YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4373
KARAR NO : 2023/1837
KARAR TARİHİ : 28.03.2023
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2016/5 E., 2018/7 K.
MAHKEMESİ : … Kadastro Mahkemesi
KARAR : Asıl davanın kabulüne-Birleşen davanın reddine
Taraflar arasındaki Kadastro Tespitine İtiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin bu kararı davacı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında, Erzincan ili … ilçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 101 ada 257 parsel sayılı 23.131,86 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zilyetliği nedeniyle, tarla vasfıyla … mirasçıları … ve müşterekleri adına tespit edilmiştir.
2. Asıl dava dosyası davacıları … ve … … dava dilekçesinde; Erzincan ili … ilçesi … Köyü 101 ada 257 parsel sayılı taşınmazın tarafların murisleri olan … ve Alihaydar …’a ait olduğunu, taşınmaza 60 yıldan fazla bir süredir zilyet olduklarını ileri sürerek, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile … ve Alihaydar … mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir.
3. Davacı … …, Erzincan ili … ilçesi … Köyü 101 ada 257 parsel sayılı taşınmazın 3 pay olduğunu, 1 payın … … oğlu …, 1 payının davalılar adına, diğer 1 payının ise … ve … mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
4. Birleşen dosya davacısı … dava dilekçesinde; Erzincan ili … ilçesi … Köyü 101 ada 257 parsel sayılı taşınmazın dayısının adına olan 1937 tarih ve 46 tahrir numaralı vergi kaydı kapsamında kaldığını, dayısının tek mirasçısının annesi olduğunu, annesinin vefatıyla mirasçılar arasında yapılan taksimle taşınmazın kendisine verildiğini, davalı tarafın köyden göç etmesi nedeniyle zilyetliklerinin bulunmadığını, taşınmaza kendisinin zilyet olduğunu belirterek, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
5. Asli müdahil … vekili müdahale dilekçesinde; Erzincan ili … ilçesi … Köyü 101 ada 257 parsel sayılı taşınmazın 3 pay olduğunu, 1 payın müvekkili …, 1 payının davalılar adına, diğer 1 payının ise … ve … mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı … cevap dilekçesinde; davayı kabul ettiğini beyan etmiştir.
2. Davalı …, …, …, …, …, …, …, …, …; davacılar … ve … … ile müdahil …’ın davalarını kabul ettiklerini belirtmişlerdir.
3. Birleşen dava dosyasında davalı … ve … cevap dilekçesinde; taşınmazın kendisi ve müşterekelri adına olup vergi kayıtlarının olduğu gibi uzun yıllardır zilyet olduklarını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
Davaların birleştirilmesi suretiyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin 04.10.2013 tarih ve 2009/28 Esas, 2013/43 Karar sayılı önceki kararı ile, verilen kesin süre içerisinde birleşen dosya davacısı …’ın keşif avansını yatırmadığı, bu nedenle keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı ve davanın mevcut delillerle ıspat edilemediği gerekçesiyle …’ın davasının reddine, davacılar … ve … … ile müdahil …’ın davalarının kabulüne, çekişmeli 101 ada 257 parsel sayılı taşınmazın 1/3 payının müdahil davacı … adına, 1/6 payının … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/20 Esas ve 2009/28 Karar sayılı veraset ilamında belirtilen paylar oranında … mirasçıları …, … …, …, …, …, ve … adlarına, 1/6 payının … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/132 Esas ve 2009/115 Karar sayılı veraset ilamında belirtilen paylar oranında … mirasçıları …, …, … …,, …, … …, …, … ve … adlarına, 1/21’er payının davalılar …, …, … ve … adlarına, 1/105’er payının ise davalı … mirasçıları …, …, …, … ve … adlarına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen önceki kararı davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay Kapatılan 16. Hukuk Dairesinin 05.10.2015 tarih ve 2015/15192 Esas, 2015/11140 Karar sayılı ilamıyla; “İlk Derece Mahkemesince dosya keşfe hazır hale getirilmeden keşif yapılmasına karar verildiği gibi, usulüne uygun bir şekilde keşif ara kararı da kurulmadığı açıklanarak, yöntemine uygun şekilde verilmeyen kesin süreye sonuç bağlanmasının ve kabule göre ise taşınmazın paylı olarak tesciline ilişkin hüküm kurulurken pay payda uyumsuzluğu yaratılarak infazda tereddüt meydana getirilmesinin isabetsizliğine” değinilerek ilk derece mahkemesinin önceki kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar
Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, birleşen dosya yönünden; İlk Derece Mahkemesince 26.04.2017 tarihinde mahallinde keşif yapılarak dinlenen mahalli bilirkişilerin beyanlarından ve alınan bilirkişi raporların göre davacı ve davalı tarafın dayandığı vergi kayıtlarının dava konusu taşınmaza uymadığı, davacı …’ın bu taşınmazlarda hiçbir hakkının olmadığı, köyde iki parselinin olduğu, bir tanesinin bu taşınmazın batısında ve uzağında kaldığı diğerinin ise karşısında armutlukların olduğu yerde kaldığı, davacı …’ın tanığı … ‘in beyanından da …’ın dava konusu taşınmazı hiçbir zaman ekip biçmediğini beyan ettiği gerekçesiyle, asıl dosya yönünden ise; davacı ve davalı tarafın dayandığı vergi kayıtlarının dava konusu taşınmaza uymadığı, dava konusu taşınmazın kuru arazi olup taraflar adına belgesiz olarak tespit edilen herhangi bir kayda rastlanılmadığı, davacı … dışındaki diğer tarafların mahkemeye sundukları kabul dilekçeleri ve celse aralarında vermiş oldukları beyanlarının bulunduğu gerekçesiyle Asıl dosya yönünden davalıların davayı kabul etmesi nedeniyle davanın kabulüne, 101 ada 257 parsel sayılı taşınmazın tespit malikleri adına olan tespitinin iptaline, susuz tarla vasfı ile tamamı 1260 pay kabul edilerek hüküm yerinde gösterilen paylar ile müdahil davacı … ve müşterekleri adına tapuya kayıt ve tesciline, birleşen dosya yönünden; davacı …’ın davasının sübut bulmadığından reddine, dava konusu 101 ada 257 parsel sayılı taşınmazın mahkemenin 2016/5 Esas sayılı asıl dosyasındaki hüküm gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı, birleşen dosya davacısı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl dosya davacısı … vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan karar verildiğini, vergi kayıtlarının dikkate alınmadığını, dava dosyaları birleştirilmeden önceki 24.07.2009 tarihli 3. celsede davalı …’ın taşınmazda davacının da payının olduğunu beyan ettiğini, mahalli bilirkişilerin doğru beyanda bulunmayacakları gerekçesiyle itiraz ettiklerini ancak keşfin yine de yapıldığını, taşınmaz hakkında müvekkili olan davacıya ait olan tapu kaydı bulunmasına rağmen bu taleplerinin dikkate alınmadığını, vergi kayıtlarının taşınmazı kapsadığını belirterek İlk Derece Mahkemesinin kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
1. Dava, Kadastro Tespitine İtiraz davasıdır.
2. Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, çekişmeli taşınmaz üzerinde davacılar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 14 üncü maddesi,
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup birleşen dosya davacısı … vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
35,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 144,00 TL’nin temyiz eden davacı …’dan alınmasına,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,28.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.