YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4541
KARAR NO : 2023/502
KARAR TARİHİ : 08.02.2023
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasında yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda, Hukuk Genel Kurulunca kararın bozulmasına karar verilmiştir.
… Kadastro Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.
… Kadastro Mahkemesi kararı davacı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Parsel bilgisi; … İli … İlçesi … Mahallesi 2906 parsel sayılı taşınmaz, fıstıklık vasfı ile … adına tespit edilmiştir.
2.Davacı … vekili dava dilekçesinde; çekişmeli 2906 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan muhletif cins ve sayıdaki ağaçların yaşları, taşınmazın büyük bir kısmının ekilip biçilmediği, boş olduğu dikkate alındığında taşınmazın zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmadığını, buna rağmen kadastro tespitinin … adına yapıldığını ileri sürerek kadastro tespitinin iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; muris evvellerinden buyana müvekkillerinin 100 yılı aşkın bir süredir davaya konu taşınmaza nizasız ve fasılasız malik sıfatıyla zilyet olduklarını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Kadastro Mahkemesinin 17.12.2012 tarihli ve 2012/11 Esas, 2012/13 Karar sayılı kararıyla; dava dilekçesinin görev yönünden reddi ile dosyanın görevli ve yetkili … Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1…. Kadastro Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay 16. (Kapatılan) Kadastro Mahkemesinin 10.04.2013 tarihli ve 2013/2422 Esas, 2013/3505 Karar sayılı ilamında; çekişmeli 2906 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının Tapu Sicil Müdürlüğünde kaybolması sebebiyle tapuya tescilinin yapılamadığı ve halen taşınmazın sicili açık bulunduğuna ve elde tescile esas teşkil edebilecek belge bulunamadığına göre kadastro mahkemesinin görevinin devam ettiği, işin esası incelenerek sicilin Kadastro Mahkemesince doldurulmasının zorunlu olduğu, bu aşamada kadastro mahkemesince görevsizlik kararı verilmesinin sicil oluşturulmasını imkansız hale getirdiği, bu nedenle mahkemece tarafların delilleri toplanarak ve usulen araştırma, inceleme ve uygulama yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine değinilmiştir.
B. … Kadastro Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
… Kadastro Mahkemesinin 18.07.2013 tarihli ve 2013/4 Esas, 2013/3 Karar sayılı ilamı ile davanın görev yönünden reddi ile çekişmeli 2906 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1…. Kadastro Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay 16. (Kapatılan) Kadastro Mahkemesinin 18.11.2013 tarihli ve 2013/11288 Esas, 2013/10908 Karar sayılı ilamında; bozmaya uygun karar verildiği halde bozmaya gereklerinin yerine getirilmediği, uyulan bozma ilamında değinilen hususlarda işlem yapılarak dava konusu taşınmaz hakkında sicil oluşturulması gereğine değinilmiştir.
D. … Kadastro Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
… Kadastro Mahkemesinin 07.04.2014 tarih ve 2014/21 Esas, 2014/40 Karar sayılı ilamı ile önceki kararda direnilmesine ve davanın görev yönünden reddi ile çekişmeli 2906 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiştir.
E. Üçüncü Bozma Kararı
1…. Kadastro Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13.04.2016 tarihli ve 2014/16-1064 Esas, 2016/507 Karar sayılı ilamında; Yerel Mahkemece her ne kadar komisyon kararının kesinleştiğinden bahsedilmişse de dosya içerisinde tescile esas olacak tapulama tutanağı, krokisi, komisyon kararının aslı, kararın kesinleşme şerhi, komisyon kararının tebliğ evrakı, tapulama müdürünün tasdikinin bulunmadığı, bu nedenle tutanağın ihya edilerek yeniden askıya çıkarıldığı, tescile esas teşkil edecek dayanak belgeler bulunmadığına göre kadastro tutanağının ihyası sonucu askıya çıkarılmasında yapılacak itirazlara Kadastro Mahkemesince bakılması ve sicilin doldurulması gerektiği; kaldı ki, Asliye Hukuk Mahkemesinde açılacak bir davada tapu iptal ve tescil istemi söz konusu olacağından, dava konusu parsel yönünden oluşan bir tapu sicili bulunmadığına göre ortada iptal edilecek bir kaydın da olamayacağı, öyle ise Kadastro Mahkemesi görevli olduğundan, Özel Daire bozma kararında belirtildiği gibi işin esasına girilerek tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda araştırma yapılıp, deliller toplanarak sonucuna göre hüküm kurulması gereğine değinilmiştir.
F. … Kadastro Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
… Kadastro Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; 3402 sayılı Kadastro Kanunu kapsamında yapılan kadastro çalışması neticesinde; tutanağın ihyası üzerine düzenlenen 25.06.2012 tarihli kadastro komisyon tutanağında tespit edilen sınırlar itibariyle 2906 nolu parselin 61.400,00 metrekaresinin kadastro tespit tutanağında geçen Mayıs 1951 tarihli ve 64 no.lu tapu kaydı ve geldisine istinaden, 44.100,00 metrekaresinin zilyetlik hükümlerine göre olmak üzere toplam 105.500,00 metrekare yüzölçümü ve fıstıklık niteliği ile ölü malik … oğlu … adına yapılan tespitin doğru olduğu olduğu gerekçesiyle davanın reddine, çekişmeli 2906 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
… Kadastro Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmadığını, çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, Hazine adına yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, bilirkişi raporunun objektif ve teknik olmadığını, çekişmeli taşınmazın imar içine alındığından zilyetlikle kazanımının mümkün olmadığını, memleket haritası, hava fotoğrafı ve ortofoto görüntülerinde aralıksız kullanılmadığının belirlenmesine rağmen bir kısım davalılar yönünden davanın kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kanun’un 13 üncü ve 14 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına
Taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,08.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.