YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4866
KARAR NO : 2021/10711
KARAR TARİHİ : 01.11.2021
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : Elazığ Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında Elazığ Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Elazığ İli Merkez İlçesinde 3402 sayılı Yasa’nın 22/a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, Körpe Köyü çalışma alanında bulunan davalı … adına kayıtlı eski 1534 parsel sayılı 5.000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 121 ada 81 parsel numarasıyla ve 5.109 m2 yüzölçümlü olarak; davalı … adına kayıtlı eski … parsel sayılı 9.900 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, … ada … parsel numarasıyla ve … m2 yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
Davacı Hazine, adına kayıtlı bulunan eski Elazığ İli Merkez Körpe Köyü … parsel sayılı … m2 yüzölçümündeki taşınmazın, … ada … parsel numarasıyla ve … m2 yüzölçümlü olarak tespit gördüğünü, taşınmazının yüzölçümünün küçüldüğünü öne sürerek eski hale getirilmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine, çekişmeli taşınmazların uygulama tespiti gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hükme karşı davacı Hazine tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddi ile Elazığ Kadastro Mahkemesinin 2015/122 Esas, 2017/5 Karar sayılı hükmünün HMK’nin …/(1)-b.2 maddesi gereğince; davanın reddi ile davaya konu Elazığ İli Merkez Körpe köyünde bulunan (eski … parsel) … ada … parsel sayılı taşınmaz ile aynı köyde bulunan (eski 1540 parsel) 121 ada 80 parsel ve (eski 1534 parsel) … ada … parsel sayılı taşınmazların uygulama kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline, şeklinde düzeltilmesine karar verilmiş ve iş bu karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, istinaf istemiyle önüne gelen dosya ve karar bir bütün olarak değerlendirilerek, HMK’nin 353/(1)-b maddesinde yer alan “b) Aşağıdaki durumlarda davanın esasıyla ilgili olarak; 1) İncelenen mahkeme kararının usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığı takdirde başvurunun esastan reddine, 2) Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, 3) Yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra yeniden esas hakkında, duruşma yapılmadan karar verilir” düzenlemesi uyarınca, davanın hangi kısmı ile ilgili olursa olsun, istinaf isteminin kısmen kabulüne karar verilerek yeniden hüküm kurulması gereken hallerde, İlk Derece Mahkemesi kararının tamamen kaldırılması ve hükmün tamamen yeniden kurulması gerekir. Aksi halde, aynı dosyada infazı kabil birden fazla kararın ortaya çıkması tehlikesi söz konusu olabileceği gibi, HMK’ nin 297. ile 359. maddelerine aykırı olarak infazda tereddüde de sebebiyet verilebilecektir. Keza, İlk Derece Mahkemesi kararı hakkında kısmen esastan red, kısmen kabul kararı verilip, sadece kabul olunan kısım yönünden kararın kaldırıldığı hallerde, böyle bir kararın bozulması durumunda bozma sonrası davaya bakacak mahkeme konusunda da belirsizlik ortaya çıkabilecektir.
Somut olayda; Bölge Adliye Mahkemesince, HMK’nin 353/(l)-b.l ve aynı Kanun’un 353/(1)-b.2 maddelerine dayanılarak istinaf başvurusu kabul edilerek, Elazığ Kadastro Mahkemesi’ nin 18.01.2017 tarih ve 2015/122 Esas, 2017/5 Karar sayılı ilamının HMK’nin 353/(1)-b.2 maddesi gereğince ortadan kaldırılmasına karar verilip yeniden hüküm kurulması gerekirken, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildikten sonra, ilk derece mahkemesi kararının düzeltilmesine hükmedilmesi doğru olmadığından, hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nin 371. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına dosyanın Bölge Mahkemesine, karardan bir suretin de İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 01.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.