YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4346
KARAR NO : 2022/8257
KARAR TARİHİ : 19.10.2022
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kullanım Kadastrosuna İtiraz
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl dosyada davanın kabulüne, birleşen dosyalarda davaların reddine karar verilmiş olup, hükmün davalı Hazine vekili ve birleşen dosyanın davacısı – asıl dosyanın davalısı…, davalı … … mirasçıları ile davalı … … mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Mahkemenin vermiş olduğu önceki karar Yargıtay tarafından
bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; ” Dava konusu taşınmazın öncesinde tarafların müşterek murisi …’ ın kullanımında olduğunun kuşkusuz olduğu, ancak tarafların müşterek murisinin terekesinin taksim edilip edilmediği, murisin sağlığında taşınmazı hibe edip etmediği, murisin ölümünden sonra taşınmazın kim tarafından, ne şekilde kullanıldığı yönündeki beyanların uyuşmazlığı aydınlatmaya yeterli olmadığı gibi, tespite aykırı sonuca ulaşıldığı halde tespit bilirkişileri de dinlenilmediğinden yapılan inceleme ve araştırmanın da hüküm kurmaya yeterli bulunmadığı açıklanarak, doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece, dava konusu taşınmazı iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri, taraf tanıkları ve teknik bilirkişinin katılımıyla mahallinde yeniden keşif yapılması bu keşifte, yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarından dava konusu taşınmazın müşterek muris … tarafından mirasçılardan birine hibe edilip edilmediği veya murisin ölümüyle mirasçılar arasında yöntemince taksim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın tespit tarihinde ve öncesinde kimin fiili kullanımında bulunduğu hususlarının etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, beyanlar arasında çelişki bulunduğu takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkinin giderilmesi, teknik bilirkişiden keşfi takibe elverişli, krokili rapor alınması, bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gereğine, kabule göre de, kadastro hakiminin doğru sicil oluşturmak zorunda olduğu göz ardı edilerek, … mirasçılarının isimleri belirtilmeden genel ifadeyle taşınmazın iştiraken … mirasçıları kullanımında bulunduğu şeklinde şerhe ilişkin karar verilmesinin isabetsizliğine” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kabulü ile 123 ada 44 parsel sayılı taşınmaza ilişkin kadastro tespitinin iptali ile; dava konusu taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine ” iş bu taşınmazın 1890 doğumlu …ve … oğlu … mirasçıları…kızı …, … oğlu …, … kızı …, … kızı …, … kızı …, … kızı …, …kızı …, … oğlu …, … kızı …, … oğlu …, … oğlu …, … kızı…, … oğlu …, … oğlu …, … kızı …, … kızı …, … oğlu …, … kızı …, … oğlu …, … kızı …, … oğlu …, … oğlu … …, … kızı …, … kızı …, … … oğlu …,… … oğlu …, … … oğlu …, … oğlu …, … kızı …, … kızı …, … kızı ……, … oğlu …, …kızı …, … kızı …, … kızı …, … oğlu … kullanımındadır, taşınmazın tamamı 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi gereği hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır. ” ibaresi eklenerek tarla niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili ve birleşen dosyanın davacısı – asıl dosyanın davalısı…, davalı … … mirasçıları ve davalı … … mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre, davalı Hazine vekilinin tüm, davalı … …, davalı … … mirasçıları ve davalı … … mirasçıları vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı … …, davalı … … mirasçıları ve davalı … … mirasçıları vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Mahkemece, çekişmeli taşınmazın, tarafların ortak murisi …’tan intikal ettiği ve murisin sağlığında taşınmazı mirasçılarından birine ya da bir kaçına bağışlamadığı, mirasçılar arasında terekenin taksim edilmediği kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Şöyle ki; taraflar arasında, taşınmazın tarafların ortak murisi …’ tan intikal ettiği hususunda uyuşmazlık bulunmamakta olup, yanlar arasındaki uyuşmazlık, taşınmaz üzerindeki fiili kullanımın tereke adına olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahallinde yapılan keşifte dinlenen kişilerin beyanlarına göre, kullanım kadastrosu tespit tarihi itibariyle taşınmazın adına kullanıcı şerhi verilen … …’ın kullanımında olduğu anlaşılmakta olup, tespit tarihine kadar davacı tarafın bu duruma karşı çıktığına ve taraflar arasında uyuşmazlık yaşandığına dair dosya arasında her hangi bir bilgi veya belge bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; Mahkemece, davalı tarafın çekişmeli taşınmaz üzerindeki uzun süreli kullanımının kendi nam ve hesabına olduğunun kabulü ile asıl dosyada davacı ve asli müdahil davacıların, birleşen 2010/43 Esas sayılı dosyada ise davacıların davasının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın kabul edilmiş olması isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3. Birleşen dosyada davacı … …’ün temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; çekişmeli taşınmazın, …’in sağlığında 20.07.2005 tarihli sözleşme ile…’e satıldığı, bu hususun tanık beyanları ile doğrulandığı, davacı … …’ün birleşen dosyada yer alan dava dilekçesindeki talebinin 5.137,76 metrekareye ilişkin olduğu dikkate alınarak, birleşen 2010/44 Esas sayılı davanın kabulü ile davacı … …’ ün talebi doğrultusunda adına kullanıcı şerhi verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle ret karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı Hazine vekilinin tüm, davalı … …, davalı … … mirasçıları ve davalı … … mirasçıları vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı … …, davalı … … mirasçıları ve davalı … … mirasçıları vekilinin, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen dosyada davacı … … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve kanuna aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 19.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.