YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4454
KARAR NO : 2023/1841
KARAR TARİHİ : 28.03.2023
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2015/164 E., 2020/63 K.
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılardan … ve … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında, … ili … ilçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 119 ada 36 parsel sayılı 32.869,15 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesinde bu parsel içindeki zeytin ağaçlarının davacıya ait olduğu belirtilerek mera vasfıyla sınırlandırılmıştır.
2. Davacı … dava dilekçesinde; tasarruf ve zilyetliği altında bulunan taşınmazın 119 ada 7 parsel numarasıyla mera vasfıyla sınırlandığını açıklayarak, yapılan tespitin iptali ile taşınmazın adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde, davanın davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 04.05.2011 tarihli ve 2006/616 Esas, 2011/42 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 22.11.2012 tarihli ve 2012/4624 Esas, 2012/13143 Karar sayılı kararıyla taşınmazın mera olup olmadığının belirlenmesi hususunda araştırma ve inceleme yapılması gerektiği açıklanarak, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
1. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; 11.06.2014 tarihli ve 2013/3 Esas, 2014/136 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne, taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir
C. İkinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 29.09.2015 tarihli ve 2015/12942 Esas, 2015/10885 Karar sayılı kararıyla; Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmediği belirtilerek yeniden mera araştırmasına yönelik olarak hüküm bozumuştur.
D. İlk Derece Mahkemesince İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 1937 tarihli ve 442 tahrir nolu vergi kaydının keşifte uygulanması sırasında söz konusu köyde ve komşu köylerdeki mahalli kişilerin 1980 yılı öncesinde çayırlık çimenlik vaziyette olduğunu belirttiği, taşınmazın tabiî özellikleri itibariyle, hayvan otlatılmaya müsait olması ve tahsis edilmiş olma şartlarını taşıması nedeniyle mera vasfında olduğu, bu nitelikteki taşınmazların özel mülkiyete konu olamayacaklarına ve zilyetlikle edinilebilmeleri mümkün bulunmadığına göre, bu taşınmazın üzerindeki muhdesatlara da hukuki değer verilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine, taşınmazın tespit gibi mera vasfıyla sınırlandırılmasına, beyanlar hanesindeki muhdesat şerhinin terkinine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde yargılama sırasında ölen davacının bir kısım mirasçılarından … ve … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
… ve … vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın davacıların murisi tarafından 50 yılı aşkın bir zamandır tasarruf ve zilyet edildiğini, taşınmaz üzerinde 70-80 adet 150-200 aşı yaşlarında ve 150 adet de 25-40 yaşlarında olmak üzere yaklaşık 220-230 adet mahsüldar zeytin ağacı olup kök murislerden intikal ettiğini, çevresinin taş duvarlarla çevrili ve çevresindeki ziraat parselleriyle aynı nitelikte bulunduğunu, mera vasıflı vergi kaydının miktarından fazla yere uygulandığını, mera vasıflı vergi kaydının dava konusu taşınmazı kapsamadığını açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın vasfının kamu malı niteliğinde mera olup olmadığı ve davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 14 ve 17 nci maddeleri
3. Değerlendirme
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına, taşınmazın zemininin kamu malı mera niteliğinde olduğu, tespite esas alınan 1937 tarihli ve 442 tahrir numaralı mera vasıflı vergi kaydı kapsamında kaldığı anlaşıldığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup bir kısım davacı mirasçıları vekilinin aşağıdaki paragrafın dışında temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Dava konusu 119 ada 36 parsel sayılı 32.869,15 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesinde bu parsel içindeki zeytin ağaçlarının davacıya ait olduğu belirtilerek mera vasfıyla sınırlandırılmış olup, davacı …, taşınmazın kendi tasarruf ve zilyetliği altında bulunduğu iddiasıyla dava açtığına, yargılama sonunda 3402 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesinde düzenlenen zilyetlikle iktisap koşullarının lehine gerçekleştiği davacı tarafından ispatlanamadığına göre davanın reddine, taşınmazın tespit gibi mera niteliğiyle sınırlandırılmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, 3402 sayılı Kanun’un 30/2 nci maddesinde düzenlenen ve resen malikinin belirlenmesi gereken davalardan olmadığı, bu hususta açılmış bir dava yada eldeki davaya katılma yoluyla bir talep bulunmadığı dikkate alınarak İlk Derece Mahkemesince beyanlar hanesindeki şerhin silinmesine karar verilmek suretiyle davacının dava açtığı tarihteki hukuki durumundan daha aleyhine bir durum yaratılması isabetsiz olup, İlk Derece Mahkemesi kararının bu nedenle bozulması gerekir.
Ne var ki; bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca, mahkeme kararında beyanlar hanesindeki şerhin silinmesine dair kısmın hüküm fıkrasından çıkartılmak suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Yukarıda (C.3.1.) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davacının bir kısım mirasçılarından … ve … vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Yukarıda (C.3.2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davacının bir kısım mirasçılarından … ve … vekilinin itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin 30.11.2020 tarihli ve 2015/164 Esas, 2020/63 Karar sayılı kararının 1 nolu hüküm fıkrasının son bendinde yer alan “Dava konusu … ili, … İlçesi, …. Mahallesi 119 ada 36 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesindeki ‘Bu parsel içindeki zeytin ağaçları … oğlu …’a aittir’ şerhinin terkinine” ilişkin bölümün hüküm yerinden çıkartılmasına ve hükmün DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ İLE ONANMASINA,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,28.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.