzerindeki zilyetlik iddiasının sabit olduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın mera olup olmadığı, taşınmaz üzerinde davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 427 ve devamı maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 ve 17 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428’inci maddesi ile 439’uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre usul ve kanuna uygun olup, davacının temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 125,50 TL’nin temyiz edenden alınmasına,14.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.