Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/4698 E. 2023/1516 K. 16.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4698
KARAR NO : 2023/1516
KARAR TARİHİ : 16.03.2023

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2018/14 E., 2021/14 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne

Taraflar arasındaki genel mahkemeden aktarılan kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kadastro sırasında; … ili, … ilçesi, … Mahallesi çalışma alanında bulunan 205 ada 18 parsel 24.400 metrekare, 205 ada 22 parsel 39.900 metrekare, 197 ada 18 parsel 19.027 metrekare, 162 ada 1 parsel ise 4026 metrekare yüzölçümü ile Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilirek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmiştir.

2. Davacı … tarafından davalılar Hazine ve … aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada; dava dilekçesinde sınırları belirtilen yakklaşık 15 dönümlük taşınmazın köyün ortak malı yada evveliyatının orman olmadığını, müvekkilinin söz konusu taşınmazı 1970 yılından beri malik sıfatıyla nizasız ve fasılsız bir şekilde tarıma elverişli hale getirerek kullandığını ileri sürerek 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 713/1 inci maddesi kapsamında davacı adına tapuya tescilini istemiştir.

3. Dava konusu parseller hakkında 17.02.2014 tarihinde kadastro tespit tutanağı düzenlenmesi nedeni ile Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verilerek 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 27 nci maddesi uyarınca dosya … Kadastro Mahkemesi’ne aktarılmıştır.

4. Yargılama devam ederken Müdahil … vekili, dava konusu taşınmazın 10 yılı aşkın bir süredir müvekkili tarafından kullanılmakta olduğunu, davacının davasının reddine taşınmazı müvekkilinin kullandığının tespitine karar verilmesini istemiş, müdahil vekili Avukat … parsel numarasında yanlışlık olması nedeni ile 03.06.2015 tarihinde açmış oldukları davadan feragat ettiklerini bildirmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur.

2. Davalı … Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde, davacının davasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur.

3. … vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 02.09.2015 tarihli ve 2014/19 Esas, 2015/100 Karar sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulüne, dava konusu 10.167,07 m² büyüklüğündeki 2041 parselin davacı … adına tarla vasfıyla tapuya kayıt ve tesciline, 2040 parsel yönünden açılan davanın reddine; taşınmazın taşlık ve kayalık vasfıyla Hazine adına tesciline, asli müdahil …’in açmış olduğu davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı … vekili ve davalı Hazine tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan). 16. Hukuk Dairesinin 25.12.2017 tarihli ve 2015/18243 Esas, 2017/9328 Karar sayılı kararıyla; “Doğru sonuca varılabilmesi için çekişmeli taşınmazların bulunduğu alana ilişkin imar planının bir örneği dosya arasına konulmalı, çekişmeli taşınmazın imar planının onay tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait, üç ayrı döneme ilişkin en az üç hava fotoğrafı Harita Genel Komutanlığından getirtilmeli, komşu taşınmazların dayanak kayıtları getirtilmeli, dosya bu şekilde ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek 3 kişilik mahalli bilirkişi kurulu, taraf tanıkları, fen elemanı, harita mühendisi (fotogrametri uzmanı) ve ziraat mühendisinden oluşturulacak bilirkişi heyeti huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden intikal ettiği ve ne şekilde kullanıldığı, taşınmazın imar-ihya edilip edilmediği, edilmiş ise buna ilişkin çalışmaların hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği, ekonomik amaca uygun zilyetlik varsa ne zamandan beri sürdürüldüğü komşu taşınmazların dayanak kayıtlarının çekişmeli taşınmaz yönünü ne okuduğu hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalıdır. Ziraat bilirkişisinin çekişmeli taşınmazın toprak yapısı ile komşu taşınmazların toprak yapısı mukayese edilmek suretiyle taşınmazın toprak yapısı ve niteliğini belirtir ayrıntılı ve gerekçeli rapor hazırlaması temin edilmelidir. Raporda, taşınmazın imar-ihya işleminin tamamlanıp tamamlanmadığı, tamamlandığı tarihten imar planı onay tarihine kadar ne kadar süre geçtiği hususlarına yer verilmesi, rapor ekinde taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş komşu taşınmazlar ile arasındaki sınırları gösterecek şekilde fotoğrafların eklenmesi istenmelidir. Beyanların ve raporun denetlenebilmesi yönünden imar planının onay tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait, üç ayrı döneme ilişkin en az üç hava fotoğrafı üzerinde bu konuda uzman harita mühendisi (fotogrametri uzmanı) bilirkişiden stereoskopik inceleme yapılmak suretiyle aynı hususlara ilişkin (taşınmaz üzerinde imar-ihyanın tamamlanıp tamamlanmadığı, tamamlandığı tarihten imar planının onay tarihine kadar 20 yıllık süre ile taşınmaz üzerinde ekonomik amaca uygun şekilde zilyetlik sürdürülüp sürdürülmediğini tespite yönelik) rapor hazırlaması istenmelidir. Bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir” gerekçesi ile hüküm bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 1956 yılında genel arazi kadastrosu yapılarak çekişmeli taşınmazların taşlık ve kayalık olduğundan tapulama dışı bırakıldığı, yapılan keşifte alınan beyanlara göre dava konusu taşınmazın 50-60 yıldır davacı tarafından tarımsal amaçlı olarak ekonomik amaca uygun şekilde kullanıldığı, bozma ilamı doğrultusunda yapılan inceleme ve keşif ile hava fotoğrafları üzerinde yapılan inceleme de imar ve ihyanın ne zaman yapıldığını açıklar fen heyet raporu ile taşınmazın toprak yapısının komşu parsellerle mukayese eder şekilde inceleyen ve tarımsal faaliyetin olduğunu belirtir ekonomik amaca uygun kullanım olduğu, imar ve ihyanın tamamlandığı tarih ile imar ve ihyanın tamamlandığı tarihten imar planı tarihine kadar zilyetlik ve kullanım olup olmadığını açıklar ziraat bilirkişi raporlarına göre 2041 parselin 1975-1984 tarihleri arasında imar-ihya işleminin tamamlandığı, imar ihyanın tamamlandığı tarihten imar planı onay tarihi olan 2008 yılına kadar 20 yıllık süre ile taşınmaz üzerinde ekonomik amaca uygun şekilde davacı tarafından zilyetlik sürdürüldüğü, Kadastro Kanunu’nun madde 14 ve 17 bağlamında 10.167,07 m² yüzölçümlü 2041 parsel yönünden davacı yararına kazanma koşulları gerçekleştiği gerekçesi ile iş bu taşınmazın davacı adına tapuya tesciline; 6.021,22 m² yüzölçümlü 2040 parselin taşlık ve kayalık vasfında olduğu, imar ve ihya edilmediği, tarımsal amaçlı olarak kullanımın pek bulunmadığı gerekçesi ile bu parsele yönelik davanın reddi ile taşınmazın taşlık ve kayalık vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline; bozma öncesi asli müdahil sıfatıyla yargılamaya müdahil olan … yönünden ise önceki hüküm kesinleştiğinden bu davacının davası hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili, eksik inceleme ve araştırma ile delillerin takdirinde hataya düşüldüğünü, kadastro çalışmalarında taşlık ve çalılık olarak tespit harici bırakılan yerin, zilyetlikle edinilebilmesi için taşınmazın imar ihya edilmesi ve en az 20 yıl süre ile tasarruf edilmesi gerektiğini, 3402 sayılı Kanun’un 17 nci maddesi gereği il, ilçe ve kasabaların imar planı içerisinde kalan alanlarda imar ihya yolu ile taşınmaz edinilemeyeceğini, davacı yararına zilyetlikle edinme koşullarının oluşmadığını açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Genel mahkemeden aktarılan kadastro tespitine itiraz davasında, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşınmaz üzerinde davacı/davalı gerçek kişiler lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kanun’un 5, 13, 14, 17, 26, 27 ve 30/2 nci maddeleri,

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,16.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.