Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/4547 E. 2023/641 K. 14.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4547
KARAR NO : 2023/641
KARAR TARİHİ : 14.02.2023

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
KARAR : Ret
DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda verilen önceki karar, temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kadastro sırasında ve komisyon kararları neticesinde, … ili … ilçesi … mahallesi çalışma alanında bulunan yüzölçümleri tutanaklarında yazılı 121 ada 2, 4, 122 ada 10, 126 ada 3, 130 ada 1, 55, 58 ve 144 ada 11 parsel sayılı taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile … adına; 119 ada 37 parsel sayılı taşınmaz, aynı nedenle … ve müşterekleri adına; 130 ada 31 parsel sayılı taşınmaz, aynı nedenle … adına ve 144 ada 8 parsel sayılı taşınmaz yine aynı nedenle … adına tespit edilmiştir.

2. Davacı … ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; … ili .. ilçesi … mahallesi 119 ada 37, 121 ada 2, 4, 122 ada 10, 126 ada 3, 130 ada 1, 31, 55, 58, 144 ada 8 ve 11 parsel sayılı taşınmazların, tarafların murisi …’dan intikal ettiğini ileri sürerek, taşınmazların miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.

II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde; bir kısım parselleri 3. kişilerden satın aldığını, bir kısım parsellerin ise taksimen kendisine kaldığı belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 02.05.2014 tarih ve 2013/36 Esas, 2014/16 Karar sayılı önceki kararıyla, dava konusu 121 ada 4 sayılı parselin evvelde davalının amcası … ait olduğu, … ‘nın taşınmazı …’e sattığı, davalı …’nın ise …’ten satın aldığı, 1937 tarih 75 tahrir nolu vergi kaydının iki yön itibari ile buraya uyduğu vergi kaydında … … ve …’nun malik olarak gözüktüğü, 121 ada 4 parsel sayılı taşınmazın evvelinin davacı ve davalıların ortak murisine ait olmadığı, 121 ada 2 sayılı taşınmazın evvelinde … ailesine ait olduğu davalı …’nın ise burayı satım sözleşmesi ile aldığı, 119 ada 37 sayılı parselin evvelde davacı ve davalıların ortak murisi …’ya ait olduğu …’nun ise bu taşınmazı dört kızına verdiği kızlarının bu paylaştırmayı kabul ettiği, 144 ada 11 sayılı parselin ise muris …’ya ait olduğu ve murisin … ailesi ile becayiş ettiği … ailesinin daha sonra burayı davalı …’ya sattığı, 122 ada 10 ve 126 ada 3 sayılı parselin evvelde davacı ve davalıların ortak murisi …’ya ait olduğu, muris …’nun taşınmazı nikahsız yaşadığı eşi …’a 02.10.1991 tarihli senet ile sattığı, 122 ada 10 ve 126 ada 3 sayılı taşınmazı 30 yıldır davalı …’nın kullandığı, …’ın 11.11.2008 tarihli senet ile taşınmazı davacıya sattığı, 130 ada 1 ve 130 ada 58 sayılı taşınmazın taksim sonucu davalı …’ya isabet ettiği, 130 ada 31 sayılı taşınmaz ise taksim sonucu …’ya isabet ettiği, davalının ise kardeşi …’ya anne ve babasına bakması karşılığında devrettiği, 130 ada 55 sayılı taşınmazın evvelde davalı ve davacıların ortak murisine ait iken murisin …’ye satttığı yaklaşık 20 yıl evvel taşınmazı davalı …’nın …’den satın aldığı gerekçesiyle, tüm parseller yönünden davanın reddine, taşınmazların tespiti gibi tapuya tescillerine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen önceki kararına karşı süresi içinde davacı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 06.03.2017 tarih ve 2015/4448 Esas, 2017/1307 Karar sayılı ilamıyla; “dava konusu 114 ada 8 parsel sayılı taşınmaz yönünden, taşınmazın dava dışı … adına tespit edilmiş olduğu ve tespit malikinin dava dilekçesinde taraf olarak gösterilmediği, aynı zamanda davacı vekilince 2.5.2014 tarihli celsede bu parsele ilişkin davadan vazgeçildiği bildirildiği gerekçesiyle bu parsel yönünden davacının davasının husumet nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinin isabetsizliğine; çekişmeli 119 ada 37, 121 ada 2, 4, 122 ada 10, 126 ada 3, 130 ada 1, 31, 55, 58 ve 144 ada 11 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise, Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olmadığı belirtilerek, davacı ve davalı tarafın tanıklarına keşif gününü bildirir tebligat çıkartılması, bundan sonra mahallinde tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve tespit bilirkişileri huzuruyla yeniden keşif yapılması, keşifte dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı dava konusu taşınmazların tespit tarihi itibariyle fiili kullanım durumu dikkate alınmak suretiyle kim veya kimler tarafından ne zamandan beri ne şekilde kullanıldığı hususunda olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması, beyanlar arasında çelişki olması halinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkinin giderilmesi, teknik bilirkişiye keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli rapor düzenlettirilmesi, yerel bilirkişi ve tanıkların beyanları bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan bilirkişi raporlarıyla denetlenmesi” gereğine değinilerek, hükmün tüm parseller yönünden bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; dava konusu 121 ada 2 parselin kök muristen kalma bir yer olmadığı, parselin davalı … tarafından takribi 40 yıldır kullanılmakta olduğu, …’nın mezkur parseli, kayın babası olan …’dan satın aldığı, 30.07.1975 ve 01.08.1975 tarihli senetlerin parsele aynen uyduğu, 121 ada 4 parselin, kök muristen kalma bir yer olmadığı, uzun yıllardır parselin davalı … tarafından kullanılmakta olduğu, …’nın mezkur parseli …’lerden satın aldığı, …’ lerin de zamanında…’lardan satın aldığı, 1938 tarihli 75 tahrir numaralı kaydın parsele aynen uyduğu,
