Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/4424 E. 2023/1593 K. 20.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4424
KARAR NO : 2023/1593
KARAR TARİHİ : 20.03.2023

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2016/10 E., 2020/16 K.
KARAR : Davanın kabulüne

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine temsilcisi ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kadastro sırasında, Erzurum ile … ilçesi … köyü çalışma alanında bulunan 174 ada 47 parsel sayılı 794.423,86 m2 yüzölçümündeki taşınmaz mera vasfıyla sınırlandırılmıştır.

2. Davacı … dava dilekçesinde; tapu kaydı, vergi kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, taşınmazın adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili savunmasında; taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında yerlerden olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.

2. Davalı … vekili cevap dilekçesinde; 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (6360 sayılı Kanun) uyarınca davada …’nın husumet ehliyeti bulunduğunu açıklayarak, kendileri açısından davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.11.2014 tarihli ve 2009/138 Esas, 2014/71 Karar sayılı önceki kararı ile, “fen bilirkişisi raporunda B harfi ile gösterilen kısmın irsen intikal suretiyle davacının çayır vasfıyla zilyetliğinde olduğu ve komşu mera parselleri ile bitki örtüsü bakımından farklılık gösterdiği” gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen önceki kararına karşı, davalı Hazine temsilcisi, davalı … ile … vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince yapılan temyiz incelemesi neticesinde 04.04.2016 tarihli ve 2015/5394 Esas, 2016/3625 Karar sayılı ilamıyla; “taşınmaz bölümünün mera olup olmadığı ve zilyetlikle kazanım koşullarının davacı lehine oluşup oluşmadığı hususlarında yeterli araştırma, inceleme ve uygulama yapılmadığı açıklanarak, eksik araştırma ve inceleye dayalı olarak karar verilmesinin isabetsizliğine” değinilerek İlk Derece Mahkemesinin önceki hükmü bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; “Alınan jeodezi ve fotogrametri uzmanı ile ziraatçı bilirkişilerin raporları ile mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına göre, dava konusu taşınmazın güneyindeki ve batısındaki taşınmazlarla sınırının tumpla ayrılmış olup iki yönü itibariyle şahıs taşınmazlarına komşu olduğu, mera parselinden eğim yönünden de ayrıldığı, bitki örtüsü bakımından da farklılık arz ettiği, kot farkı bulunduğu, hava fotoğrafından da çayır vasfı ile kullanılarak yer yer de tarımsal faaliyet yapıldığının anlaşıldığı, davacı lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu” gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 174 ada 47 parsel içinde bulunan ve 10.07.2017 havale tarihli fen bilirkişisi raporunda B harfi ile gösterilen 80.528,25 m2 miktarındaki dava konusu alanın kadastro tespitinin iptali ile adanın son parsel numarası verilmek suretiyle … mirasçıları adına miras payları oranında tapuya tesciline, aynı parsel içinde A harfi ile gösterilen 119.577,63 m2 miktarındaki alan ile C harfi ile gösterilen 594.317,98 m2 miktarındaki alanın tespit gibi mera olarak sınırlandırılmalarına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı, davalı Hazine temsilcisi ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı Hazine temsilcisi temyiz dilekçesinde; hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmediğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı … vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın köy orta malı olduğunu, zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığını, dava açılmasına sebebiyet verilmediği için yargılama giderinden sorumlu tutulamayacağını açıklayarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Kadastro tespitine itiraz davasında taraflar arasındaki uyuşmazlık, hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda B harfi ile gösterilen dava konusu taşınmaz bölümünün mera vasfında olup olmadığı ve zilyetlikle kazanım koşullarının davacı lehine oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14, 16 ve 17 nci maddeleri,

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine temsilcisi ve davalı … vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 125,50 TL’nin temyiz eden davalı … Belediye Başkanlığından alınmasına,

1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 20.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.