Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/4475 E. 2023/2041 K. 04.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4475
KARAR NO : 2023/2041
KARAR TARİHİ : 04.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
KARAR : Davanın reddine

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı … tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kadastro sırasında, Kavurgalı Köyü çalışma alanında bulunan 108 ada 15 parsel sayılı 20.193,72 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 4753 sayılı Yasa ile oluşan tapu kaydı nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir.

2. Davacı … dava dilekçesi ile 108 ada 15 parsel sayılı taşınmazın, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın haksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.03.2016 tarihli ve 2009/478 Esas, 2016/50 Karar sayılı kararı ile dava konusu 108 ada 15 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinde uygulanan ve 4753 Sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunuyla (4753 Sayılı Kanun) oluşan tapu kaydının uyduğu ve tapu kaydının oluşumundan önce zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleşmediği kabul edilmek suretiyle davanın reddine, çekişmeli 108 ada 15 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı … temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 17.11.2016 tarih ve 2016/5083 Esas, 2016/9122 Karar sayılı ilamıyla; “Mahkemece tapu kaydının dayanağı belirtmelik tutanağı ve belirtmelik haritası, dağıtım cetveli getirtilmemiş, Hazine adına tapu kaydı oluşma nedeni üzerinde durulmamıştır. Keşif sonucu ibraz edilen teknik bilirkişi rapor ve krokisinde tapu kaydının kapsamı da yöntemince gösterilmemiş, 17.09.1985 tarihli zilyetliğin devrine dair senette adı geçen tanıkların beyanlarına da başvurulmamıştır. Davacının taşınmazdaki zilyetliğinin süresi ve taşınmazın vasfı da tam olarak anlaşılamadığı” gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu 108 ada 15 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinde uygulanan ve 4753 sayılı Kanun ile oluşan tapu kaydının uyduğu ve tapu kaydının oluşumundan önce zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleşmediği kabul edilmek suretiyle davanın reddine, çekişmeli 108 ada 15 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı … temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı … temyiz dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, 1946-1966 yılları arası dava konusu taşınmaza eklemeli zilyet olduklarını açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetlikle iktisap koşullarının davacı lehine oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 427 ve devamı maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 Sayılı Kanun) 14 üncü maddesi

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı …’in temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 125,50 TL’nin temyiz edenden alınmasına,

1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 … içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesi’ne gönderilmesine

04.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.