Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/4365 E. 2023/1207 K. 06.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4365
KARAR NO : 2023/1207
KARAR TARİHİ : 06.03.2023

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2016/8 E. 2020/23 K
KARAR : Davanın kabulüne

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Kadastro sırasında Ağrı ili Merkez ilçesi … Köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 101 ada 292 parsel sayılı 37.462,74 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması nedeniyle çayır vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.

2.Davacı vekili dava dilekçesinde; Ağrı Merkeze bağlı … Köyünde yapılan kadastro çalışmalarına ilişkin ilan ve tutanaklarda 101 ada 16 parsel, 106 ada 16 parsel ve 106 ada 292 parsel sayılı taşınmazların davalı … ve Hazine adına yazıldığını, ancak davalı Köy Tüzel Kişiliğinin ve Hazinenin herhangi bir haklarının bulunmadığını, dava konusu taşınmazların kendisine irsen intikal ettiğini ileri sürerek kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak taşınmazların adına tescilini istemiştir.

II. CEVAP
1.Davalı … vekili yargılama aşamasındaki beyanlarında özetle; aleyhlerine açılan davayı kabul etmediklerini, dava konusu taşınmazın niteliği itibarı ile zilyetlikle iktisabı mümkün olmayan yerlerden olduğunu belirterek davacının davasının reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı Köy Tüzel Kişiliği yargılama aşamasındaki beyanlarında özetle; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.07.2014 tarihli ve 2006/37 Esas, 2014/76 Karar sayılı kararı ile, davacının … Köyü 101 ada 16 parsel sayılı taşınmaza yönelik açtığı davanın husumet yönünden reddi ile taşınmazın tespit gibi tesciline, dava konusu 101 ada 292 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısmı hakkında davacının zilyetliği iktisap sağlayıcı nitelikte olduğundandavanın kısmen kabulü ile bu bölümün davacı adına tespit ve tesciline, raporda (B) harfi ile gösterilen yerin mera vasfında olduğunun kabulü ile bu kısmın mera vasfı ile köy orta malı olarak tespit ve sınırlandırılmasına karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 14.09.2015 tarihli ve 2014/20681 Esas, 2015/10339 Karar sayılı kararıyla; mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve tüm tespit bilirkişileri, ayrıca 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu ve fen bilirkişisi aracılığı ile yeniden keşif yapılması; keşifte, komşu parsellerle birlikte geniş kapsamlı değerlendirme yapılmak suretiyle mera parsellerinin öncesinin geleneksel biçimde kullanılan kadim mera olup olmadığı, çekişmeli taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, taşınmazların öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, zaman içinde sınırlarında genişleme olup olmadığı hususlarında yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin komşu parsel tutanakları ve dayanaklarıyla denetlenmesi, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin tutanaktaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişilerinin tanık sıfatıyla dinlenilerek beyanlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi; taşınmazların görüntüsü ve mera ile ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı hususlarındaki hakim gözleminin keşif tutanağına yansıtılması, 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan, komşu parsellerle karşılaştırılmalı biçimde, çekişmeli taşınmazların toprak yapısı, eğimi, bitki deseni ve diğer yönlerden komşu mera parsellerinden nasıl ayrıldığını açıklayıp, tarımsal niteliklerini belirten, taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı rapor alınması gereğine değinilerek hüküm bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, mahalli bilirkişilerin beyanları ile dava konusu taşınmazı davacının kendisinin bizzat 1970 lerden beri kullandığı, kendisine ise murisinden intikal ettiği, vefatı ile de halen mirasçıları tarafından kullanıldığı bu nedenle eklemeli zilyetlik ile tespitten geriye en az 20 yıl boyunca nizasız, fasılasız, aralıksız malik sıfatı ile zilyetliğinin olduğunun anlaşıldığı, keza yine alınan teknik raporda 1980 li yıllardan beri taşınmaz üzerinde tarımsal faaliyet yürütüldüğünün tespit edildiğinden davanın kabulüne, dava konusu Ağrı ili Merkez İlçesi … Köyüne kain 101 ada 292 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile kadastro tutanağındaki miktarı ve vasfı aynı kalmak kaydıyla davacı … adına tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı … vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; temyize konu 101 ada 292 parsel sayılı taşınmaza ilişkin mera ile ilgili yeterli araştırma yapılmadığı, bilirkişi raporlarının yeterli olmadığı, kazandırıcı zamanaşımı koşullarının oluşmadığından İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine göre, uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazın mera olup olmadığına, mera değil ise zilyetlikle iktisap koşullarının davacı taraf yararına gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.

