Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/4351 E. 2022/8261 K. 19.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4351
KARAR NO : 2022/8261
KARAR TARİHİ : 19.10.2022

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kullanım Kadastrosu

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Mahkemenin vermiş olduğu önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; “ Dava konusu taşınmazın öncesinde tarafların müşterek murisi …kullanımında olduğunun kuşkusuz olduğu, ancak tarafların müşterek murisinin terekesinin taksim edilip edilmediği, murisin sağlığında taşınmazı hibe edip etmediği, murisin ölümünden sonra taşınmazın kim tarafından, ne şekilde kullanıldığı yönündeki beyanların uyuşmazlığı aydınlatmaya yeterli olmadığı gibi, tespite aykırı sonuca ulaşıldığı halde tespit bilirkişileri de dinlenilmediğinden yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm kurmaya yeterli bulunmadığı açıklanarak, doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece mahallinde, dava konusu taşınmazı iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri, taraf tanıkları ve teknik bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılması, yapılacak bu keşifte, yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarından dava konusu taşınmazın müşterek muris …tarafından mirasçılardan birine hibe edilip edilmediği veya murisin ölümüyle mirasçılar arasında yöntemince taksim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın tespit tarihinde ve öncesinde kimin fiili kullanımında bulunduğu hususlarının etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, beyanlar arasında çelişki oluşması halinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkinin giderilmesi, teknik bilirkişiden keşfi takibe elverişli, krokili rapor alınması ve bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gereğine ve kabule göre de; kadastro hakiminin doğru sicil oluşturmak zorunda olduğu göz ardı edilerek, …mirasçılarının isimleri belirtilmeden genel ifadeyle taşınmazın iştiraken …mirasçıları kullanımında bulunduğu şeklinde şerhe ilişkin karar verilmesinin isabetsizliğine” değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, 123 ada 44 parsel sayılı taşınmaza ilişkin kadastro tespitinin iptali ile dava konusu taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine ” iş bu taşınmazın 1890 doğumlu … ve …oğlu …mirasçıları … kızı …, … oğlu …, …kızı …, … kızı …, … kızı …, … kızı …, … kızı …, … oğlu …, … kızı…, … oğlu …, … oğlu …, … kızı …, … oğlu …, … oğlu …, … kızı… …, …kızı …, …oğlu …, … kızı …, … oğlu …, … kızı …, … oğlu …, … oğlu … …, … kızı …, … kızı …, … … oğlu …,… … oğlu …, … … oğlu …, … oğlu …, … kızı …, … kızı …, … kızı …., …oğlu …, …., kızı …,…., kızı …, … kızı …, … oğlu … kullanımındadır, taşınmazın tamamı 6831 sayılı kanunun 2/B maddesi gereği hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır. ” ibaresi eklenerek tarla niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … …., vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın, tarafların ortak murisi … ….,’tan intikal ettiği ve murisin sağlığında taşınmazı mirasçılarından birine ya da bir kaçına bağışlamadığı, mirasçılar arasında terekenin taksim edilmediği kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki; taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşınmaz üzerindeki fiili kullanımın tereke adına olup olmadığında toplanmaktadır. Mahallinde yapılan keşifte dinlenen kişilerin beyanlarına göre, çekişmeli taşınmazın lehine kullanıcı şerhi verilen … kullanımında olduğu anlaşılmakta olup, dosya kapsamında, tespit tarihine kadar davacı tarafça bu duruma karşı çıkıldığına ve taşınmazın kullanımına ilişkin taraflar arasında uyuşmazlık yaşandığına dair her hangi bir bilgi veya belge bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca; Mahkemece, davalı tarafın çekişmeli taşınmaz üzerindeki uzun süreli kullanımının kendi nam ve hesabına olduğunun kabul edilmesi gerektiği gözetilerek, davacı ve asli müdahil davacıların davasının reddine karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve kanuna aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/1 maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 19.10.2022 tahminde oy birliğiyle karar verildi.