YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4396
KARAR NO : 2023/1822
KARAR TARİHİ : 28.03.2023
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2020/8 E., 2020/12 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; … mirasçıları …, …, … , … ile … mirasçıları …, … ve … aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, davalılar … mirasçıları …, …, …, … ve … aleyhine açılan davanın reddine, davalı … aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Uygulama kadastrosu sırasında, Afyonkarahisar ili, … ilçesi, … Mahallesi, çalışma alanında ve tapuda Hazine adına kayıtlı bulunan eski 1281 parsel sayılı 9.400,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 189 ada 49 parsel numarasıyla ve 8.227,84 metrekare yüzölçümlü olarak; … adına kayıtlı bulunan eski 1276 parsel sayılı 3.250,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 189 ada 18 parsel numarasıyla ve 3.014,30 metrekare yüzölçümlü olarak; … ve … adına tapuda kayıtlı bulunan eski 1280 parsel sayılı 32.950,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise 189 ada 50 parsel numarasıyla ve 34.073,08 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında Hazineye ait taşınmazın yüzölçümünün eksildiğini ve eksikliğin davalılara ait 189 ada 18 ve 50 parsel sayılı taşınmazlardan kaynaklandığını ileri sürerek, davalı komşu taşınmazlara ait tapu kayıtlarının iptal edilerek Hazine adına kayıtlı 1281 parsel (189 ada 49 parsel) sayılı taşınmaza ilave edilmesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı … temsilcisi cevap dilekçesinde; davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 29.07.2015 tarihli ve 2013/95 Esas, 2015/42 Karar sayılı kararıyla; “uygulama kadastrosu yapılırken çekişmeli taşınmazların sınırının sabit sınır olarak kabul edildiği, ancak zemindeki sınır ile tesis kadastrosu paftasındaki sınırların birbiri ile çakışmadığı, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazların genişletilmeye müsait taşınmazlar olması sebebiyle sınırın sabit sınır olarak alınmasının hatalı olduğu” gerekçesiyle davalı … aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddine, davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 189 ada 49 ve 50 parsel sayılı taşınmazların uygulama tespitlerinin iptaline, 189 ada 50 sayılı parsel sayılı taşınmazın 08.05.2015 tarihli bilirkişi raporuna ekli 22 ek numaralı krokide sarı renkli (A) harfi ile gösterilen 1.106,90 metrekarelik kısmının 189 ada 49 parsel sayılı uygulama parseline eklenerek 189 ada 49 nolu parselin 9.334,74 metrekare, 189 ada 50 parsel sayılı taşınmazın ise 31.843,10 metrekare olarak tapuya tesciline, 189 ada 18 parsel sayılı taşınmazın uygulama tespiti gibi tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 29.07.2015 tarihli ve 2013/95 Esas, 2015/42 Karar sayılı kararına karşı davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 19.11.2019 tarihli ve 2016/12792 Esas, 2019/7467 Karar sayılı kararı ile; “yargılama sırasında vefat eden çekişmeli 189 ada 50 parsel sayılı taşınmazın malikleri olan davalılar … ve … mirasçılarının davaya dahil edilmeden ve yöntemince taraf teşkili sağlanmadan hüküm verilmiş olması nedeniyle kararın usul ve kanuna uygun bulunmadığı belirtilerek; davalılar … ve … mirasçılarını davaya dahil etmesi için davacıya süre ve imkan tanınması, taraf teşkilinin sağlanması halinde dahili davalılardan savunma ve delillerinin sorulması, bildirmeleri halinde delillerinin toplanması ve bundan sonra tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilerek İlk Derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “eski 1281 yeni 189 ada 49 parsel sayılı taşınmazın doğusunda bulunan eski 1280 yeni 189 ada 50 parsel sayılı taşınmazın batısındaki hattın yenileme işlemi sırasında sabit sınır olarak alındığı ancak, zemindeki sınırın ilk tesis kadastrosu sırasında kullanılan 1/5000 ölçekli haritaya oturmadığından ve devletin hüküm ve tasarruf altındaki yerlerin genişletilmeye müsait olmasından dolayı sabit alınmaması gerektiği, ilk tesis kadastrosunda kullanılan 1/5000 ölçekli kadastro paftasındaki sınırın geçerli sınır olarak tesbit görmesi ve diğer sınırlarında bir değişiklik yapılmayıp aynen kalması gerektiği” gerekçesiyle … mirasçıları …, …, …, … ile … mirasçıları …, … ve … aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, davalılar … mirasçıları …, …, …, … ve … aleyhine açılan davanın reddine, davalı … aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddine, çekişmeli 189 ada 49 ve 50 sayılı parsel sayılı taşınmazların uygulama tespitlerinin iptali ile 189 ada 50 sayılı parsel sayılı taşınmazın 08.05.2015 tarihli bilirkişi raporuna ekli (21) nolu krokide yeşil renk ile sınırları belirlenmiş ve (A) harfi ile gösterilen 1.106,90 metrekarelik bölümünün 189 ada 49 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle 9.334,74 metrekare yüzölçümlü olarak, 189 ada 50 parsel sayılı taşınmazın ise 32.966,18 metrekare yüzölçümlü olarak tapuya kayıt ve tescillerine; 189 ada 18 parsel sayılı taşınmazın ise uygulama tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, uygulama kadastrosu sırasında davacı Hazineye ait taşınmazın yüzölçümünde meydana gelen azalmanın, davalılara ait taşınmazlardan kaynaklanıp kaynaklanmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası,
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,28.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.