3. Değerlendirme
1.İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamıyla uyumlu bulunmamaktadır.

2.Kadastro tespitine itiraz olarak açılan davada 16.07.2014 tarihli ve 2006/37 Esas, 2014/76 Karar sayılı karar ile 101 ada 292 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısmı hakkında davacının zilyetliğinin iktisap sağlayıcı nitelikte olduğundan kabulüne, (B) harfi ile gösterilen yerin mera vasfında olduğunun kabulü ile mera vasfı ile köy orta malı olarak tespit ve sınırlandırılmasına karar verildiği ve bu hükmün yalnızca davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince araştırmaya yönelik olarak bozulduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafından ise önceki hüküm temyiz edilmediği halde şimdiki temyize konu 08.09.2020 tarihli hükümle davalı aleyhine olacak şekilde 101 ada 292 parsel sayılı taşınmazının tamamının kabulü ile davacı … adına tesciline karar verilmesi doğru olmamıştır.
3.İlk Derece Mahkemesince Yargıtay bozma kararına uyulduğu halde, bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozma kararına uyulmakla, taraflar yararına usuli müktesep hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozma gereklerinin tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir. 08.09.2020 tarihli önceki hükmün temyiz etmeyen davalı lehine kazanılmış bulunan usuli hakkın bertaraf edilerek son hükümle davalının daha da aleyhine olacak şekilde durum yaratılmıştır.

4.Ayrıca çekişmeli 101 ada 292 parsel sayılı taşınmaz, kadastro tespiti esnasında çayır olarak tespit edilmiş olmasına rağmen taşınmazların niteliği ile ilgili olarak usulüne uygun kadim mera araştırması yapılmamış, üç kişilik uzman ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan çekişmeli 101 ada 292 parsel sayılı taşınmazların niteliği ve komşu mera parselleri ile arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı hususlarında ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmamıştır. Yine çevre parsellerin kadastro tutanakları da getirtilmemiştir.

5.Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve tüm tespit bilirkişileri, ayrıca üç kişilik ziraat mühendisleri kurulu ve fen bilirkişisi aracılığı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte, komşu parsellerle birlikte geniş kapsamlı değerlendirme yapılmak suretiyle mera parsellerinin öncesinin geleneksel biçimde kullanılan kadim mera olup olmadığı, çekişmeli taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, taşınmazların öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, zaman içinde sınırlarında genişleme olup olmadığı hususunda, yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanakları ve dayanakları ile denetlenmeli, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin tutanaktaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek beyanlar arasındaki çelişkiler, gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli; taşınmazların görüntüsü ve mera ile ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı hususlarındaki hakim gözlemi keşif tutanağına yansıtılmalı, üç kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan, komşu parsellerle karşılaştırılmalı biçimde, çekişmeli taşınmazların toprak yapısı, eğimi, bitki deseni ve diğer yönlerden komşu mera parsellerinden nasıl ayrıldığını açıklayıp, tarımsal niteliklerini belirten, taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı rapor alınmalı, 23.06.2014 tarihli ziraat bilirkişi raporu ile 8.10.2019 tarihli ziraat bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeli ve karar verilirken davalı lehine usuli kazanılmış hak gözetilerek karar verilmelidir.

6.Ayrıca kabule göre ise ölen davacının mirasçıları adına tescil hükmü kurulması gerekirken yazılı şekilde ölen davacı adına tescil hükümü kurulması da bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,06.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.