YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4430
KARAR NO : 2023/1823
KARAR TARİHİ : 28.03.2023
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2013/46 E., 2020/28 K.
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro çalışmaları sırasında, … İli … İlçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan 182 ada 33, 183 ada 10, 12, 32, 39, 45, 58, 76, 87, 185 ada 17, 19, 25, 186 ada 29, 40, 42, 74, 145, 172, 193, 200, 189 ada 23, 208 ada 65, 76, 173, 189, 198, 222, 229, 236, 246, 253, 209 ada 74, 216 ada 68, 220 ada 1, 13, 226 ada 1, 15, 26, 34 parsel numaralı sırasıyla 646,16, 2.190,06, 614,29, 2.498,99, 1.579,67, 671,41, 1.102,70, 444,75, 271,99, 15.215,68, 5.472,45, 1.974,24, 440,33, 1.584,76, 673,03, 367,08, 315,34, 1.036,34, 329,57, 433,74, 7.847,38, 460,98, 692,15, 181,31, 91,22, 202,45, 230,36, 218,05, 190,36, 160,33, 175,67, 146,18, 265,02, 4.887,62, 5.543,81, 372,75, 96,04, 90,19 ve 25,99 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tesbit edilmiştir.
2. Davacı … dava dilekçesinde; çekişmeli taşınmazların müşterek muristen intikal ettiğini ve terekenin mirasçılar arasında taksim edilmediğini açıklayarak, taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile miras payı oranında adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı … cevap dilekçesinde; davacı ile aralarında yapmış oldukları 28.02.2011 tarihli sözleşmede belirtildiği şekilde müşterek muris …’dan vereseleri olan kendilerine miras kalan gayrimenkullerden … Mahallesinde bulunan 283 ada 58, 183 ada 39 ve 45 parsel sayılı taşınmazların 2011 yılı Haziran ayı içinde davacıya ferağını vereceğini ve sözleşmede belirlenen 7.000 TL bedel karşılığında diğer taşınmazlardaki hisselerinin tamamını davacının kendisine hibe ettiğine dair beyanının olduğunu, ancak davacının sözleşmeye uymadığını, bahsi geçen 3 parça gayrimenkulün ferağını almak için gelmediğini, davacıya sözleşmede belirtilen gayrimenkullerin ferağını alması için … Noterliğinden 18.02.2013 tarihli ve 00415 numaralı ihtarname çekilmesine rağmen sözü edilen taşınmazların ferağını almadığını ve davacının iyi niyetli davranmadığını açıklayarak, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 30.05.2011 tarihli ve 2008/1400 Esas, 2011/509 Karar sayılı kararıyla; “davacının 28.02.2011 havale tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiği” gerekçesiyle davanın feragat nedeniyle reddine, çekişmeli taşınmazların tespit gibi tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 30.05.2011 tarihli ve 2008/1400 Esas, 2011/509 Karar sayılı kararına karşı davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 17.09.2012 tarihli ve 2012/6023 Esas, 2012/6721 Karar sayılı kararı ile “yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli bulunmadığı, davacı ile davalı arasında imzalanan 28.02.2011 tarihli gayrimenkul hibe sözleşmesinin davacı …’ın feragat beyanını şartlı hale getirdiği, Mahkemece, 28.02.2011 tarihli gayrimenkul hibe sözleşmesinin tanıkları da dinlenilmek suretiyle gayrimenkul hibe sözleşmesine konu taşınmazların davacı tarafa hibe edilmesine yönelik şartın gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması, hibe sözleşmesine konu, dava dışı 283 ada 58 parsel sayılı taşınmazın kimin adına tespit edildiği, tespitinin kesinleşip kesinleşmediğinin belirlenmesi; şartın gerçekleşmediğinin sonucuna varılması halinde davacının feragatinin geçersiz olduğunun gözetilip, tarafların iddia ve savunmalarıyla ilgili olarak bildirdikleri ve bildirecekleri tüm delillerin toplanması, çekişmeli taşınmazların başında yöntemince keşif yapılması ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması” gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “taraflar arasında yapılan sözleşmede belirtilen 283 ada 58 parsel sayılı taşınmazın ada numarasının 183 olması gerekirken sehven 283 olarak yazıldığı, hibe senedinde tanık olarak imzası bulunanların beyanlarından, tarafların sözleşmeyi serbest iradeleri ile kaleme aldıkları, davacının tanıklar huzurunda anlaşma içeriğini bildiğini beyan ederek imza attığının anlaşıldığı, ayrıca davacının dava dilekçesinde davaya konu etmiş olduğu parsellerin sayısını da bildiği göz önünde bulundurulduğunda, davacının sözleşmenin imzalanması sırasında aldatıldığını ve 03.06.2013 tarihli celsede kendisine az sayıda taşınmaz verildiği için taşınmazları devir almamaya karar verdiği şeklindeki beyanlarına aldatma olgusunun ispat edilememesi ve tanık beyanları sebebiyle itibar edilmediği, taraflar arasında yapılan anlaşma doğrultusunda davacıya hibe edileceği vaat edilen 3 parça taşınmazın eldeki davanın konusunu oluşturan parseller arasında yer aldığından ve tapu kaydına dayanmayıp senetsizden tespit yapıldığından davalı olması sebebiyle tescil edilemediği ve tapu kaydının oluşmadığı, davalının maliki bulunmadığı taşınmazı devretme imkanı bulunmadığından devir işleminin yapılmamış olmasının aldatma amacı taşımadığı ve 3 parça taşınmazın devri edimi yanında borçlanılan 7.000 TL’nin davalı tarafça davacıya ödendiğinin davacının da kabulünde olduğu, şartın gerçekleşmemesi sebebiyle feragatin geçersiz sayılması hususunun davalının edimini yerine getirme niyetinde olduğu ancak davanın konusunu oluşturan taşınmazlar üzerinde tasarruf yetkisi bulunmaması sonucu edimini yerine getiremediğine kanaat getirildiği” gerekçesiyle davanın feragat nedeniyle reddine, 28.02.2011 tarihli “Gayrimenkul Hibe Sözleşmesi” başlıklı sözleşme uyarınca çekişmeli 183 ada 39, 45 ve 58 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile davacı … adına tapuya kayıt ve tescillerine; çekişmeli 182 ada 33, 183 ada 10, 12, 32, 76, 87, 185 ada 17, 19, 25, 186 ada 29, 40, 42, 74, 145, 172, 193, 200, 189 ada 23, 208 ada 65, 76, 173, 189, 198, 222, 229, 236, 246, 253, 209 ada 74, 216 ada 68, 220 ada 1, 13, 226 ada 1, 15, 26 ve 34 parsel sayılı taşınmazların ise tespit gibi tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, bozma ilamında belirtilen eksiklikler giderilmeden karar verildiğini, son sözün sorulmaması nedeniyle müvekkilinin savunma hakkının zedelendiğini, davalının sözleşmede belirtilen taşınmazın devri hususunda davacı müvekkiline gönderilen muhtıranın Yargıtay bozma ilamından sonra gönderilmiş olması nedeniyle iyiniyetli olmadığını, taşınmazların zilyetliğinin de davacı müvekkiline devredilmediğini, keşif yapılmadan karar verildiğini, feragatin şarta bağlı olduğunu, karşı tarafın hile ile edimini yerine getirmediğini ve sözleşmede edimler arasında aşırı orantısızlık olduğundan dolayı feragatin geçersiz olduğunu açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının feragatinin geçerli olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) 307 ve devamı maddeleri, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 125,50 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,28.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.