YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4374
KARAR NO : 2023/1548
KARAR TARİHİ : 16.03.2023
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2015/17 E., 2018/3 K.
KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasındaki davadan dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kararı davalı … ve … mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında; Iğdır ili … ilçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 116 ada 14 parsel sayılı 15.829,56 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Sulh Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğu halde irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği sebebiyle eşit paylarla … ve … adlarına; aynı yer 116 ada 16 parsel sayılı 4.298,27 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Sulh Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir.
2. Davacı … tarafından; davalı … aleyhine Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan tapu kaydına dayanarak açılan elatmanın önlenmesi davası, davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
II. CEVAP
Davalı … Sulh Hukuk Mahkemesine verdiği cevap dilekçesinde; çekişmeli taşınmazı tapu maliki olan kardeşi olan … Ekber Şayir adına kullandığını ileri sürmüş, aşamalarda kendi zilyetliğine dayanarak davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Tuzluca Sulh Hukuk Mahkemesinin 26.12.2005 tarihli ve 2005/40 Esas, 2005/177 Karar sayılı kararı ile davacı …’ın davasının kısmen kabulüne, davalının müdahalesinin payı oranında men’ine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı … temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 19.04.2006 tarihli ve 2007/3532 Esas, 2006/4580 Karar sayılı kararıyla; taraf teşkili yönünden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Tuzluca Sulh Hukuk Mahkemesinde yargılama devam ederken tutanak düzenlenmiş olması sebebiyle görevsizlik kararı verilerek dosya Kadastro Mahkemesine aktarılmış, … davaya dahil edilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava ve temyize konu davacı …’ın davasının kabulüne, dayanak tapu kaydının çekişmeli taşınmazları kapsadığı kabul edilerek tapu kayıt maliki mirasçıları adlarına hüküm yerinde gösterilen payları oranında tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı … ve … mirasçıları vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı … ve … mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, kanun veya sözleşme hükümlerinin yanlış uygulandığını, Mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu ve delillerinin değerlendirilmeden karar verildiğini, yapılan araştırmanın usul ve esas yönünden yetersiz olduğunu ileri sürmüş ve resen nazara alınacak sebeplerle hükmün bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Sulh Hukuk Mahkemesinden intikal edip, malik hanesi hukuken açık olan kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 1, 13/B-c, 14, 17, 27, 30/2 nci maddeleri
3. Değerlendirme
3402 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi uyarınca, kadastro sırasında, genel mahkemelerde mülkiyete ilişkin davaya konu olan taşınmazlar malik hanesi açık olarak tespit edildikten sonra tutanak ve ekleri kadastro mahkemesine gönderilir. Hakkında, tespit gününden önce genel mahkemede mülkiyete ilişkin dava bulunan taşınmazların kadastro tespitleri sırasında malik hanelerinin doldurulması, hukukça değer taşımaz. Bu tür taşınmazlar hakkında genel mahkemelerin görevi, 3402 sayılı Kanun’un 27 nci maddesi uyarınca, taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağı tanzim edildiği tarihte sona erer ve dava Kadastro Mahkemesine aktarılır. Kadastro mahkemelerince, aktarılan davalarda, resen araştırma ilkeleri çerçevesinde yargılama yapılarak gerçek hak sahibi yararına tescile ilişkin karar verilmesi zorunludur. Bu sebeple, aktarılan davaya konu çekişmeli 116 ada 14 parsel sayılı taşınmazın malik hanesinin doldurulmak suretiyle tespit edilmesi hukuken değer taşımamaktadır.
İlk Derece Mahkemesince dayanak tapu kaydının çekişmeli taşınmazları kapsadığı, davalı … yönünden 3402 sayılı Kanun’un 13/B-b şartlarının sağlanmadığı kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de; varılan sonuç dosya kapsamı ile yasal düzenlemelere uygun bulunmamaktadır.
Davacılar; Sulh Hukuk Mahkemesinde 06.01.1938 tarihli ve 67 sıra numaralı tapu kaydına dayanarak … aleyhine el atmanın önlenmesi davası açmışlardır. Esasen, anılan tapu kaydının çekişmeli taşınmazlara ait olduğu uyuşmazlık konusu da değildir. Uyuşmazlık; dayanak tapu kayıt kapsamında davacıların hukuki kıymetini koruyan haklarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Dayanak tapu kaydı iskanen verilmiş olup, maliklerinin müştereken …. oğlu …, … oğlu … ve … oğlu … olduğu anlaşılmaktadır. Davacılardan …, tapu maliki … oğlu …, diğer davacı …’in ise … oğlu …’ın mirasçısı olduğu dosya içerisinde bulunan nüfus kayıt örneklerinden anlaşılmakta olup, bu hisseler tapuda intikal görmemiştir. Diğer tapu maliki … oğlu …’ın payı ise tapuda kayden intikal görmüş olup, neticeten 09.08.1976 tarihli ve 9 sıra numaralı tapu kaydı ile 1/3 paylı … oğlu … adına kayıtlıdır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan keşiflerde dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarından, çekişmeli taşınmazlar üzerinde davacıların zilyetliğinin bulunmadığı, 1/3 tapu kayıt maliki ….’in kardeşi davalı …’in zilyetliğinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davacıların dayanak tapu kayıt maliki … oğlu …’nun 1953’te, … oğlu …’ın 1943’te öldüğü ve ölüm tarihinden sonra tapu kaydındaki hisselerinin intikal görmediği, mirasçılarının zilyet olmadığı anlaşılmaktadır. Dava konusu taşınmazlarda anılan kayıt maliklerinin ölüm tarihinden dava tarihine kadar davacılar ve murisleri bakımından 3 üncü şahıs konumunda bulunan davalı tarafın zilyet olduğu, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiş olduğuna göre, 3402 sayılı Kanun’un 13/B-c maddesinde belirtilen koşulların davalılar yararına oluştuğu kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca; mahkemece davanın reddine; dosya kapsamında davalı …’in zilyetliğinde bulunan taşınmazların tapu maliki … ‘in payı oranında feri zilyetliğinin; ancak kalan 2/3 kısım yönünden asli zilyetliğinin bulunduğu anlaşıldığına göre; 1/3 payın … , kalan 2/3 payın … adına doldurularak tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,16.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.