YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4573
KARAR NO : 2023/824
KARAR TARİHİ : 20.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/155 E., 2020/62 K.
KARAR : Davanın Kabulüne
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kullanım kadastrosuna itiraz davasında verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili, davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1, Kullanım kadastrosu sırasında, … ilçesi … Merkez Mahallesi çalışma alanında bulunan 108 ada 5 parsel sayılı 1.708,35 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 Sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve …’in fiili kullanımında bulunduğu, üzerindeki ahırın …’e ait olduğu şerhi yazılarak, bahçe vasfıyla, Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
2. Davacı … vekili dava dilekçesi ile; … ilçesi … Merkez Mahallesi 108 ada 5 parselin zilyedi olan …’in, 1708 m2 olan taşınmazın 600 m2 sini müvekkili olan davacıya, 600 m2 sini ise davalı …’ya harici senetle sattığını ve bu kısımların zilyetliğini devrettiğini, hem davacının hem de davalının 27.09.1999 tarihinde gerçekleşen bu satışı Belediyeye bildirerek kendilerine düşen 600’ar m2 yönünden emlak vergisi ödemeye başladıklarını, davacı ve davalının anlaşmasıyla davacıya düşen 600 m2 lik kısım üzerine tarafların ortak bir ev yaptırdıklarını, iki katlı bu evde tarafların birer katı kullanacakları, kalan arsayı ise eşit olarak kullanacakları hususunda anlaştıklarını, ancak yerin tapusunun davalı … adına çıktığını belirterek, davacı tarafından satın alınan 600,00 m2 yerin ve taşınmaz üzerinde bulunan binanın ½ sinin davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini, bu mümkün olmazsa yer için 50.000,00 TL’nin ve evin rayiç bedelinin davalıdan faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 2/B parseli olduğunu, adına değil, Hazine adına tapulu olduğunu, bu sebeple iptali talep edilebilecek bir tapu kaydının bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini, kendisinin parselin tasarrufçusu olduğunu, tapuda da bu hususun yer aldığını, bu yöndeki tespitin doğru olduğunu, parsel üzerindeki binalarında kendisi tarafından yaptırıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 05.06.2014 tarih ve 2012/88 Esas, 2014/298 Karar sayılı önceki kararıyla, davacının dayandığı 27.09.1999 tarihli sözleşmenin sahte olmadığı, bu sözleşme gereği bu parselde davacının ve davalının 600’er m2 yerin zilyetliklerini devraldıklarının sabit olduğu gerekçesiyle, davacının davasının kabulüne, çekişmeli taşınmazın mülkiyetinin aynen muhafazasına, tapu kaydının beyanlar hanesine, … ve …’nun 608,35 metrekare, …’nun 600 metrekare fiili kullanımında bulunduğu, üzerindeki ahırın …’e ait olduğu şerhinin yazılmasına karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 05.06.2014 tarih ve 2012/88 Esas, 2014/298 Karar sayılı önceki kararı, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi’nin 23.12.2014 tarih ve 2014/17364 Esas, 2014/15883 Karar sayılı ilamıyla; “Mahkemenin, 05.6.2014 tarihli kısa kararında çekişmeli 108 ada 5 parsel sayılı taşınmazın 600 metrekare yüzölçümündeki bölümünün kullanıcısının … olduğuna, taşınmazın kalan bölümü ve üzerindeki ev ve ahırın ise … kullanımında olduğuna karar verildiği halde, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında çekişmeli 108 ada 5 parsel sayılı taşınmazın 608,35 metrekaresinin … ve …, 600 metrekaresinin ise …’nun kullanımında bulunduğu, taşınmaz üzerindeki ahırın da …’e ait olduğu yönünden karar verilmek suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulduğu açıklanarak” ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar
Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı / muris … ile davalı / muris …’nun evli oldukları dönemde mülkiyeti Hazine adına kayıtlı olan dava konusu … ilçesi … Mahallesi 108 Ada 5 parsel sayılı 1.708,35 m2 alanlı taşınmazda dava dışı kullanıcı olan … adlı kişiden 600’er m2 yerin zilyetliğini aldıkları, sonrasında yapılan tespitte tespitin sadece davalı / muris … adına yapıldığı, oysaki bu yerde 600 m2 alanlı kısmın davacı / muris … adına yapılmasının gerektiği, dinlenen tanık anlatımları ile de teyit edildiği üzere, yapının olduğu kısım ve taban alanı 133,00 m2 olan yapının davalı / muris …’ ya ait olduğu ve tespitinde buna göre yapılmasının gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı Hazine vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; ilk derece mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, hükmün bozulmasını istemiştir.
2. Davalı … vekili temyiz dilekçesinde: Tanık beyanlarının hatalı olduğunu, … ile …’nun dava konusu taşınmaz üzerinde fiili ve hukuki bir ortaklığının bulunmadığını, davacının, ne dava konusu taşınmazın iktisabı için ne de üzerindeki binanın yapımında herhangi bir bedel ödemediğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kullanım kadastrosuna itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacının fiili kullanımının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 427 ve devamı maddeleri, 6831 sayılı Orman Kanunu’ nnu 2/B maddesi ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’ nun Ek 4 üncü maddesi,
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekili ve davalı … vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
İlk Derece Mahkemesi karanının ONANMASINA,
54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 125,50 TL’nin hükmü temyiz eden davalı …’ den alınmasına,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,20.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.