YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4550
KARAR NO : 2023/1980
KARAR TARİHİ : 03.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasındaki görülen tapusuz taşınmazın tescili ve tapu iptali tescil davasında verilen karar yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı … 06.11.2000 tarihli dava dilekçesinde; … ili … Beldesi … mevkiinde bulunan dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının lehine oluştuğunu ileri sürerek, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 713 üncü maddesi uyarınca adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1949 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 3302 sayılı Kanuna göre yapılıp, 17.03.1987 tarihinde ilân edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması, 09.07.1955 tarihinde kesinleşen tapulama çaışmaları mevcut olup, çekişmeli taşınmaz bu çalışmada çalılık olarak tapulama harici bırakılmıştır.
II. CEVAP
Davalılar, davanın reddini savunmuşlar; ayrıca davalı Hazine vekili, 4721 sayılı Kanun’un 713/6 ncı maddesi gereğince taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiş ve yine davalı … İdaresi de, 04.12.2003 tarihli dilekçesi ile dava konusu taşınmazın 969 m2’lik bölümünün orman tahdidi içinde kaldığını belirterek, orman olarak tesciline karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.02.2012 tarihli ve 2006/767 Esas, 2012/63 Karar sayılı kararı ile çekişmeli taşınmazın bir kısmının 1837 sayılı parselde kaldığı anlaşıldığından bahisle, davacının 1837 sayılı parsel maliklerine karşı 04.05.2009 tarihinde açtığı tapu iptali ve tescil davasının mahkemenin 10.03.2010 tarihli ve 2009/284 Esas, 2010/145 Karar sayılı kararı ile eldeki dosya ile birleştirilmesine karar verilmek suretiyle yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulü ile taşınmazın 25.11.2011 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (B) ile gösterilen tescil harici bırakılan 3793,06 m² kısmının imar ve ihya ile zilyetlik nedeniyle davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, Hazinenin tescil talebinin kabulü ile krokide kırmızı renkli 9224,34 m² kısmının Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, birleştirilen dosyada 1837 sayılı parselde kalan (A) harfi ile gösterilen 5208,44 m² kısma ilişkin davanın reddine, müdahil Orman İdaresi davasının kabulü ile krokide yeşil renkli 969,25 m² bölümünün orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı Hazine vekili (B) harfi ile gösterilen bölüme, davacı … vekili 1837 sayılı parselde kalan (A) harfi ile gösterilen bölüme ve 2750 ada 7 sayılı parsel numarası verilen 9224,34 m² bölüme yönelik olarak temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 12.05.2014 tarihli ve 2014/3795 Esas, 2014/5360 Karar sayılı ilamıyla; “Mahkemece, dava konusu (A) ve (B) harfleri ile gösterilen taşınmazların, İzmir 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1990/910 sayılı dava dosyasındaki deliller incelenerek ve yapılacak keşifte mahallî bilirkişi ve tanıklardan sorularak, bu dosyanın keşfinin yapıldığı tarihte dava konusu taşınmazlarda davacının ekonomik amaca uygun bir zilyetliğinin bulunup bulunmadığı, 1837 sayılı parselde kalıp krokide (A) harfi ile gösterilen bölümün davalı kişiler adına tescil edildiği tarihe kadar, davacı … lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarının araştırılması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.” gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 26.04.2016 tarihli ve 2015/57 Esas, 2016/197 Karar sayılı kararı ile; davacı … tarafından davalı …, Orman İdaresine açılan davanın, davalıların pasif dava ehliyeti bulunmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 114/1-d, 115/2 nci maddesi uyarınca usulden reddine, davacı … tarafından Hazine aleyhine açılan tescil davasına ilişkin olarak 25.11.2011 tarihli bilirkişi raporu ekinde yer alan krokide sarı renkli (B) harfi ile gösterilen tescil harici bırakılan 3793,06 m² (02.03.2016 tarihli raporda (B) harfi ile gösterilen yeşil renkli 3542,08 m²) kısma ilişkin davanın reddine, Hazinenin 4721 sayılı Kanun’un 713/6 ncı