Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/4504 E. 2022/9398 K. 24.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4504
KARAR NO : 2022/9398
KARAR TARİHİ : 24.11.2022

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda mahkemece verilen hükmün davacı Hazine vekili, davalı… mirasçılarından… tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro çalışmaları sırasında, …., ilçesi … Köyü çalışma alında bulunan 183 parsel sayılı taşınmaz ırsen intikal ve kazandırcı zamanaşımı zilyetliği sebebine dayalı olarak davalı… mirasçıları adına; 105 parsel sayılı taşınmaz ise ….., mirasçılarının zilyetliğinde olduğu açıklanarak miktar fazlası olduğundan bahisle Hazine adına tespit edilmiş ve davacı – davalı Hazine vekili ve davacılar … mirasbırakanı ….’ ın itirazları Kadastro Komisyonu tarafından reddedilmiştir.
Davacı Hazine vekili, 183 parsel yönünden taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ne dayalı olarak davalı… mirasçıları lehine mülk edinme koşulları oluşmadığı iddiasıyla; birleşen 1978/465 Esas sayılı dosya davacısı…, 105 parsel yönünden ırsen intikal sebebine dayalı olarak, taşınmazın kök muris… mirasçıları adına payları oranında tescili istemiyle ve birleşen 1979/528 Esas sayılı dosya davacısı …., ise, irsen intikal ve taksim iddiasına dayanarak, 183 parsel sayılı taşınmazın tamamının kendi miras bırakanı… adına tescili istemiyle ayrı ayrı dava açmıştır.
Mahkemece, davaların birleştirilmesi suretiyle yapılan yargılama sonunda, taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile… mirasçıları adına miras payları oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili ile davalı… mirasçılarından ………, tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu 183 parsel sayılı taşınmaz, tespit tarihi olan 1956 yılı itibariyle yürürlükte olan mülga 5602 Sayılı Kanunun (17.03.1954 tarihinde yürürlüğe giren Mülga 6335 Sayılı Kanunun 1. maddesi ile değişik-) 13. maddesinin (D) fıkrası uyarınca tek bir taşınmazda 20 dönümden fazla taşınmaz tespit edilemeyeceğine ilişkin düzenleme gereği miktar fazlası olarak Hazine adına tespit edilmiş ise de, karar tarihinde yürürlükte olan 3402 Sayılı Kanun’un davacı lehine olduğu dikkate alınarak dava konusu taşınmazların kök muris… tarafından kullanılmakta iken ölümünden sonra da mirasçıları tarafından kullanıldığı ve mirasçılar arasında taksim veya devir yapıldığına ilişkin delil bulunamadığı ve tespit tarihi itibariyle zilyetlik şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, taşınmazların… mirasçıları adına tespitine karar verilmiştir.
1. Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere ve hukuki ilişkinin nitelendirmesine göre temyiz itirazları yerinde görülmediğinden, davacı – davalı Hazinenin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Davalı… mirasçılarından … …’nin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Mahkemece, 1926 yılında öldüğü anlaşılan kök muris…’e ait dosya arasında bulunan Ceyhan Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 09.05.1950 tarihli veraset ilamı uyarınca hüküm kurulmuş ise de, temyiz talebinde bulunan mirasçıların kök muris… oğlu …’in mirasçısı …’nin mirasçılarından … ve … kızı…’nun veraset ilamlarında mirasçı olarak yer almadıkları, dolayısıyla nüfus kayıtları ile veraset ilamının uyuşmadığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece, öncelikle taraflara 1926 yılında ölmüş olduğu anlaşılan kök muris…’in mirasçılarını ve miras paylarını gösterir hasımlı veraset ilamını almak üzere süre verilmesi, bu şekilde…’ in mirasçılarının ve miras paylarının kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve bundan sonra bu veraset ilamındaki payları oranında tescil hükmü kurulması gerekirken, bu husus göz ardı edilerek eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı – davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı… mirasçılar … Karakurumlu, Kübra Taşar ve Dürdane Yüce’nin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA; taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz eden davalı… mirasçılarına iadesine, 24.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.