122 ada 10 parselin kök muristen kalma bir yer olmakla birlikte kök muris tarafından … isimli şahsa satıldığı, davalı … ile …’ın da kendi aralarında anlaşarak …’nın üzerine geçirdiği, en az 25-30 yıldır … tarafından kullanıldığı, 02.10.1991 tarihli ve 11.11.2008 tarihli senetlerin parsele aynen uyduğu, 126 ada 3 parselin kök muristen kalma bir yer olmakla birlikte kök muris tarafından … isimli şahsa verildiği, davalı … ile …’ın da kendi aralarında anlaşarak …’nın üzerine geçirdiği, en az 25-30 yıldır … tarafından kullanıldığı, 02.10.1991 tarihli ve 11.11.2008 tarihli senetlerin parsele aynen uyduğu,
130 ada 1 parselin kök muristen kalma bir yer olduğu, kök murisin yapmış olduğu taksim sonucu davalı …’ya düştüğü ve 25-30 yıldır da … tarafından kullanıldığı,
130 ada 55 parselin kök muristen kalma bir yer olmadığı, davalı …’nın … isimli bir şahıstan satın aldığı, yıllardır da … tarafından kullanıldığı, 130 ada 58 parselin kök muristen kalma bir yer olduğu, kök murisin vefatından önce de sonra da yıllardır davalı … tarafından kullanıldığı,
119 ada 37 parselin, kök muristen kalma bir yer olduğu, kök murisin mezkur parseli paylaştırmayı kabul eden 4 kızına verdiği, en az 15-20 yıldır da … ‘ün kullanımında olduğu, 130 ada 31 parselin kök muristen kalma bir yer olduğu, kök muris vefat etmeden önce davalı …’ya verildiği, …’nın ise, annesi – babasına bakması karşılığında kardeşi …’e verdiği, 15-20 yıldır da … tarafından kullanıldığı, 193 tarihli ve 126 tahrir numaralı kaydın parsele 3 hudut itibariyle uyduğu, 144 ada 11 parselin kök muristen kalma bir yer olmadığı, davalı …’nın mezkur parseli …’lardan satın aldığı ve en az 40 senedir de …’nın kullanımında olduğu, 27.11.1967 tarihli senedin parsele aynen uyduğu, 144 ada 8 parselin ise dava dışı … adına tespit edilmiş olduğu, tespit maliki olan …’ın dava dilekçesinde taraf olarak gösterilmediği, davacı vekilince de 02.05.2014 tarihli celse de bu parsele ilişkin davadan vazgeçildiğinin bildirildiği gerekçesiyle, 144 ada 8 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın husumet nedeni ile reddine, 119 ada 37, 121 ada 2, 4, 122 ada 10, 126 ada 3, 130 ada 1, 31, 55, 58 ve 144 ada 11 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı … vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı … vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, taşınmazların bir kısmının muristen intikal eden taşınmazlar olduğu bir kısmının ise muristen intikal etmediği kabul edilerek yapılan tespitleri kabul etmediklerini, satın almalara ilişkin iddiaların hukuken geçerliliğini olmadığını, davacı tarafın miras payından feragati veya devrinin bulunmadığını, mahkemece eksik araştırma ve inceleme yapıldığını belirterek, hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
1. Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.

2. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşınmazların tarafların kök murisine ait olup olmadığı ve taşınmazlar kök murise ait ise murisin taşınmazları mirasçıları arasında paylaştırıp paylaştırmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK’ nin) 427 ve devamı maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 14 ve 15 inci maddeleri,

3. Değerlendirme
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı … vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. 3402 sayılı Kanun’un 1 inci maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorunda olup, davanın kadastro tespitine itiraz davası olması nedeniyle hakkındaki dava yönünden husumet yokluğu nedeniyle ret kararı verilen çekişmeli 144 ada 8 parsel sayılı taşınmaz yönünden tescil hükmü kurulması gerekirken, bu yönde bir karar verilmemiş olması isabetsiz olup bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun’un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Davacı … vekilinin temyiz itirazlarının (C.3.1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine,

Davacı … vekilinin temyiz itirazlarının (C.3.2) nolu bentte yazılı nedenlerle kabulü ile kamu düzeni gereği, İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan “DAVANIN HUSUMET NEDENİ İLE REDDİNE,” ifadesinden sonra gelmek üzere, “taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,14.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.