Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/4350 E. 2023/1418 K. 14.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4350
KARAR NO : 2023/1418
KARAR TARİHİ : 14.03.2023

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2019/42 E., 2020/19 K.
KARAR : Davanın kabulüne

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Kadastro sırasında … ili … ilçesi … mahallesi çalışma alanında bulunan 180 ada 7, 222 ada 76 ve 88 parsel sayılı sırasıyla 152.74, 2.207.43 ve 6.980.22 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar irsen intikal, taksim ve tapu kaydı nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir.

2.Davacılar vekili dava dilekçesinde; çekişmeli 180 ada 7, 222 ada 76 ve 78 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydı kapsamında kaldığını belirterek, taşınmazların kadastro tespitinin iptali ile tapu kayıtlarındaki hisseleri oranında davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.01.2013 tarihli ve 2012/13 Esas, 2013/108 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, çekişmeli 180 ada 7, 222 ada 76 ve 88 parsel sayılı taşınmazların tespitinin iptaline, taşınmazların her birinin tamamı 8 pay kabul edilerek, 1 payın davacılardan …, 2 payının verasette iştirak halinde … mirasçıları, 5 payının ise davalı … adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin 25.01.2013 tarihli ve 2012/13 Esas, 2013/108 Karar sayılı kararına karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Hüküm, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 15.12.2014 tarihli ve 2014/809 Esas, 2014/15133 Karar sayılı kararıyla, dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve muris … mirasçılarından …’nın payı bir kısım davacılar murisi …’ya tapu yoluyla intikal ettiğine göre sair temyiz itirazlarının yerinde olmadığı, ancak, dava konusu taşınmazların …’dan kaldığı, … terekesinin 1/4 payının kendisinden sonra ölen eşi …’ya kaldığı, murisin 1971 yılında ölen önceki eşi …’den olan çocuklarının, murisin 1982 yılında ölen eşi …’dan olan çocuklarından daha az pay alacağı, davacıların murisleri … ve …’nin de kök muris …’in …’den olma çocukları olduğu göz önünde bulundurularak miras paylarının buna göre hesaplanması ve sonucuna göre karar verilmesi gereğine değinilerek bozulmuştur.

B. İkinci Bozma Kararı
3.Bozma kararına uyularak, İlk Derece Mahkemesinin 12.06.2015 tarihli ve 2015/5 Esas, 2015/20 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne, dava konusu 180 ada 7, 222 ada 76, 88 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptaline, çekişmeli taşınmazların tamamı 26.880 pay kabul edilerek 8568 payının …, 7224 payının …, 1584’er payının …, … , …, … ve …, 792’şer payının … ve …, 594’er payının … ve …, 396 payının … adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

4.İlk Derece Mahkemesinin 12.06.2015 tarihli ve 2015/5 Esas, 2015/20 Karar sayılı kararına karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

5.Hüküm, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 24.06.2019 tarihli ve 2016/548 Esas, 2019/4690 Karar sayılı kararıyla, dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde olmadığı, ancak, mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği, somut olayda, hükmüne uyulan bozma ilamında, çekişmeli taşınmazların kök muris …’dan kaldığının ve mirasçılar arasında taksim edilmediğinin dosya kapsamıyla sabit olduğu, ancak yapılan miras payı hesabının hatalı olması sebebiyle nüfus kayıtlarına uygun şekilde yeniden pay hesabı yapılması gerektiğinin belirtildiği, mahkemece bozma ilamına uyularak yeniden pay hesabı yapılmış ise de, kök muris …’ın dava açmayan mirasçıları …, …, … ve …’a ait miras paylarının davalı taraf üzerinde bırakılması gerekirken, bu husus gözardı edilerek adı geçenlere ait payların davanın taraflarına dağıtılmak suretiyle davacılara fazla pay verilmesi ve bozmaya uyulmakla oluşan kazanılmış hakların bu şekilde ihlal edilmesinin isabetsiz olduğuna değinilerek bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak yeniden yargılama yapıldığı, …’in resmi eşi … ve gayri resmi eşi … ile … çocuklarının verasete esas miras paylarının hesaplandığı, bozma ilamlarında …’nin mirasçılarına düşen miras payının tapu yolu ile … mirasçılarına devredildiği hususunun bozma ilamları uyarınca kesinleştiği, davalılar vekilince evvelki temyiz yasa yolu başvurularında her ne kadar kararın esasına yönelik başkaca itirazlarda bulunulmuş ise de davalı vekilinin sair itirazlarının reddine karar verildiği, böylelikle dosyanın esasına yönelik diğer hususların kesinleştiği ve davacı taraf lehine kazanılmış hak teşkil ettiği, bozma sonrası yapılan yargılamada sadece bozmaya esas teşkil edecek şekilde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 495-499 uncu maddeleri gereğince pay hesabının yapıldığını ve mirasçılardan Barika payının bir kısım davacılar murisi …’ya geçtiği gözetilerek … mirasçıları arasında üleştirme yapıldıktan sonra dava açmayan mirasçılara ait payların davalı adına tesciline, davacı …’a ise miras hissesi oranında pay verildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli 180 ada 7 parsel, 222 ada 76-88 sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin ayrı ayrı iptaline, toplamda 806400 hisse kabul edilerek hüküm yerinde gösterilen hisseler ile … ve müşterekleri adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacıların murisi …’in 1/15 payı satın aldığını, kalan 14/15 payın ise davalının kardeşi ve annesine ait olduğunu, dava açmayanlarının payının 6/8 olduğunu, dava açan … mirasçılarının 2/8 paylarının olup 14/15 pay ile 6/8 payın davalı adına tescil edilmesi gerektiğini belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşınmazın davacı tarafın dayandığı tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı, kalıyorsa davacı tarafın tapu kaydındaki payının tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun ( 1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 13 ve 20 nci maddesi

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz eden davalıdan alınmasına,

1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,14.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.