maddesi uyarınca yaptığı tescil talebinin kabulü ile taşınmazın Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, davacı … tarafından açılıp birleştirilen 2009/284 Esas, 2010/145 Karar sayılı, davalılar …, …, …, … aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davasına ilişkin olarak aynı tarihli krokide sarı renkli (A) harfli, 1837 parsel-yeni 2795 ada 46 sayılı parsel içinde yer alan 5208,44 m² (02.03.2016 tarihli krokide kırmızı renkli (A) harfi ile gösterilen 5486,32 m²) kısma ilişkin açılan davanın reddine, aynı bilirkişi raporlarında kırmızı renkli, 2750 ada 7 sayılı parsele ilişkin açılan davanın, dava konusu taşınmazın 05.06.2010 tarihinde 30 günlük askı ilânına çıkartılarak ilan süresi sonrası tescil edilip 15.07.2013 tarihinde 6292 sayılı Kanun gereğince kullanıcısı davacı …’ya satışı nedeniyle tapu kaydı oluşturulduğundan, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 04.12.2018 tarihli ve 2018/1935 Esas, 2018/7881 Karar sayılı ilamıyla; davacının esasa yönelik temyiz itirazları ile davalı Hazinenin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, davacının, pasif dava ehliyeti yönünden reddedilen davası yönünden davalı kamu tüzel kişileri lehine takdir edilen vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
D. İlk Derece Mahkemesince İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ana dava dosyasıyla davacı … tarafından davalı Hazine aleyhine açılan tescil davasına ilişkin olarak, 25.11.2011 günlü bilirkişi …, …, … tarafından düzenlenen rapor ekinde yer alan fen bilirkişisi … tarafından düzenlenen krokide yer alan İzmir ili, Menderes ilçesi, … mevkiindeki taşınmazın krokide sarı renkle boyalı “B” harfi ile gösterilen tescil harici bırakılan 3793.06 m2’lik (02.03.2016 tarihli rapor ekinde yer alan harita teknikeri …, harita mühendisi Ahmet koyuncu tarafından düzenlenen kroki içeriğinde “B” olarak işaretlenen yeşil boyalı 3542,08 m2’lik tescil harici bırakılan alanın) kısma ilişkin davanın reddine, ancak aynı taşınmaza ilişkin davalı – müdahil Hazinenin Türk Medeni Kanunu’ nun 713/6 ncı maddesi uyarınca yaptığı tescil talebinin kabulü ile söz konusu taşınmazın Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline; davacı … tarafından açılan birleşen dava yönünden, davalılar …, …, …, … aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davasına ilişkin olarak aynı tarihli bilirkişi raporu ve ekinde yer alan krokide sarı renk ile boyanmış “A” harfi ile işaretli gösterilen 1837 parsel içinde yer alan 5208,44 m2’lik (02.03.2016 tarihli rapor ekinde yer alan harita teknikeri …, harita mühendisi Ahmet Koyuncu tarafından düzenlenen krokide kırmızı renk ile boyalı “A” harfi ile gösterilen 5486,32 m2’lik yenisi 2795 ada 46 nolu parsel içinde kalan) kısma yönelik davanın reddine, aynı bilirkişi raporlarında yer alan kırmızı renkte boyanmış 2750 ada 7 nolu parsele ilişkin açılan davanın, taşınmazın orman dışına çıkarılarak tarla vasfı ile Hazine adına 05.06.2010 tarihinde tescil edildikten sonra 15.07.2013 tarihinde 6292 Sayılı Kanun gereğince kullanıcısı olan davacı …’ ya satılarak adına tapu kaydı oluşturulduğundan, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; vekil edeni olan davacının yıllarca taşınmazı kendi emeği ve maddi imkanlarıyla imar ihya ettiğini, 25.11.2011 tarihli bilirkişi raporunda A ile gösterilen taşınmaz açısından mahkemenin verdiği ret kararının onanmasının hatalı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu iptali tescil ile 4721 sayılı Kanun’un 713/1 inci maddesine dayalı olarak açılan tapusuz taşınmazın tescili davasında davacı lehine kazanma koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3302 Sayılı 31.8.1956 Tarihli ve 6831 Sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (3302 sayılı Kanun), 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’ nun (4721 sayılı Kanun) 713 üncü maddesi
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 125,50 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 … içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
03.04.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.